"Tanı kılavuzları (DSM) kalınlaştıkça, normal insan davranışlarının alanı daralıyor. Eskiden yas, hüzün ya da içe kapanma birer olgunlaşma evresi olarak görülürken, bugün hızlıca tedavi edilmesi gereken birer arıza olarak kodlanıyor."
Hayat da bir turistik gezi değil, bir yolculuk kıvamında yaşanmalı. Fotoğraflar çekerek değil, kendini ana katarak, anın çocukları olarak. Anın tadını doya doya çıkararak, günü yakalayarak. Hayat akıp giderken orada olarak. Yeni yaşantı ve duygulara kalbinin tüm pencerelerini açarak. Arka sokakları dolaşarak. Selam vererek, selam alarak . . .
Neylersin ölüm herkesin başında
Uyudun uyanamadın olacak /
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak
Taht misali o musalla taşında
Yas sadece sevdiklerimizi kaybetmek olmaz, bir yaşama biçimini kaybetmek de yastır. Bir şehri bildiğimiz halde kaybetmek, tütünlerimizi kaybetmek de yastır.