Biz İnsanlar
8/10
·400 syf.··
2026 27. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:34
Peyami Safa en sevdiğim Türk yazarlardan biridir. Eserlerinden okumak istediğim Biz İnsanlar'ı bitirmiş bulunmaktayım. Romandaki başkahramanımız Orhan'dır. Orhan öğretmendir. Materyalizm ve idealizm arasında karmaşa içerisindedir. Diğer önemli karakterler Necati, Vedia, Samiye, Rüştü, Bahri'dir. Orhan ile Vedia kaderin bir cilvesiyle tanışmışlar, Orhan ona farklı gelen bu yalının içerisine girmesiyle dünyası da değişmiştir. Eserde; Doğu - Batı karşılaştırması, idealizm, materyalizm bahisleri, kararsızlık, aşk, evlilik üzerine düşünceler öne çıkmaktadır. Safa'nın üslubu, dili, ruh tahlilleri o kadar akıcı ve okuru içine çekiyor ki kitap su gibi akıp gidiyor. Sevdim, tavsiye ediyorum.
Alıntı
Biz İnsanlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20233,741 okunma
Puan vermedi·320 syf.·
2026 423. kitabı
Şimdi yaşadığım için Dünü değiştiremeyeceğim, yarını bilemediğim için Sevebileceğim, özür dileyebileceğim, dur diyebileceğim için Başka bir zaman bilmiyorum. Şimdi .. . Gündüz Vassaf Sabırsızlık, bencillik, sahip olma isteği… Hepsi mutsuzluğa reçete. Çağdaş uygarlığımızın uyurgezerliğinde debeleniyoruz. S:40 Bir şey bulmak için değil, Yolumuzu yaşamak için beraberiz. Umarım kayboluruz. Kaybolurken birbirimizin elinden tutarak, birbirimizi sansürlemeden sorgulayacağız. Bilirkişi bizleriz; hepimiz, tek tek. Kendimi ne yarına saklayabilir, Ne de dünden koruyabilirim. Her dilde, Herkesle, Şimdi.. Gündüz Vassaf Türk yazar ve psikologdur. 1990'lardan itibaren yayımladığı, tarihe farklı bir bakış açısıyla yaklaştığı deneme kitapları ile tanınmıştır., keyifle okudundu Günlük Yaşam Felsefesi
Felsefe-Düşünce Edebiyat Deneme-İnceleme
Günlük Yaşam FelsefesiGündüz Vassaf · Tuhaf Yayınları · 202638 okunma
Reklam
Bence
9/10
·331 syf.··
2026 20. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 18:40
Kitaba dair bilmeniz gereken ilk şeylerden biri Saramago’nun yazım tarzı. Yazar neredeyse hiç noktalama işareti kullanmamış nokta ve virgül dışında . Diyaloglar için konuşma çizgileri veya tırnak işaretleri yok; konuşmalar uzun paragrafların içine yedirilmiş. Ayrıca karakterlerin hiçbirinin adı yok. Doktor, Doktorun Karısı, İlk Kör Olan Adam gibi sıfatlarla anılıyor. İlk birkaç sayfada bu yoğun yazım tarzına alışmakta zorlandım, ancak ritmi yakaladığım an kitap beni aldı götürdü. Körlük, sizi derinden sarsacak, bittikten sonra bile uzun süre etkisinden çıkamayacağınızı ve dünyaya, insanlara çok daha farklı gözlerle bakmanızı sağlayacak bir kitap. Kitap, modern insanın kurduğu düzenin, yasaların ve ahlakın ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Gündelik hayattaki konforumuz ve kurallarımız ortadan kalktığında, insanın hayatta kalma içgüdüsüyle nasıl vahşileşebileceğini gözler önüne seriyor. Yazar, fiziksel körlük üzerinden aslında toplumun derinlerindeki "bencillik", "duyarsızlık" ve "görmezden gelme" gibi ahlaki körlükleri eleştiriyor. Biz gerçekten görüyor muyuz, yoksa etrafımızdaki adaletsizliklere karşı zaten kör müyüz? Her şeyin çöktüğü bir ortamda bile insan kalmayı başarabilmenin, sevginin ve dayanışmanın değerini sorgulatıyor. Körlük José Saramago
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
"Tenlerin ayrılığı, canlara ayrılık getirmez."
