Orhan Koloğlu

Orhan Koloğlu

YazarÇevirmen
7.8/10
37 Kişi
·
84
Okunma
·
11
Beğeni
·
1.608
Gösterim
Adı:
Orhan Koloğlu
Tam adı:
Orhan Eşref Koloğlu
Unvan:
Türk Gazeteci, Araştırmacı, Yazar.
Doğum:
Konya, 1929
Orhan Koloğlu (d. 1929, Kadınhanı, Konya), Türk gazeteci ve araştırmacı-yazar.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında Libya'da yeni kurulan hükümette, Ankara hükümetinin izni ile başbakanlık görevinde bulunan Sadullah Koloğlu'nun oğludur. Galatasaray Lisesi'ni, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne (bugün İletişim Fakültesi'ne) bağlı Gazetecilik Enstitüsü'nü bitirdi. Doktora çalışmasını Strasbourg Üniversitesi Edebiyat ve Sosyal Bilimler Fakültesi'nde yaptı.
1947'de Sulhi Garan'ın Türk Spor adlı gazetesinde spor yazarlığı ile başladığı gazetecilik hayatını 1964'e kadar Son Saat, Yeni Sabah, Akşam, Yeni İstanbul gazetelerinde muhabir, yazı işleri müdürü ve yazar olarak sürdürdü. 1970'ler ve 1980'lerde kısa sürelerle Milliyet ve Hürriyet gazetelerinde çalıştı. 1964-71 arasında Turizm ve Tanıtma Bakanlığı'nın Roma, Paris, Karaçi ve Beyrut bürolarını yönetti. 12 Mart Dönemi'nde Beyrut'ta görevli olan Koloğlu İhtilal sonrası Türkiye'ye çağrıldı ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile ilgili yazdığı rapor nedeniyle (rapor FKÖ ile ilgili Türk basınında 'Türkiye'nin aleyhine çalışıyorlar' diye çıkan haberlerle Beyrut basınını karşılaştırarak olayın farklı olduğunu ortaya koymaya çalışmaktaydı) 15 gün Ankara Cezaevi'nde hapis yattı.
1972'de Milliyet gazetesinin Almanya baskısından sorumluydu. 1974-75 ve 1975-77 arasında Basın Yayın Genel Müdürlüğü'nün (bugün T.C. Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü) başında bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) dış ilişkiler danışmanlığını yürüttü.[2] Hacettepe Üniversitesi'nde devrim tarihi dersleri verdi. Ardından, 1982-84 arasında Libya'nın Trablusgarp kentindeki el-Fateh Üniversitesi'nde (bugün Trablus Üniversitesi) öğretim görevlisi olarak bulundu; burada tarih araştırmaları yaptı. Popüler Tarih ile Aydınlık'ta çeşitli yazıları yayınlandı.
1995 yılında Türk Çağdaşlaşması adlı eseriyle Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü'nü kazandı. 2000 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) geleneksel Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü'ne layık görüldü. 2001 yılında Reklamcılar Derneği Orhan Koloğlu'nun yüzyıllık reklam arşiv koleksiyonunu satın alarak “Türkiye’de Reklamcılığın İlk Yüzyılı: 1840-1940” adıyla hem bir sergi açtı hem de kitaplaştırdı.
Biraz uygarlaşmış Müslüman dışında Müslümanlar namus ve fazilet bakımından Doğulu Hristiyanlardan çok üstündür. Müslümanlar özel hayatlarında daima şerefli ve dürüsttür.
Abdülhamit Kutsal Topraklara yabancı ayağının basmaması için özel dikkat göstermiş ve yerli uzmanlar yetiştirilmesini sağlamıştır. Böylece, o zamana kadar demiryolu inşaatı uzmanı bulunmayan toplumumuz ilk teknisyenlerini kazanmış ve bunlar Cumhuriyet dönemindeki “ülkeyi demirağlarla örme” çabasının öncüleri olmuşlardır.
Devirdiği dönemi eleştirmek, hatta aşağılamak, her devrim nitelikli girişimin vazgeçilmez özelliğidir. Bütün toplumlar için geçerli olan bu davranışı Jöntürkler de uygulamıştır. Doğal olarak da aşırılıklarına tepkiyi, tam aksi yöndeki tezlerin gündeme getirilmesiyle görmüşlerdir. Böylece Abdülhamid konusu ters iddia üretme yarışı haline dönüştü.
211 syf.
