Primo Türk Çocuğu yazarın 1911-1914 yılları arasındaki öykülerinden oluşuyor. Kimileri Aşk temasıyla ilgili iken kimileri yazarın otobiyografik özelliklerini taşıyor. Son kalan dört öykü ise bol bol Türkçülük akımının bulunduğu milliyetçi öyküler.
Özellikle bomba öyküsünü çok beğendiğimi söylemek istiyorum. Gerçekten o çok etkileyici bir öyküydü. Primo Türk çocuğu ise buram buram Türkçülüğün hissedildiği bir öyküydü. Selanik'te mühendis Kenan'ın İtalyan bir kadınla evlenmesinden sonra bir çocukları oluyor. Savaşın patlak vermesi ile Kenan karısından soğuyor ve Türk olmasını istiyor. Karısı bunu reddediyor, ayrılıyorlar. Oğulları ise hiç Türkçe bilmemesine rağmen Türk'ün kanını taşıyor. Ve annesini reddedip babasıyla kalmak istiyor. Türklüğünden gurur duyuyor. Bu öyküde dönemin subaylarına, devlet adamlarına bol bol eleştiriler mevcuttu. Yazar biraz da böyle bir öykü yazmak için zorlamış kalemini sanki..
Yazarın Bahar ve kelebekler kitabına nazaran bu kitabını daha çok sevdim. Diğer kitap ilk öyküleri olduğu için o acemiliği hissettirdi. Bu ise gayet güzeldi. Öneriyorum keyifli okumalar.
Herkese selam. Bugün Wildcard hakkında yazacağım.
Açıkçası beni ne beklediğinden haberdar değildim. O kadar şaşırdım ki olaylar karşısında anlatamam, yediğim ters köşelerin haddi hesabı yok! Marie
Con Sinov dan Atatürk kitabıyla geldim bugün. Yazarın diger kitabında oldugu gibi ,bu kitabı okurken de sanki o zamana ışınlanıp Atamla yanyana geldim.
Şermin Yaşar kalemiyle ilk altı harfli tatlı kitabıyla tanıştım. O kitabı da çok güzeldi ama bunun ayrı bir tadı var. Karakterlere hayatlarına yaptıklarına ve yapamadıklarına her ihtimale içim buruk baktım. Karakterleri çok güzel işlemişti herkes kendi bakışında kendi hayatında pek çok haklılıkları vardı. Beni bir çok nokta da düşündürdü uzaklara baktırdı. Gerçekten tanıdığımız kişileri ne kadar tanıdığımızı hayatlarında neler düşündüğünü fakat anlatmadıklarını sorgulayıp durdum. Karakterleri her ne olursa olsun yine de çok sevdim bir bağ kurdum kendimce .
Jean-Christophe Grangé denince aklıma her zaman karanlık, rahatsız edici ve sürükleyici romanları geliyor. Yazarı çok seven ve tüm kitaplarını okumuş biri olarak