Biraz sonra beni en çok düşündüren şey, bazı sahalardaki Yahudi faaliyetinin özelliği oldu. Sonraları bunun sırrını çözmeye başladım. Çünkü, bilhassa sosyal hayatta, herhangi bir pislik, bir rezillik olsun da buna en az bir Yahudi katılmamış olsun, bu mümkün değildi. Bu çeşit bir cerahate neşteri vurur vurmaz, çürümekte olan bir bedendeki kurt gibi, aydınlıktan gözleri kamaşan küçük bir Yahudi çıkardı karşınıza. Yahudilerin faaliyetlerini basında, sanatta, edebiyatta ve tiyatroda gördüğüm zaman, Yahudilik (Siyonizm) dolu olaylar gözümün önünde birikmeye başladı. Artık tatlı sözler ve yeminler pek bir işe yaramıyor, bunların etkisi olmuyordu. Tiyatro ilanlarına bakmak, sinema ve tiyatro için yazılan ve afişlerin reklam ettiği bu korkunç imalatın yazarlarını incelemek, insanın kendisini Yahudilerin amansız bir düşmanı olarak hissetmesi için yeterliydi. Bu oralardaki halkı kirleten eski zamanların kara vebasından daha korkunç bir ahlak vebası idi. Ve ne kadar çok imal edilmiş ve ne kadar çok yayılmıştı bu zehir!