·2 günde·8/10
Lawrance, hakkında dedikodunun eksik olmadığı en alt seviyeden en üst seviyeye kadar herkesin hakkında yanlış söylemlerde bulunabildiği bir kişidir. Macerası, İngiltere'de tarih eğitimi alıp hocası Hogarth'ın yönlendirmesiyle ve tamamen siyasi sebeplerle (Bağdat demir yolunu gözetlemek için) Kargamış'taki kazılara katılmak için 1910 yılında Antep'e gelmesiyle başlamıştır. Uzun yıllar Arap yarımadasında kalmıştır bu sürede sınırlı başarıları olmuştur. Ondan çok daha yetenekli İbn Suud'un yanında yer alan ve Lawrance'den çok daha etkili ve sözü geçen Philby gibi adamlara rağmen efsaneleşmiştir. Peki efsanesi nasıl oluşmuştur? Efsanesi İngilizleri bile şaşırtır Çünkü buna layık değildir: Fakat krallığın en önemli kilisesi St. Paul Katedrali'nde çok önemli komutanların yanında heykeli bile yapılmıştır. Efsanesi, Amerika'nın savaşa katılırken ihtiyaç duyduğu propagandadan doğmuştur. Amerikalı gazeteci Lowell Thomas'ın hakkında yaptığı röportaj bunda etkilidir. (Bu arada Kudüs'ün 1917'de İngilizler tarafından alınması ve 700 yıl sonra ilk defa noelin orada kutlanılması en büyük propaganda malzemesidir. )Bunun yanında Lawrance'in yazdığı kitaplarda etkili olmuştur. Lawrance bu kadardır. O yılların ekonomik, siyasal ve sosyal şartları ve Lawrance efsanesinin ayrıntıları kitapta detaylı olarak anlatılmıştır. Okunması tavsiye edilir.
KİTAP ÖNERİSİ:
2. Abdülhamid hakkında pek çok kitap yazıldı, yazılmaya da devam ediyor... Çoğu da ya övüyor ya da yerin dibine sokuyor... -Unutmamalı ki tarih mahkeme, tarihçi de yargıç değildir- Murat Bardakçı'nın da dediği gibi, Orhan Koloğlu'nun bu eseri, Abdülhamid'i anlatan kitapların en mükemmeli... Ve de Afet İnan Araştırma ödülünü, Yunus Nadi, Sedat Simavi ve Türk Gazateciler Cemiyeti Sosyal Araştımalar ödüllerine layık görülmüştür... Orhan Koloğlu bu eserinde ne övüyor, ne de yerin dibine sokuyor, olayları objektif bir şekilde ele alıp, okura sunuyor...
534 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
2. Abdülhamit hakkında mutlaka okunması gereken eserlerden biri daha... Murat Bardakçı'nın ifadesiyle en iyisi... Osmanlı tarihinin en çok tartışılan padişahlarından biri Abdülhamit, şüphesiz. Kimilerine göre; "Ulu Hakan" kimilerine göre ise; "Kızıl Sultan" Orhan Koloğlu'nun neredeyse tüm kaynakları tarayarak ortaya çıkardığı bu esere göre ise ne "Ulu Hakan" ne de "Kızıl Sultan" sadece insan. Zaafları olan, hırsları olan, yer yer başarılı, yer yer başarısız, fakat Osmanlı'nın son döneminde, kurtlar sofrasının içinde 33 yıl iktidarını koruyan usta bir siyaset ve devlet adamı. Bu kitabı okuyanlara François Georgiyan'ın "2. Abdülhamit" ini de tavsiye ederim.
196 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Orhan Koloğlu bir gazeteci. Ama gazeteci demeye bin şahit gerek. Çalışmalarının çoğu tarih üzerine. Hepte farklı konular, çoğunlukla değinilmemiş konular. Bu konu değinilmemiş konulardan biri değil gerçi. "Teşkilatı Mahsuuusaaaa" hani o meşhur olan. Dedikodudan uzak paranoyadan uzak belgelerle yazılmış güzel bir çalışma. Ne diyim adamın eline sağlık.
196 syf.
·4 günde·7/10
Kitap, 23 Temmuz 1908'te ilan edilen II. Meşrutiyet ile birlikte Türk siyasetinde söz sahibi olan İttihat ve Terakki'ye bağlı olan Teşkilat-ı Mahsusa ile ilgili bilgiler veriyor. Kitapta Teşkilatı Mahsusa'nın yaptığı operasyonlar ayrıntılarıyla incelenmese de Abdülhamid'in Yıldız teşkilatı ve Teşkilat-ı Mahsusa'nın nasıl kurulduğu ve ne gibi faaliyetlerde bulunduğu konusunda bilgiler yer alıyor. Mondros Mütarekesi'nin ardından Teşkilat-ı Mahsusa'nın yerine kurulan Karakol Cemiyeti ve bu cemiyetin Ankara ile yaşadığı anlaşmazlıklara yer verilmiş. Orhan Hoca eserinde akıcı bir dil kullanarak okuyucu -şahsen beni sıkmadı- sıkmıyor. Herkese tavsiye ederim.