10/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
157 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:28
Bayram Ali Öztürk... Hayatını Allah ve Resulü'nün (s.a.v.) yoluna adamış bir Allah kulu. Kendisini Allah'ın yoluna kurban etmiş mübarek bir hoca. Gelin size de hayatını kısaca anlatayım. Bayram hoca, Sakarya Karasu'nun Konacık köyünde doğmuştur. Henüz 5 aylık iken babasını kaybeder. İki yıl sonra tekrar evlenip evden ayrılan annesi de onu bırakınca 2-3 yaşından itibaren halası ve babaannesi'nin himayesi altına girmiştir. 12-13 yaşına basınca şehirde okumak için amcasının yanına yerleşir. Evlenene kadar amcasıyla kalan Bayram hoca, yüreğinde ki yetimlik duygusunu her daim taşır. Bu yüzden sakin bir mizaca sahiptir. Başı bükük, kendi hâlinde, suskun... Okuduğu için hep ders çalışırmış. Kendisine "Kütüphane mi olacaksın" derlermiş. Gerçekten de dedikleri gibi oldu hocamız... Evlenip askerliğini yapan Bayram hoca, üniversiteyi bitirmeye yakın Mahmut Ustaosmanoğlu'na (k.s.) danışarak bundan sonra nasıl bir yol izlemesi gerektiğini sorar ve böylece İstanbul'a gelir. Bir süre imamlık yaparak, sonrasında ise kadrolu olarak göreve başlar. Çektiği yokluk bir yana, marul-ekmek yiyerek hafızlığını tamamlar. Emekli olana kadar da camii görevine devam eder. İlköğretimden itibaren okuduğu kitapları biriktirir. Okuma, ilim, kitap aşkı ile 20.000 ciltlik bir kütüphanesi vardır. Bu kütüphane ile hoca ve öğrencilerin müracaat kaynağı olmuştur. Kendisine "Kürsüde kükreyen, sokakta kedi gibi olan" lakabı takılmıştır. Canım hocam... Verdiği sohbetler içime işledi okurken. İnsanlara karşı koruduğu mizacı ise çok başka... O ise bu cümlenin ezikliğini hep hissetmiştir. Kitapta ise hocamızın hayatı, notları (bu kısımda çok güzel bilgiler vardı), sevdiği şiirler, beyitler, onu tanıyanların gözünde ki yeri ,albüm (şehadet elbiselerinin resmi de dahil) bölüm bölüm aktarılır. Sağolsunlar,
İnceleme
Şehid Bayram Ali Öztürk Hoca 1 (Hayatı ve Hatıraları)Bayram Ali Öztürk · Kubbe Yayınevi · 201892 okunma
Puan vermedi·259 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 10:42
Bazı kitapların adı insanı daha ilk anda yakalıyor. Kanını Satan Adam da benim için tam olarak öyleydi. Üstelik kapağındaki serum borusu detayı kitabın ruhuna o kadar yakışmış ki uzun süre sadece kapağına bakıp düşündüm. Yu Hua, bu kitapta bize Xu Sanguan’ın hayatını anlatıyor. Geçim sıkıntısı, aile yükü, yoksulluk ve hayatta kalma çabası arasında defalarca kanını satmak zorunda kalan bir adamın hikâyesi bu. Ama kitap yalnızca yoksulluğu anlatmıyor; aynı zamanda bir adamın yıllar içinde değişmesini, baba olmasını, kırılmasını ve büyümesini de izliyoruz. Bu yüzden kitapta en sevdiğim şeylerden biri, güçlü bir bildungsroman hissi taşıması oldu. Kitaptaki en sevdiğim detaylardan biri ise her kan satışından sonra kızarmış domuz ciğeri yiyip sarı pirinç likörü içmeleri oldu. Özellikle masaya vurarak sipariş verdikleri sahneler nedense bana çok gerçek, sıcak ve unutulmaz geldi. Kitabın en ağır anlarının arasında bile böyle küçük ritüellerin olması hikâyeyi daha da etkileyici yapıyordu. Ama en çok etkilendiğim bölüm kesinlikle Yile hastalandığında Xu Sanguan’ın şehir şehir dolaşıp tekrar tekrar kan verdiği kısımdı. O sayfaları gerçekten korkuyla çevirdim. İçimden sürekli “Tamam artık, daha fazla kan verme.” deyip durdum. Bir insanın çaresizliği bu kadar sade ama bu kadar güçlü anlatılabilir sanırım. Kanını Satan Adam, beni hem duygusal olarak yordu hem de karakterlerine inanılmaz yakın hissettirdi. Şimdiden “Tuhaf İsimli Kitaplar” koleksiyonumun en sevdiğim parçalarından biri oldu. Yu Hua Kanını Satan Adam
Kanını Satan AdamYu Hua · Jaguar Kitap · 20184,402 okunma
Ah Nefes
Puan vermedi·312 syf.··
2026 30. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:47
"Bazen en yakınındaki de bir yabancıdır." Kitapta sevdiğim alıntılardan biriyle girizgah yapmak istedim. Yazarımız #y:168335i sosyal medya üzerinden takip ediyordum, konuşmaları, cümleleri... Beni kitabını okumaya itti. İyi ki de öyle oldu. Psikoloji ve Roman, ikisi iç içe geçen kitaplar farklı bir tat bırakıyor. Kitabımızın ana karakteri 'Nefes' Baba tarafının kadınlarından yine sadece kadınlarına geçen bir özelliğe sahip, empatlık. Nefes bir duygu okuyucu. Tanımadığı insanların bile duygularını etiyle kemiğiyle bütün bedeninde hissedebiliyor. Dünyanın yükünü hafifletmek için seçilmiş olanlardan biri Nefes. Ve hayatının en zor sınavı Kenan... Aşk karşısına çıktığında her şey geri dönülemez bir hâl aldı... Ve Nefes... Sonunu, belki de tekâmülünü kendi elleriyle yazdı... Sonunu bilerek okudum bu kitabı, ama hani olurda, bir ümit bir şeyler değişir diye umdum... Ama hayatta her şey, her zaman umduğunuz gibi olmaz, kitabımızda da o gerçeklik vardı, umulduğu gibi olmadı her şey... Nefes'le beraber ben de yarım kaldım... Bir karanfilde ben bıraktım toprağına... Ve "Daha yaşanacak güzel günler vardı" isimli bir yumru oturdu boğazıma...
NefesŞehval Görmez · Destek Yayınları · 2025205 okunma
Reklam
Reklam