8/10
·392 syf.··
2026 172. kitabı
Mükemmel Çift #okudumbitti Mükemmel bir tatil, gözlerden uzak tropik bir ada, büyük bir ödül ve ilişkilerini kanıtlamaya çalışan beş çift… Kulağa eğlenceli bir reality şov gibi geliyor, değil mi? Fakat kameralar sustuğunda ve yardım ihtimali ortadan kalktığında, kimsenin rol yapacak gücü kalmıyor. Kariyerinde zor bir dönemden geçen Lyla, oyuncu olma hayalleri kuran sevgilisi Nico’nun ısrarıyla Mükemmel Çift adlı yarışmaya katılıyor. Lyla başından beri bu fikre pek sıcak bakmasa da birkaç haftalık ada tatilinin kötü olmayacağını düşünüyor. Ancak daha ilk görevden sonra yaşanan gerginlik ve ardından adayı vuran şiddetli fırtına, yarışmanın bütün kurallarını değiştiriyor. Yarışmacılar dış dünyayla bağlantısı kesilmiş bir adada, giderek azalan yiyecek ve suyla baş başa kalıyorlar. Artık kazanılması gereken bir ödül değil, korunması gereken hayatlar var. Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve Ruth Ware’in kalemini gerçekten çok sevdim. Başlangıçta karakterleri ve yarışmanın düzenini tanırken hikâye biraz sakin ilerliyor; fakat fırtınayla birlikte gerilim öyle bir yükseliyor ki sonrasında kitabı elimden bırakmakta zorlandım. Bölüm aralarına yerleştirilen yardım çağrıları da olacaklara dair küçük ipuçları vererek merakımı sürekli canlı tuttu. Kitabın en güçlü tarafı kesinlikle ada atmosferiydi. Bir yanda susuzluk, açlık ve doğayla mücadele, diğer yanda aynı adada mahsur kaldığınız insanlardan hangisine güvenebileceğinizi bilememek… Üstelik yarışmacılar birer birer eksilmeye başlayınca hikâye iyice tekinsiz bir hâl alıyor. Okurken ben de sürekli ihtimalleri düşünüp karakterlerin davranışlarının altında başka bir şey aradım. Lyla’yı özellikle sevdim. Zor koşullarda paniğe teslim olmadan gözlem yapması, mantığını kullanması ve kendisine anlatılanlarla yetinmemesi onu güçlü bir
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202618 okunma
9/10
·316 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:49
Sizlere #engelsizokurlaokuyoruz grubumuzla okuduğumuz @semasoykan kaleminden #adsızroman kitabı ile geldim . Kitabımız : Neri’nin (Neriman’ın) anne ve babası intikam uğruna toprağa verilince; dedesi torunuma bir şey olmasın diyerek onu yurtdışına yollar. Neri büyüyüp genç bir kız olduğunda dedesinin onu her şeyden bu kadar uzak tutmasını kabullenmez. Herkesten habersiz İstanbul’a gelir. Eski evlerinde anneannesinden kalma küpü yıllardır tanıdığı antikacıya satmak ister. Tabi içinden çıkan mektuplardan habersizdir. . O mektuplar, Neri’nin anneannesinin Neri’ye bıraktığı adını koyamadığı romandır. Romanda anneannesinin akrabalarından çektiği zulümler, zorla memleketinden göç ettirilmek zorunda kalması, yani Çerkes Soykırımı’nı anlatır. . Bir tarafta Kafkasya savaşında olan Janset, Jankat ve Elbruz, bir tarafta gerçeklerini bulmaya çalışan Neri ve ona yardım etmeye çalışan Aras… . Aşk, ayrılık, vatan sevgisi, parçalanan hayatlar, her şeye rağmen ayakta durmaya çalışan köylüler, başka bir ülkeye gidince göçmen olanlar… . Hikayede her sayfa ayrı hüzün, her sayfa ayrı dram. Aşkı bile böyle dramla okuyacağımı düşünmezdim. . @semasoykan kaleminize sağlık. Sayenizde bilgileniyor sayenizde öğreniyoruz. Nice güzel kitaplarda buluşma umuduyla . Sizler okudunuz mu? Okuduysanız sevdiniz mi? . Kitaplarla ve sevgiyle kalınız
Adsız RomanSema Soykan · Alfa Yayıncılık · 2024905 okunma
Reklam
9/10
·309 syf.··
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:25
Gayet akıcı ve merak uyandıran bir roman. Bir cinayet örgüsü üzerinden katilin kim olduğunu ararken, herkesten bir miktar şüphe duymamıza sebep oluyor. Ve nihayetinde şu soruyu soruyoruz: Her yardım göründüğü gibi bir yardım mı yoksa vicdan rahatlama çabası mı?
