Ne yaparsan yap, kararın ne olursa olsun arkandayım.
...yetişkin olmanın korkunç yanı, kimsenin ama kimsenin bizi umursamadığını, artık her şeyle kendi kendimize başa çıkmak zorunda olduğumuzu anlamaya ve dünyanın nasıl işlediğini çözmeye zorlanmaktır. Çalışıp faturaları öde, diş ipi kullan ve toplantılara zamanında katıl, sırada bekle ve formları doldur, kabloların üstesinden gelip mobilyaların montajını yap, arabanın tekerleklerini değiştir, telefonunu şarja tak, kahve makinesini kapa, çocukları yüzme kursuna yazdırmayı unutma. Sabah gözlerimizi açarız ve hayat üstümüze yeni bir "Sakın unutma!"lar ve "Aklından çıkarma!”lar çığı devirmek için karşımızda hazır bekliyordur. Düşünecek ya da soluk alacak vaktimiz yoktur, uyanır ve çığın içinde debelenmeye başlarız çünkü biliriz ki ertesi gün üstümüze yeni bir tanesi yığılacaktır. Ara sıra iş yerimizde ya da aile toplaşmalarında yahut sokak ortasında durup etrafımıza bakınır ve dehşetle herkesin yaptığından nasıl da emin göründüğünü fark ederiz. Rol yapan sadece bizizdir. Geri kalan herkes bütün o işleri halledebiliyor ve başka işlerin de altından kalkıyordur, üstüne başka başka işlerle uğraşacak enerjileri de kalıyordur.
Sayfa 55 - Kairos Kitap
İnsan ve Duygular
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yalnızlığını sev ama oraya gömülme. Sıkı dostlar edin, onları arayıp sor, vakit geçir. Ve mutlaka öteki için bir şey yap. Dünyadaki huzurun ve bereketin tek yolu öteki için bir şeyler yapmak, düşene el uzatmak, yorguna omuz vermektir.
Hazreti Mevlana, şeriat, tarikat, marifet ve hakikat arasın- daki farkı soran bir öğrencisine "Karşı medresede rahlelerine eğilmiş ders çalışan dört kişi var. Sen git bunların hepsinin en- sesine bir şamar at sonra gel sana anlatayım" diye buyurur. Öğrenci gider, birincinin ensesine bir tokat vurur. Tokadı yi- derhal ayağa kalkıp döner ve daha kuvvetli bir tokatla Haz- reti Mevlana'nın öğrencisini yere yıkar. Bu kez ikincisine biraz korkarak tokat atar. O da derhal ayağa kalkar ve elini kaldırır. Ancak tam tokadı atacakken vazgeçip yerine oturur. Üçüncü öğrenci tokadı yiyince, şöyle bir kafasını çevirip baktıktan son- ra çalışmasına devam eder. Dördüncü ise, tokadı yemesine rağ- men hiç oralı bile olmaz. Bunun üzerine öğrenci durumu Mevlana Hazretleri'ne anla- tır. Mevlana Hazretleri şöyle buyurur: "İlk öğrenci şeriat kapı- sını geçememiş biriydi. Şeriatta kisasa kisas olduğu için, tokadı yiyince kalktı, aynısını sana iade etti. İkincisi, tarikat kapısında- dır. Tokadı yiyince tam iade edecekti ki, tarikat öğretisinde ver- diği söz aklına geldi. Sana kötülük yapana bile iyilik yap düşün- cesiyle kalkıp elini kaldırdı ama sonrasında oturdu. Üçüncüsü marifet kapısına kadar gelmişti. İyinin ve kötünün Yaradan'dan geldiğini bildiği için, Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye merakından şöyle bir dönüp baktı. Dördüncü, hakikat ka- pısını geçmiştir. İyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu ve aynı olduğunu bildiği için, dönüp bakmadı bile..."
Sayfa 164
Alıntı
Günaydınnn
Bir gün uyandığında, yapmak istediğin şeyleri yapmak için artık çok geç kalmış olduğunu göreceksin. Öyleyse hemen şimdi yap.
Alıntı
"Dilediğin gibi bir hayat sür;eninde sonunda öleceksin!Dilediğin kişiyi sev,nihayetinde ondan ayrılacaksın!Dilediğini yap;sonunda ona uygun bir karşılık göreceksin!"