“Korkarım ki yaşam denen güçlükler yığını başa çıkılmayacak kadar geniş” dedi Wylie “Üstesinden gelinen her güçlük, yerini bir başkasına bırakıyor. İnsan gereksinmeleri kısır bir döngü oluşturuyor. Biri tatmin edilir edilmez, öteki çıkıyor karşınıza.”
Facebook gelişiminin birinci aşaması, insanları birbirleri ile tanıştırma, sıcak sosyal ilişkiler kurma gibiyken ikinci aşama toplanan kişisel bilgileri ticari yoldan değerlendirme yönündedir. Ama bununla da sınırlı kalınmaz, toplanan bu verilerin başka amaçlarla da kullanılması gündeme girer ve 2018 yılında Mark Efendi kariyerinin en büyük felaketini yaşar. Donald Trump'ı destekleyen milyarder Robert Mercer'in bir seçmen analizi projesi vardır; sahip olduğu Cambridge Analytica şirketi, hangi seçmen yapısının seçimlere en fazla etki ettiğini araştırır. Ve tabii ki bu amaç uğrunda Facebook kişisel veri bankası eşi bulunmaz bir hazinedir çünkü 87 milyon Amerikalının profili kayıt altındadır. Firmanın eski çalışanı Christopher Wylie'nin itiraf ettiği gibi, bu veriler sayesinde seçmenlere özel modeller üretilir ve psikolojik profil ellerinde olduğu için, mesela var olan kaygılar istismar edilir. Yani seçmenler daha da korkutularak karar değişikliği sağlanır, Artık sadece demografik veriler değil, kişilik özellikleri de kullanılır hâle gelir. USA Federal Trade Commission (FTC) (ABD Federal Ticaret Komisyonu) devreye girer ve yapılan araştırmalarda daha vahim sonuçlar çıkar; android sistemle çalışan cep telefonlari da dinlenmiştir. 2019 yılında FTC, soruşturmasıne sonlandırır ve Facebook, 5 milyar dolar para cezasına çarptırılır; bu, dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş en yüksek cezadır. Miktar bize yüksek gelebilir ama 2018'de şirketin net kârı 22 milyar dolar ile kıyaslandığında fazla bir sey ifade etmez. Ayrıca herhâlde bu işler bedava da olmaz! Mark Efendi'nin bu hazineyi paylaşmaktan bir kârı olduğu varsayımı göz önüne alınırsa ödediği ceza miktarı daha da önemsizleşir.
Sayfa 123·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
"Tek bir karşılaşma ve tek bir ayrılık vardır" dedi Wylie. "Aşk edimi. Bir şiirdir bu."
Alıntı
Yasak Aşkı Doughty-Wylie
Gertrude ve Dick savaşın en şiddeti yılında İngiliz donanmasının Çanakkale’yi kuşattığı ve çıkarma yaptığı zamanlarda da yazışmalarını kesmediler. Doughty-Wylie ülkede görev yaptığı sürece Türkleri dost olarak görmüştü. Kara çıkarmalarının devam ettiği 25 Nisan 1915 günü Türklere olan saygısını göstermek için eline silah dahi almamıştı. Ertesi gün 26 Nisan’da meydana gelen çatışmalarda Türk askerlerinin açtığı ateşle hayatını kaybetmişti.
Sayfa 157
Bu görüşün sağladığı üstünlük şu, işler düzelecek beklentisi ortadan kalksa, kötüye gider korkusu da siliniyor" dedi Wylie. "Her şey neyse öyle kalıyor."
Sayfa 48·Kitabı okudu
Edebiyat
Dünyaları verirdi Gerty derdinin ne olduğunu öğrenmek için. Öylesine kararlı, sessizce bakıyordu ki ve onun topu tekmelediğini de görmüştü ve eğer belki de topa usturuplu bir şekilde ayağının burnunu aşağıya çevirip de vurduysa ayakkabılarının parlak çelikten tokalarını da görebilmiş olabilirdi. İçinden gelen bir sesin belki de Reggy Wylie sokağa çıkmıştır diye (ama çok uzakta kalmıştı artık bu düşünce) transparan çoraplarını giymesini söylediğine memnundu. İşte şu anda hep hayalini kurduğu birşey oluyordu. O beyefendiydi önemli olan ve kızın yüzü saadet doluydu çünkü istiyordu onu çünkü içgüdüleri ona o beyefendinin başka hiç kimseye benzemediğini söylüyordu. O gençkızkadının gönlü o beyefendiye kapılıp gidiyordu, rüyalarının erkeğine, daha ilk görüşte onun o olduğunu anlamıştı çünkü. Kendi işlediği günahlardan ziyade ona karşı işlenen günahlar yüzünden ızdırap çekmişmiş o beyefendi, ya da hatta, hatta, bizzat kendisi bir günahkarmış, kötü bir adammış, umurunda değildi. Hatta protestan ya da metodist bile olsa, eğer kızı gerçekten seviyorsa, kız onu kolayca doğru yola döndürürdü. Bazı yaralar sevginin merhemiyle iyileştirilmeyi beklerlerdi. O pek kadınsı bir kadındı, o beyefendinin bildiği bisiklete binip olmayan şeylerini gösteren havai, hiç de feminen olmayan kızlardan değildi ve eğer onu kendisine aşık etmeyi başarabilirse herşeyi öğrenmek ve herşeyi affetmek, ona geçmişin hatıralarını unutturmak için dayanılmaz bir özlem duyuyordu. Sonra, kimbilir, beye
Reklam
Reklam