Aşk, benim onu hiç dert etmemem ama onun orada benim yüzümden acı çekmesi mânâsına mı geliyordu?
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"En yüce iyi" nihaî hedef olarak erdemdir (virtus), düşünce ve davranışlarımızı doğru bir muhakemeyle şekillendirmemizi gerektirir. İyiyi ve kötüyü doğru bir muhakemeyle, yani aklını ölçüt alarak belirleyen, ahlâki doğruluğa önem veren, ölçüsüz hazları reddetmenin gerçek haz olduğunu bilen ve erdemli yaşayan insan gerçekten mutludur. Bu mutluluk, talihin sunduğu geçici lütuflara sırt çevirdiği ve kaynağını sadece bireyin kendi özüne dönmesinde bulduğu için, sarsılmaz ve değişmez bir niteliktedir. Bu bağlamda, mutlu yaşamak, doğayla uyumlu yaşamaktır. Doğaya aykırı ve erdemlerden uzak yaşamak ise yanlıs bir şekilde yaşamın kısa ve eksik olduğu algısını doğurur, oysa yaşam doğru değerlendirildiğinde insana yetecek kadar uzundur. Makam ve söhret peşinde koşmak, yarını düşünürken bugünü kaybetmek, başka deyişle anı yaşayamamak yaşamı kısaltır. Buna karşılık kusurlarımızla yüzleşmeli, erdemli bir yaşam için kendimize dönmeliyiz. İnsanın doğru bir sekilde kendine dönmesi, yaşamında yeterince vakit ayırdığı kamu görevlerinden uzaklaşarak inzivava (otium) cekilmesi, bu boş vaktinde kendini bilgeliğe, yani felsefeye adamasıyla mümkündür. Felsefeyle uğraşmak çağlar arasındaki mesafeyi kapatır, insanın sadece kendi çağında değil, aynı zamanda geçmişte yaşayan filozofların çağında da yaşamasını sağlar, onlarla tartışıp kuşku duymasına, huzur bulmasına, insan doğasına üstün gelmesine ve onu almasına olanak tanır.
“İyi bir hayat için yanlış olan şeyleri hayatınızdan çıkarmak yeterli değil,” diyor Mihaly “ Olumlu bir hedef de gerekiyor; yoksa devam etmenin anlamı kalır mı?”
Sayfa 66·Kitabı okuyor
Savaşın yanlış olduğunu da düşünüyorum. "Her kurşun üzerinde bir adres yazar" derler. Ona hedef olmak istemedim. Öleceksem de düzgün bir sebebi olsun, kör kurşunla ölmektense, çatışırken, adam gibi öl yani. Onlardan da ölsün senden de ölsün. Ya da kimse ölmesin. Ne onlar bize ateş etsin, ne de biz onlara... İnsanlar yorulacak, savaş kendiliğinden bitecek. Dağda kalmak çok zor. Kimse bu savaşı istemiyor, ne Kürdü istiyor ne Türkü. Kim ne kazandı? Kazanan var, sürekli silah alıyorsun. Bir savaş uçağı alıyorsun 30 milyon dolar. Vallahi, günde iki trilyona yakın para harcanıyor. İki yüz bin asker bakmak kolay değil. 1994'te bir G3 merminin fiyatı 30 bin liraydı. Amerikan yapımı el bombası, Alman yapımı tüfek bombası... Savaş demek para demek. O dönemde bir helikopterin yerden kalkması 30 milyondu. Niye bu savaş? Anlamı yok, canlar yakılıyor. Ölen erlerin çoğunun bir şeyle alakası da yok..
Sayfa 110 - Metis Yayınları·Kitabı okuyor
Anı
Batı uygarlığı adı verilen akılcılık, evrensellik ve bireysel sorumluluk idealinin, yegâne alternatifi barbarizm olan bir değer ve bir hedef olduğuna inanıyorum.
Alıntı