📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ve şimdi, Elric üç yalan söylemişti. İlki kuzeni Yyrkoon'la ilgiliydi. İkincisi Kara Kılıçla ilgili. Üçüncüsü ise Cymoril ile ilgili. Ve bu üç yalanın üzerine Elric'in yazgısı kurulacaktı; çünkü sadece bizi en derinden ilgilendiren konularda, en açıkça ve derin inandıncılıkta yalanlar söyleriz.
eğer insan kendini sürekli yeniden icat edebiliyorsa, utanç ya da acı veren parçalarını kesip atabiliyorsa, bir başkasını gerçekten tanımak nasıl mümkün olabilirdi? İnsanlar yalnızca başkalarıyla temas edene kadar süren bir yanılsamayı mı sürdürüyorlardı? öyleyse insanlar nihayetinde bir yalanlar silsilesinden mi ibaretti?
bu doğruysa, o zaman hangi geçmişi yaşadığımız, hangi sevgiyi paylaştığınız ne fark ederdi? o merdiven artık yoktu; tahtalar yeniden dizilmişti ve tanıdığınızı sandığınız ruh baştan yaratılmış bir kurmacadan ibaretti. belki de bu yüzden, âşık olmaya başladığınız birinin gözlerinin içine bakmak, her uyanık ânınızı birlikte geçirmek, nefes alışını kendi nefesiniz kadar tanıdık bulmak ama yine de onu hiç tanımıyormuş gibi bakakalmak son derece mümkün, hatta yaygın bile sayılabilirdi.
Berbat bir yaşantı bizimki, öyle değil mi? Yeryüzünde insan olarak adlandırdıkları şu küçük üçkâğıtçı olmak ağır ve aşağılayıcı bir durum; kurnaz, açgözlü bir solucan bu, sürünüyor, acele acele çoğalıyor ve yalanlar söyleyerek kellesini kurtarıyor.