Ahmet Hamdi Tanpınar-Huzur
İlk olarak Ahmet Hamdi Tanpınar'dan çok kısa bahsetmek istiyorum. 23 Haziran 1901doğumludur. Cumhuriyet döneminin ilk öğretmenlerindendir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezundur. Hocaları başta Yahya Kemal Beyatlı olmak üzere, Mehmed Fuad Köprülü, Cenab Şahabeddin, Ömer Ferit Kam, Babanzâde Ahmed Naim'dir. Bir süre lisede ders vermiş daha sonra Hasan Ali Yücel'in emriyle doktorası olmamasına rağmen edebiyat fakültesi bünyesine 'Yeni Türk Edebiyatı Profesörü' olarak atandı. Tanzimattan sonraki Türk edebiyatını yazmakla görevlendirildi. 1943-1946 Maraş milletvekili olarak TBMM'de bulundu. 23 Ocak 1962 tarihinde kalp krizi ile vefat etmiştir. Yahya Kemal'in yanına defnedildi. Mezar taşında meşhur şiiri:
"Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında..." Yazıldı.
Huzur ilk romanıdır.
Konusu ise, 2.DünyaSavaşı öncesi İstanbul'da geçer. 4 Bölüm vardır. İsimleri, İhsan, Nuran, Suat, Mümtaz. Küçük yaşta Milli Mücadele'de annesini babasını kaybeden Mümtaz akrabaları olan İhsan'ın evinde kalmaya başlar. Okur ve edebiyatla iç içe olur. Tanıştığı Nuran karakteri boşanmış ve çocuğu olan bir kadındır. Onun aşk yaşadıktan sonra kocasına dönmesinin bunalımını yaşar. İkinci dünya savaşı duyurulduğu anlarda Mümtaz bunalımının doruk noktasındadır.
***
Kitabı okurken tarzını Oğuz Atay'a çok benzettim. Bol tasvirli, ve öyle derin cümleler var ki kitaptan başımı kaldırıp duvara manasızca bakıp kaldığım anlar oldu. Bazen kafamı karıştıran, bazen düşünmeye yönlendiren muhteşem bir kitap okudum. Mümtaz'ın iç huzur arayışında kendimden çok fazla şey buldum. ' Huzuru Nuran'da değil içimde aramalıyım.' Aslında Mümtaz içinde bir yaşam belirtisi uyandıran Nuran'a bu yüzden aşık oldu bence. Ve asıl huzurun bir insanda bir maddede olamayacağını düşündüm.
Bir adam sevgiyle okşamak yerine elini bir kadına şiddetle kaldırıyorsa rezil mi rezil, beş para etmez, adi bir adam olarak anılmayı kesinlikle hak eder.