Edebiyat
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,7bin okunma
“Bir Ailenin Hikâyesinden Bir Toplumun Çığlığına: Gazap Üzümleri”
10/10
·540 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:32
Yazarın daha önce okuduğum Fareler ve İnsanlar dan sonra ikinci kitabı Gazap Üzümleri , yalnızca bir ailenin göç hikâyesini anlatan bir roman değil; yoksulluk, adaletsizlik ve insan onuru üzerine yazılmış evrensel bir anlatıdır. Kitabı okurken en dikkat çekici noktalardan biri, karakterlerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların yalnızca bireysel bir trajedi olarak değil, sistemsel bir sorun olarak ele alınmasıydı. Romanın merkezindeki Joad ailesinin yolculuğu, umut ile hayal kırıklığı arasında gidip gelen zorlu bir yaşam mücadelesini temsil ediyor. Karakterler kusursuz kahramanlar değiller; korkuları, öfkeleri ve çaresizlikleriyle son derece gerçek insanlar olarak karşımıza çıkıyor. Bu gerçekçilik, anlatının etkisini artırıyor. John Steinbeck ’in dili sade olmasına rağmen son derece güçlü. Doğa tasvirleri, yoksulluğun betimlenişi ve insanlar arasındaki dayanışma duygusu okuru hikâyenin içine çekiyor. Bölümler arasında yer alan toplumsal gözlem niteliğindeki anlatımlar ise romanı sıradan bir hikâyeden çıkarıp dönemin ekonomik ve sosyal yapısını eleştiren güçlü bir esere dönüştürüyor. Beni en çok etkileyen tema, insanların en zor koşullarda bile birbirlerine yardım etme isteğiydi. Roman, umudun bazen yalnızca paylaşmak ve dayanışmakla mümkün olabileceğini gösteriyor. Bunun yanında güç sahiplerinin çıkarları uğruna emekçilerin nasıl sömürülebildiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Sonuç olarak, bence Gazap Üzümleri sadece yalnızca yazıldığı dönemi anlatan tarihsel bir roman değil, günümüzde de eşitsizlik, göç ve ekonomik kriz gibi konular üzerinden güncelliğini koruyan bir başyapıt. Okuru hem duygusal hem de düşünsel açıdan etkileyen, uzun süre hafızada kalan eserlerden biri olduğunu düşünüyorum. Sağlıklı okumalar diliyorum.
