rahşende

rahşende
@yabancikarga
My dear and lovely dairy; my life has become big bull shit. Mavera; görülen evrenin ötesi, öteki evren Rahşende; parıldayan, parıldayıcı Satırların mezarlığına hoşgeldin.
IICU Registred Nurse Ankara Etlik ŞH
Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü İç Hastalıkları Hemşireliği MsC.
166 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Kuyruk/ Kapı
Puan vermedi·232 syf.··
2023 3. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2023 00:00
Tam bir Ortadoğu distopyası. Bitmeyen diploması, uzadıkça uzayan 'kuyruk'lar, önünde beklenen 'kapı'lar. Kuzey'in imgesel vurgulanışı, yasaklı bölge, saklanan, kaybolan belgeler, sömürülen, yönetim lehine kullanılan bir din, adi bir yozlaşım, sürekli bir kargaşa, kavga, isyan hâli. Ortadoğu'nun çilesi, sayfa sayfa gözümüzün önüne serilmiş resmen, çok iyi betimlemeleri, olay kurgusu yok ancak ana metni ve alt mesajları, çekilen acılar, sancılar, beklemenin belirsizliğin mide bulantısını güzel vermiş yazar. Açıkçası sonu bana biraz muğlâk ve acaba devam kitabı mı var dedirtti ancak, burada da ortadoğu belirsizliği ve boşluğunu hissettirmek için kitabı birden bitirmiş diye düşündüm. Son 10 sayfada bir şeyleri hem alelacele toplamaya çalışmış hem de yeni olaylar vermiş, bir paragrafta kafaları allak bullak etmiş, anlayamadım açıkçası sonunda ne oldu, sanırım yazmaktan sıkılmış yazar. Fakat denediği şey, denemeye cesaret ettiği şey hakikaten çok güzel olmuş, George Orwell gibi, Franz Kafka gibi bu alanda usta kalemlerin sürekli yazdığı batı distopyalarının arasında, onların yazdığı distopyaları yaşayanların yazdığı bir distopya olarak hakikaten cesaret isteyen de bir iş olmuş bence. Değişik bir coğrafyada geçen distopya okumak isteyen olursa beğeneceğini düşünüyorum. Kuyruk Basma Abdel Aziz
1K
KuyrukBasma Abdel Aziz · Doğan Kitap · 201776 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
her şeye dair edebiyatının usta yazarı
Puan vermedi·140 syf.··
2022 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2022 00:00
'İnsan soyu hikaye anlatmadan ve dinlemeden yaşayamaz. Mağara devrinde beri buna ihtiyaç duyarız.' Zülfü Livaneli'nin en yeni kitaplarından birisi değildir sanırım bu kitap. Kitabın ne anlattığından önce canımı en çok yakan bir konuya değinmek istiyorum. Yahû neden Zülfü Livaneli kitapları bu kadar pahalı? Ülkede zaten her şey pahalı, kitaplar gittikçe zamlanıyor, ama bundan önce de Livaneli kitapları çok pahalıydı. 134 sayfa bir kitabın 45 tl olması reva mıdır gerçekten? Livaneli bu kitabında, diğer kitaplarında da olduğu gibi, hakikatli olarak Türkiye'nin ve Türkiye'de yaşayan toplumun dahası dünya toplumunu kitabı yazdığı döneme göre birbirine bir zincirin halkaları gibi bağlanmış pek çok konuyu işlemiş, Ege kıyılarındaki çevre katliamı, kaçak göçmen sorunu ve göçmenler üzerinden büyük paraların döndüğü rant çarklarını, balıkçıların yaşadıkları sorunları da içeren arka planda da pek çok meseleye değinmiş. Kitap iyi hoş da, 'Livaneli kitapları neden bu kadar pahalı?'sorusu beynimin içini bir kurt gibi yeyip tüketti. Diyecekseniz ki 'ya arkadaş madem bu kadar pahalı sen nasıl aldın da okudun?'. Cevabım belediye kütüphanesi olacak. Okumak isteyene mani olmayalım, herkese iyi okumalar.
