Dustin Thomason

Dustin Thomason

Yazar
5.6/10
40 Kişi
·
103
Okunma
·
1
Beğeni
·
716
Gösterim
Adı:
Dustin Thomason
Unvan:
Amerikalı Yazar ve Yapımcı
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri, 1976
Babam tek kelime dahi etmeden bana bir şey daha öğretmişti: asla başarısızlığa uğradığın takdirde bedelini mutluluğundan ödeyeceğin bir şeye kendini çok adama.
Başarılması imkansız işlerin karşı konulmaz cazibesi, aşırı tutkulu insanların tuzağıydı.
"Ele avuca sığmaz metresim, yani kitap, her zaman bacağını tam vaktinde açmayı biliyordu."
Dustin Thomason
Sayfa 267 - Altın Kitaplar
Sanırım annem söylemişti; iyi bir dost başına kötü bir şey geldiğinde çağırır çağırmaz koşar, ama asıl dost çağırmana bile gerek olmadan koşandır, diye.
464 syf.
·4/10
ABD'de bir üniversitede okuyan 4 gencin sözde hikayesi olarak başlayan fakat pek bir şeye benzeyemeyen bir kitap.Utanmadan da arka kapağına;Umberto Eco ve Don Brown tarzında filan diye reklam cümlecikleri konmuş ki, ilgisi yok.Harcanan kağıda yazık.Üzülerek böyle yazıyorum, keşke o sırada elime başka kitap geçse imiş.Kısaca,Uzak durun, derim.
464 syf.
Dan Brown'ın "da Vinci Şifresi" kitabının akımına kapılıp satın alınan, sonra da kitaplıkta değişim amacıyla okunup kurtulmaya çalışılan kitaplar projesinin bir yansımasıydı bu kitap da. Kitabın kapak içi, arka kapak ve bilumum not düşülecek yerlerinde yazılanlar hikaye bir kere. Onu baştan söyleyeyim. Nelson DeMille ise bu yazılanların üstüne sıva çekmiş resmen. Ne demek, "Eğer Scott Fitzgerald, Umberto Eco ve Dan Brown roman yazmak üzere bir takım oluştursalardı ortaya çıkan eser 4'ün Kuralı olurdu." ??? Yani kitabı yazan arkadaşları öveceğim diye kimlerin çıtasını aşağı çekmişsin be Nelson, bir farkına var be yahu! Bir ara bu tarz yakıştırmalar modaydı ve kitabı satın alması muhtemel kitle üzerinde de acayip etkili oluyordu. Şimdi de var mıdır bilmem, umarım yoktur. Mesela bir felsefe kitabı mı yazılmış, "Heidegger bu kitabı görse oturur ağlardı, Hegel kavuğunu bu yazara devrederdi, Rousseau önünde ceketini ilikler, Marx tövbe edip ayaklarına kapanırdı..." tarzı güzellemeler kapağa yapışıverirdi. Gerek yok bunlara, abartmayın. Bir başka geçer akçe de "cinsellik". Kitapta, Hypnerotomachia içinde geçen çizimler ve bazı tablolar haricinde tasvir edilen ve değinilen hiçbir cinsellik unsuru yok. Ki bunlar da "inanılmaz derecede cinsel zevkler, korkunç bir vahşet" tanımına uymuyor, ya da ben psikopatım :) Ama ne demişler? Cinsellik varsa, sattırır arkadaş.
Pek bir yergili giriş yaptık, biraz ortamı yumuşatalım. Hikayeye baktığımızda, özellikle beni etkileyen, üniversite ortamı, baş karakterimiz ve anlatıcımız Tom ile arkadaşları Gil, Paul ve Charlie'nin başlarından geçenler oldu. Bir araya gelme hikayeleri olsun, birbirlerine bağlılıkları olsun, her durumda birbirlerini kollama gayretleri olsun, gayet hoş detaylardı. Tabii her güzel şeyin de bir sonu var, oraya değinmeme gerek yok. Bunu sadece, ölene kadar birlikte olacağınızı sandığınız arkadaşlarınız konusunda sizi ayıktırmak için yazıyorum, böyle bir dünya yok. Yalnız, yatılı olarak veya evden uzakta üniversite okumak, hele ki Princeton'da okumak... Hey yavrum hey.
Gelelim Hypnerotomachia'ya (ikidir bakmadan yazıyorum, çünkü kitapta adı geçe geçe ezberledim)... Kitap aslında Tom'un babasının üniversitedeki hocasının halt yemesi ile giriyor Tom'un babasının hayatına. Kitabın sırrını çözmeye adanan hayatlar, onun çekiminde heba olup gidiyor ve bence bu gayet gereksiz bir aşk. Ama, insanoğlu bu. Bilinmezin peşinden koşmazsa olur mu hiç? "Hatunların efendi adam yerine piç tercihi" adlı meşhur ekşisözlük başlığında olduğu gibi, bunlar da piç bir kitabın peşinde koşup duruyorlar. Öyle çetrefil, öyle acayip bilmeceli bulmacalı bir kitap ki bu, insana kafayı yedirecek düzeyde. Ayrıca bu kitabı çözmek için gereken bilgi birikimi de gözardı edilemeyecek boyutta. Zaten kitabın içinde geçen edebi ve sanatsal detaylar, onu güzel kılan unsurlardan. Neyse efenim, Tom'un babası bu kitapla cebelleşedursun, akranı iki dayı daha giriyor işin içine. Bunlar da Taft ve Curry. Aralarında geçenlere değinmeyeyim, kitabın akışı esnasında öğrenilecek detaylar bunlar. Sonra kitaba duyduğu aşkla, oğluna ikinci ad olarak, Hypnerotomachia'nın yazarının adını koyuyor. Okulda Hypnerotomachia meraklısı bir arkadaşı da, listede görüp "bu nadide ismin sahibi kim ola?" diyerek bu bizim Tom'u buluyor ve arkadaş oluyorlar.
Kitabın çözümü esnasında pek bir sırlı, da Vinci Şifresi ile kapışacak düzeyde bir konu ve olaylar bekliyorsanız hüsrana uğrayabilirsiniz. Ama sırrın amacı ve bağlandığı sonuç, beni tatmin etti açıkçası. Girolamo Savonarola diyeyim, gerisini kitaptan öğrenin.
Sonuç olarak, kitaptan büyük beklentiniz olmasın. Ama okursanız ucundan kıyısından hoşunuza gideceğini düşünüyorum. Anlatımı da gayet güzel olan bu kitaptan ben, üniversite hayatı ile beni maziye götürdüğü için zevk aldım. Size de bir şekilde dokunur belki.
464 syf.
·Beğendi·10/10
Kesinlikle okuyun! Matematik hocama teşekkür ederim kitabı bana ödünç verdiği için..
Bir kitap düşünün içinde +18 içerikli, farklı resimler olsun ve bir adamın aşkını konu edinsin ve bu kitap aslında şifrelenmiş, gizli mesajlar taşısın.. Bu gizem için birbirini öldüren profesörler olsun.. Bu sırrı da tez ödevi olarak kitabı alan öğrenci çözsün..
Kitabın şifresini merak edenler okusun ..
Girişi cidden çok farklıydı.. Kitledi resmen.. Kesinlikle okunacaklar listenizde bulunsun..
Kitabın sonuna doğru, kitabın gizlediği yerin İlluminati'nin zamanında kullandığı ilk sığınak, buluşma noktası olarak düşünüyordum.. Kitabın bana göre bununla bağlantısı vardı.. Mantıken bakıldığında kitabın içeriğindeki sır aydınlanmanın gizlilik içerisinde yapıldığını gösteriyor ve adam sırf bu sığınağı ört bas edip bulunmaması için çok ilginç bir kitap yazıyor ve kitaptaki resimler eroitzm içerdiğinden ve bir adamın bir kadına olan aşkından bahsedilmesini konu edindiği için kimsenin aklına kitapta gizli bir şifre oluğunu çaktırmıyor.. Hayır çaktırsa bile bunun bir sığınağı işaret ettiğini anlamak imkansız!
Bu bana "Gözü Tamamen Kapalı" adlı filmi hatırlattı.. Film 4 yıl sürüyor ve oyuncular dahi oynadıkları halde hiçbir şey anlamadıklarını öne sürüyor ve film beyin yakanlar listesinde yer alıyor.. İlluminati'yi çok iyi bilenler ise en ufak bir detayı kaçırmadan, karakterlerin psikianalizini dahi yapabiliyor (Adamın karısınınki gibi)
Bu da kitabın yazarlarının bir gizi bana göre..
464 syf.
·Beğendi·4/10
Dan Brown'ın açtığı yolun yolcusu bir (ya da iki) yazar daha!
Konu ilginç, buluş güzel. Ancak, olmamış, olamamış. Yavaş ilerliyor ve çekici olamıyor.

