Dış Dayatmayı Devlet Aklı Diye Satıyorlar Ulusun iradesini tek yetki ile çalanlar, ulusun üretim ve hizmet araçlarını, doğal kaynaklarını talan ederek elde ettikleri gücün üzerine toplumun bilgisi olmadan devlet aklı büyüyor, siz bunun yanında değil misiniz adı altında bir zokayı dış akıl olduğunu gizleyerek satmak istiyorlar. 1960 da başlayan askeri ve sivil darbeler de devlet aklı kime aitti? 15 Temmuz sonrası tek yetki ile devlet aklı kime hizmet etti? Türk ulusunun yararına ise bu yaşam pahalılığı soygunu neden devam ediyor. Yabancı ve yerli işbirlikçi kodaman sermaye cebini dolduruyor halk soyuluyor. 1923'den bugüne Anadolu üzerinde ki planlarımıza engel oluyorlar diyenler siz Osmanlı millet sistemi gibi federasyon ile bölünün diyor bunu İbrahim anlaşmasının bir zemini olarak müesses mizan dönen haçlı batı sömürüsü yararına bir aklı tüm bölücü siyaset olarak bir araya gelerek ulusu çaresiz bırakma oyunu oynuyorlar. Son söz şudur; Kendi kendimizi aldatmazsak, bizi kimse aldatamaz. Tek yetkiyi tek yetki ile değiştirmek isteyen ve şiddeti savunarak öfkeye sarılan zarar ile oturur. Cemaat terör örgütünün elemanlarını CHP içine yerleştirdiğim için için helalleşme istiyorum diyen kayyum mevcut tek ile birlikte dış akıl tarafından yönetiliyor. Ekonomisi kodaman besleme sermaye tarafından soyulan bir ülke güçlü olamaz. Yönetim kolektif akla devretmek ve kamulaştırma devrimi ekonomisi ile güçlü olabiliriz. Önder Karaçay
Hayata Dair
Barbar Batının İbrahim Anlaşması Israrı Sebebi Nedir? Acı Gerçekleri Yazarak Yüzleşme Zamanı Geldi Mevcut tek yetki gibi tehdit ederek taviz alınabilecek bir başka birisini sonsuza kadar bulmak
Hayata Dair
Gariban Mehmet Askere Diğerleri Paraya
Çünkü Tanzimattan sonra Hıristiyanlar, şehirlerde sanayi ve ticareti ellerinde toplamışlardı. Sermaye ve ticaret muamelelerinde yabancı aracıların «kompradorun» işbirlikçileri olarak her yerde zenginleşmişlerdi. Askere alınmadıkları için, istikrarlı bir gelişme sağlayabilmişlerdi. Hıristiyanlara din bakımından müdahale yoktu. İdarede istedikleri kadar iş alabilirlerdi. Şehir ve kasabalarda en iyi yerler ve mahalleler Hıristiyanlarındı. Tefeciliğe onlar hâkimdi. Hıristiyan din adamları ve reisleri vilâyetlerde ve merkezde, en itibarlı kişilerdi. Fazla olarak Tanzimattan beri, dış devletlerden koruyucular da bulmuşlardı. Ortodokslar Rusya’nın, Katolikler Fransa’nın koruyucu kanatları altındaydılar. Hatta Türk olmayan Müslüman unsurlar bile, Türklere bakarak imtiyazlı mevkideydiler. Onlar da asker vermezlerdi denilebilir.
Sayfa 287·Kitabı okudu
İşçi-köylü ittifakını ve işçi sınıfının öncülüğünü kabul eden (Behice) Boran, milli burjuvazi konusunu henüz netleşmemiş, araştırılması gereken bir sorun olarak görüyordu zira yerli sermaye yabancı sermayeye direnmekten çok onunla işbirliği ilişkisi içine girmekteydi.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Siyaset
CHP 20. Kurultayından Ecevit ve ortanın solu grubu zaferle çıkar:
Türkiye’de yapılması gereken asıl devrim, gerçek devrim, altyapı devrimidir. Yani üretim ilişkilerini yeniden düzenleyen ve ekonomik gücü aracının, tefecinin, büyük toprak sahibinin, yabancı sermaye işbirlikçisinin elinden alıp, köylünün, işçinin, sanatkârın eline veren devrimdir. Toprağı işleyene, suyu kullanana veren devrimdir. Ülkemizde şimdiye kadar –bir ölçüde çalışma düzeni dışında– böyle bir devrim yapılmadığı için, halkın böyle bir devrime karşı olduğu iddiası yanlıştır, temelsizdir. Türk halkı, köylüsüyle, işçisiyle esnaf ve sanatkârıyla böyle bir devrimin beklentisi içindedir. Bugünkü bozuk düzenin adil ve hızlı bir kalkınmaya, sosyal adalet ve güvenliğe yönelmiş altyapı devrimleriyle değiştirilmesini isteyen herkes dinsel inançları ne olursa olsun ilerici, yani solcu; bozuk düzeni sürdürmek isteyenler ise, üstyapı değişiklikleri karşısındaki tutumları ne olursa olsun gerici, yani sağcıdırlar.
Alıntı
Osmanlı topraklarında faaliyet gösteren ilk ticaret odaları, esasen yabancı devletlerin ekonomik çıkarlarını temsil eden kurumlardı.