1000Kitap
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,6bin okunma
Anlamlı ve Coşkulu bir Yaşam için Savaşçı
Puan vermedi·418 syf.··
2022 5. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2022 00:00
'Bu kadar şartlı şurtlu bir hayat nasıl oluyor da, bu kadar cıvıl cıvıl mutlulukla dolu ve enerjik, canlı ve hareketli oluyor Doğan Bey?' (syf. 344) 6 Mart... Ankara Ayrancı Pazarı... 1 hafta sonra hayatımda arka arkaya patlak veren krizler silsilesi... Ankaralılar ve antika müdavimleri bilir Ayrancı Pazarını. Giderken oradan bir kitap alacağımı hiç düşünmemiştim. Tezgahların arasında • Elif • ile beraber dolaşırken 'dur şurada kitaplar varmış bakalım azıcık' dedik. Bana kitap almayı epey süre önce yasaklamış olmasına rağmen 'hadi bakalım' dedi. Sonra mucize gibi bir şekilde Savaşçı'yı buldum. Hem de 5 liraydı, hani şu 2 ekmek bile alamadığımız 5 lira var ya ondan. O sırada 1984 'ü okuyordum. Hayatıma bir anda o kadar çok karabulutlar çökmeye başladı ki, 1984'ü kaldıramadı ruhum. 'Savaşçı'yı okuyayım bari' diye başladım, 2 ay gibi epey uzun bir sürede okudum, hani sindire sindire derler ya, her kelimesini adeta içmek ister gibi okudum kitabı, bütün o karabulutlar vardı ya, onlar artık birer kara tahta ve hepsi birer farkındalık ve öğrenme ortamında dönüştü kitabı okuyup bitirdikten sonra. Arif Bey çok büyük bir hevesle başladığı öğretmenlik mesleğine, diğer öğretmenlerin mesleklerine bakış açısı nedeniyle, artık o kadar da büyük bir heves ve istek duymamaktadır. Günümüz tabiriyle o diğer öğretmenlere 'toxic' demek istiyorum ben. 4. Sınıf hemşirelik öğrencisi olarak, hem de çok zorluklarla 4. sınıfa gelmiş ve mezuniyetine neredeyse 2 ay kalmış bir hemşirelik öğrencisi olarak, ben de tıpkı Arif Öğretmen gibi mesleğime yapılan olumsuz yorumlardan, yaşanan onlarca kötü olaydan sonra, aslında hâlâ büyük bir heves ve aşk duyduğum, mesleğime karşı yavaş yavaş isteğimi kaybetmeye başlamıştım Fakat gördüm ki, bunlar onların fikirleri, onların algılayışları; ben onlar gibi
Edebiyat
SavaşçıDoğan Cüceloğlu · Sistem Yayıncılık · 200112,8bin okunma
Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler
Puan vermedi·296 syf.··
2022 1. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2022 00:00
Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler, peki gerçekten insan aklının bilemeyeceği şeyler var mıdır? El-Kudret ism-i celilinin tecellisi olan bu evreni el-Alim ism-i celilli Rahman'ın sadece kendisinin bileceği şeyleri öğrenmek için ne kadar çabalasak boşa mıdır? Bilimi İslam'dan ne zaman ayrı düşünmeye başladık? Her bir zerresini kendi özeni ile yaratan yüce Allah'ı ne zaman yok saymaya başladık bilimin içinden? 17. yüzyıla kadar bilime yön veren İslam dünyası ne zaman 'yobaz' olarak görülmeye başladı? Kendimize sorduk mu bu soruları? Belki de birer Kutup yıldızı gibi yeniden ışık tutacak bu sorular hem bilime hem dine hem de kendi içimizdeki kaosa. Evrimden kaos teorilerine, dil biliminden kenar etkisine pek çok bilimsel konuya hem herkesin anlayabileceği hem de düşününce derinliği bir yamacın kenarında aşağıya bakmak gibi olan bir çok konuya İslamcı bir bakış ile aydınlatmayı denemiş Sinan Bey. Denemiş diyorum çünkü bu konular dünyanın en uzun tünellerinden bile daha karanlık ve bildiklerimiz sadece bir mum ışığının sönük alevi kadar. Dostum Elif'in ' Eminim sen çok seversin, ufkunu genişletecek' dediği bu kitabı tavsiye ettiği için kendine sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Siz de ufkunu açacağınız arkadaşlarınıza tavsiye ediniz. Bu bir geleceğe yatırım tavsiyesidir. Herkese iyi okumalar. Teşekkürün büyüğü, Sinan Bey'in kendisine çünkü cesaret edilememiş bir açı ile sunmuş fikirlerini.
1000Kitap
Kimsenin Bilemeyeceği ŞeylerSinan Canan · Tuti Kitap · 20183,280 okunma
Çalıkuşu
Puan vermedi·544 syf.··
2021 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2021 01:10
Lisede okurlardı bu kitabı, o dönem maddi durumumuz pek parlak değildi. Bu bahar döneminin bitimine yakın arkadaşlarla muhabbet ederken lafı geçti kitabın. Ben okumadım ama okumayı çok istiyorum deyince, annemin de katıldığı bir hengâme ile konu komşudan kitap sormaya başladık, koskoca mahallede hiç kimseden çıkmadı kitap, daha da garibi ise ne BKM'de ne Trendyol'da stokta yok basım. Bunu bulsam bulsam sahaflarda bulurum diye azimle Kızılay'a yola aldım. Uzun araştırmalarım neticesinde de buldum kitabımı. Hani bir solukta derler ya, uzun zamandır böyle içimi kıpır kıpır edecek, sinirden deliye döndürecek, aşktan gözümü kör edecek, eski anıları meydana getirecek bir kitap okumamışım ve okumaya da çok ihityacım varmış. Şimdi beni ve anılarımı okuduysanız kitabın incelemesine şöyle bir bismillah deyip geçelim. Minimini kız çocuğumuz Feride'nin yanılmıyorsam Beyrut'ta Arap cariyesi Fatma ile başlayan ayrılık ve hüzün öyküsünü kıymetli Güzide validesinin vefatı ile devam eder, bir süre Arap çöllerinde Hüseyin yoldaşlığında çocukluğuna devam eder. Feride'nin haylazlıklarından usanan asker babası Feride'yi Hüseyin ile beraber İstanbul'a merhum eşinin kız kardeşlerinin yanına yollar(postalar). Burada bir süre sonra bir Fransız mektebine kaydolan Feride alimallah ordaki Sör'leri de canından bezdirir ki bir an önce okul bitsin diye 4 gözle beklerler. Bu esnada Kâmran ile denkleşen Feride aman teyzesinin nazik oğluna bir zıt gider ki sormayın. Yaş ergenliğe tekâmül edip de etraftan sevgili yâren hikayeleri duyan Çalıkuşu aşağı kalır mı? Kalmaz. O da bir hikaye uydurur ki nereden bilsin gerçek olacak. 13-14 yaşlarında kuzenine olan bu aşkını kankası Müjgan'a söyler. Müjgan ağzında bakla ıslanmayacak cinsten bir sırdaştır tabii. Herkescikler duyuverir Feride kızımızın aşkını,
1000Kitap
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,5bin okunma