Bu kitabı Dan Brown yazmalıydı, ama başka bir senaryo ile...
384 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Dikkat spoiler içerir.
Yazardan oldukça güzel bir tıbbi tarihi polisiye roman. Chal Manu adında Guatemala kökenli bir dil bilimcinin eline çok nadir bir Maya yazıtı geçer. Stanton adında salgın hastalıklarla ilgilenen bir doktor da şüpheli bir durumu kontrol etmek için Los Angeles'a gelir. Guatemala kökenli bir adam uykusuzluk sebebiyle ölmek üzeredir ve çevirmenlik için Manu'yu kullanırlar. Adam yazıtı ülkeye sokan kişidir ve maalesef prion kaynaklı bir hastalıktan ötürü ölür. Salgın başlamıştır. Los Angeles karantinaya alınır. Ancak sorunun kökenine gidip bir panzehir üretilmesi gerekmektedir. Stanton bir çözüm denemesi sırasında kurumundan kovulur. Chal da yazıtı yıllarca bildiği her şeyi kendisine öğreten Victor'a kaptırır. Maya takvimine göre dünyanın sonu olan 21.11.2012'ye bir kaç gün kalmıştır ve bütün anahtar yazıttan yola çıkıldığında Manu'nun köyü civarını göstermektedir. Acaba Chal ve Stanton bu işi başarabilecek midir? Salgını kazasız belasız durdurabilecek midir? Soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden.

Yazarın biyografisi

Adı:
Dustin Thomason
Unvan:
Amerikalı Yazar ve Yapımcı
Doğum:
Amerika Birleşik Devletleri, 1976

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 103 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 30 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.