1000Kitap
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202145,6bin okunma
Puan vermedi·187 syf.··
2022 34. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2022 23:04
#okudumbitti#kryonbitişzamanı Kryon Bitiş Zamanı 12 kitaplık serinin birinci kitabı İlk olarak 2021 yılında okumuştum ve tekrar okuma isteği geldi bana ️ Kryon manyetik-spiritüel bir varlık ve dünyadan görevli insan-medyum aracılığıyla celseler yapılarak insanlara çok değerli mesajlar iletmiştir. İlk olarak medyumla telepati yöntemiyle 1989 yılında bağlantı kurmuş. Biz insanlar sadece iki boyutlu algılayabildiğimiz için Kryon’u gözlerimizle göremeyiz ,ayrıca cinsiyetsiz bir varlık olarak tanımlamış kendini. Kryon’un amacı dünyanın manyetik alanını düzenleyerek insanları daha yüksek bir bilince kavuşturmak. Her insanın ilahi rehberleri var ve hepimiz hayatlarımızı seçerek gelmişiz bu dünyaya. Bizimle birlikte bulunan ve kendi derslerini gören eterik varlıklar da mevcuttur. Kryon’un dünyaya gelme nedeni kolektif bilinci yükselterek insanların tekamüllerini kolaylaştırma diyebilirim “Tüm enkarnasyonlar bir amaç yüklemesine(karma) ve devre (kontrat plânı) sırasında sunulan çeşitli eylem “kapılarına”sahip temiz maziler gibidir”. Her insanın tekamül plânı var ve tüm plânlar bütünün hayrına olacak şekilde plânlanıyor. Uyumlama ve yuvaya dönme. Kitabın diğer bölümlerinde Kryon’un bölüm bölüm yazdırdığı yerlerde insanların 2000li yıllara girerken büyük bir enerji dönüşümü yaşayacağından bahsetmiş. Ayrıca her insan dünyaya gelirken damgalandığını (karma,burçlar, yaşam dersleri,kişilik özelliklerimiz gibi) aktarmıştır. İnsan gruplarıyla canlı celseler yapılmış ve birçok önemli soruya yanıtlar vermiş Kryon.Çok keyifliydi okuması kesinlikle ufkumu açtı İsa Mesih bölümünde de Hz.İsa’nın görevli bir ruh olarak ve insanlara daha yüksek bir görev ve bilinç aşılayarak yaşam yolculuklarını anlamlı kılmak için geldiğini ancak gidişatı bildiğini anlatmıştır Her insan ilahi
1000Kitap
Kryon: 1. Kitap Bitiş ZamanıLee Carroll · Akaşa Yayınları · 2019237 okunma
Lanetli Kitap
Puan vermedi·143 syf.··
2026 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:01
Merhabalar; bugün incelemesini yapacağım eser, çocukluğumda Muhteşem Yüzyıl dizisini izlerken, Osmanlı İmparatorluğu'nun en güçlü sadrazamı Pargalı İbrahim Paşa'nın elinde gördüğüm andan beri içimde büyüyen büyük bir merakın ürünüdür. Dizide koca bir imparatorluğun kaderini tayin eden İbrahim Paşa, bu gizemli kitabı masanın üzerine koyup dostuna dönerek, "Arkalı İbrahim, bir kitaptan korktuğumu ilk defa gördüm..." diyor ve ardından sayfaları çevirip dönemin siyasetini sarsan şu can alıcı satırları okuyordu: "Osmanlı monarşisi bir sultan tarafından yönetilir, diğerleri onun kullarıdır; ülkesindeki yöneticileri istediği gibi tayin eder ve istediği gibi değiştirir. Fransa'da ise birçok eski senyör ve onların imtiyazları vardır, kral onların imtiyazlarına dokunamaz. Bu yüzden padişahın krallığını işgal etmek zor, Fransa'yı işgal etmek ise kolaydır. Osmanlı'ya saldırılırsa bütün ülke karşılarında bir birlik olarak görülür ama padişahın soyu ortadan kaldırılırsa da başkaldıracak bir şey kalmaz, geriye kalanların halk üstünde bir hükmü ve fikri yoktur. "İbrahim Paşa'yı ve tüm dünyayı dehşete düşüren bu satırlar, Niccolò Machiavelli'nin tam 500 yıl önce parçalanmış İtalya'yı birleştirmek amacıyla kaleme aldığı, dini, ahlakı ve devlet yapılarını politik birer güç aracı olarak ifşa eden ölümsüz eseri Prens'in ta kendisidir. Hükmü korumak adına bir liderin ağları tanımak için bir tilki, kurtları korkutmak içinse bir aslan olması gerektiğini söyleyen bu çıplak iktidar dili, Katolik Kilisesi tarafından yüzyıllarca yasaklanmıştır. Ancak felsefe tarihinin en büyük dehalarından Jean-Rousseau, Toplum Sözleşmesi adlı yapıtında bu esere ezber bozan bir pencere açarak, "Machiavelli krallara ders verir gibi yaparak uluslara büyük öğütler vermiştir. Onun Prens adlı yapıtı,
PrensNiccolo Machiavelli · Doruk Yayınları · 201520,3bin okunma
Reklam
Reklam