Gevşek bir mizah anlayışıyla kafası dumanlanmış zevat için, kitabın adı, gecekondu mahallelerinin korkulu rüyası olan yıkım ekibinin üst düzey bir amirinin veya iş makinelerinden birinin koltuğuna kurulmuş, ağzında yarısı küllenmiş sigarasıyla, vicdansız olmasa da duyarsız denebilecek bir adet kepçe operatörünün hayatını anlatıyormuş izlenimi uyandırsa da, bahsi edilen yıkımın böyle bir "yıkım" olmadığını söylemek gereksiz.
24. yüzyıldayız; Esper adındaki zihin okuyucular sayesinde, son yetmiş yıldır hiçbir suç vakasına rastlanmamıştır. Suç işlemeye niyetlenenlerin plan veya tasarıları henüz gerçeğe dökülmemişken, "müstakbel fail" yakayı ele vermekte, Esper'lerin elinden kurtulamamakta.
Fakat, dev bir şirketi yönetmekte olan Reich nam bir zat, kendi şirketinin çıkarlarına bir tehdit olarak gördüğü rakip şirketin başındaki kişiyi, azılı düşmanı D'courtney'i öldürmeyi kafasına koyar. Bu planını uygulamak için şirketinin mali gücünü kullanarak "satın aldığı" Esper'lerin yardımı, yanı sıra şirketteki mevkisini ve önüne çıkan türlü fırsatları değerlendirmeye çalışarak işe koyulur. Plan kusursuz gibidir, asla yakalanmayacağına inanmaktadır. Ancak gece uyuduğunda rüyasında beliren biri daha vardır; onu korkudan titreten, dehşete sürükleyen, kabus dolu geceler yaşatan biri: Yüzü Olmayan Adam.
Kurgu şahane, atmosfer ilgi çekici, konunun işlenişi usta işi. Bir "bilim-kurgu"dan fazlasını da beklememek lazım.
Ha, unutmadan, bu türün en önemli ödüllerinden sayılan Hugo Ödülü'nü de alan ilk esermiş. Hoş.