110 syf.
·10/10
Bir avuç Türk subayı Trablusgarp da ki arapları teşkilatlandırıp,kendilerinin 2-3 katı düşmana karşı büyük zaferler elde ettiler,lakin balkan savaşının başlaması ve zorunlu barış antlaşmasını imzalamamız bizi durdurdu. Bu kitap da Türk subaylarının anılarına ağırlıklı olarak yer verilmiş onların yerli halkla birlikte yaptıkları mücadele kronolojik sırayla anlatılmış. Değerli bir eser ama bulunması da bir o kadar zor. Benim gibi İmparatorluğun son yüz yıllarını merak edenlere,araştırmayı sevenlere şiddetle tavsiye ederim.
160 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Dikkat spoiler içerir.
Tunus'ta Bin Ali'nin devrilmesine yol açacak Bouazizi adında bir gencin kendini yakması ile başlayan ve sonrasında tüm Ortadoğu'ya yayılan Arap Baharı ile ilgili olarak yazılmış detaylı bir araştırma eseri. Kitaba makaleler yazan dört yazardan biri karışan Libya'da yaşadığı için bu kitap bir bakımdan daha da önemli. Yazılarda ayaklanmaların ABD bünyesinde olduğunu savunan yazarların teorilerine gerçekler üzerinden bir antitez üretiliyor. ABD'nin bu süreçte nasıl yara aldığı, Hüsnü Mübarek'in devrilmemesi için elinden geleni yaptığı, Bahreyn'de çıkan isyanda menfaatleri dolayısıyla nasıl kanlı bir şekilde bastırdığı, Ilımlı İslam bünyesinde Türkiye'yi bu ayaklanmalar sonrasında model olarak göstermeye çalıştığı detaylı bir şekilde anlatılıyor. Ayrıca ayaklanmalarda Soros etkisi olmasının bu isyanları ABD taraflı olamayacağı da anlatılıyor. Son bölümde ise CFR adlı örgüt kurulmadan önce İngilizlerin Miler ve Ekibi adında bir örgüt kurması, ABD'nin dünya savaşlarına ekonomik sebeplerle girmesi, Texe Marrs gibi yazarların ürettiği komplo teorileri, Arap Baharı olaylarına İran, Çin, Rusya gibi ülkelerin tutumu ve Mısır'daki olayların İsrail'i güvenliği açısından rahatsız etmesi de detaylı bir şekilde anlatılıyor. Konuyu merak edenlerin mutlaka okuması gereken kitaplardan biri.
160 syf.
Tarihçi Kitabevi'ni sıkı takip ediyorum. İçeriği kötü veya gereksiz olan bir kitap basmıyorlar. Bu kitap da içi dolu olanlardan. Tüklerde tamga ile başlayıp padişah tuğrasına geçen, sadrazamların pençelerini de sayarak, sonunda imzaya varan damgalama silsilesini anlatır. Kitapta örnekleme için çok sayıda tamga-tuğra örneği var. Aynı zamanda kartvizitler ve karikatürist simgeleri gibi ilginç konuları da içeriyor. Tavsiyedir.
Okumayı Düşünüyorum Fakat Hayla Düşünceler İçerisindeyim,Atalarımızı Anlatan Ve Konusu Tarip Olan Her Türlü Kitabı Severim Ve Okurum Ama Bu Zamana Kadar 3-4 Kitabım
Hristiyanlar Hakkında Olduğu İçin Ve Bu Kitapların Hepsi "Serdal Adalı" Tarafından Duygu Ve Düşünceleri Tarafından Kaleme Alındığı İçin Bu Türk Kitaplara Son 5 Aydır Çok Uzağım.Ama
Okumayı Deneyeceğim.Hristiyanlar İle İlgili Kitap Almak İstiyenlere Bir Tavsiye,Yazarı Her Kim Olursa Olsun Bağımlılık Yapıcıdır.Bir Süre Sonra Başka Tür Kitaplar Okuyacağını Gelmiyor.Ve Bu Sebeble Kitaplara Uzak Kalıyorsunuz...
Benden Size Önemli Bir Not Olsun Bu da...

Yazarın biyografisi

Adı:
Orhan Koloğlu
Tam adı:
Orhan Eşref Koloğlu
Unvan:
Türk Gazeteci, Araştırmacı, Yazar.
Doğum:
Konya, 1929
Orhan Koloğlu (d. 1929, Kadınhanı, Konya), Türk gazeteci ve araştırmacı-yazar.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında Libya'da yeni kurulan hükümette, Ankara hükümetinin izni ile başbakanlık görevinde bulunan Sadullah Koloğlu'nun oğludur. Galatasaray Lisesi'ni, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne (bugün İletişim Fakültesi'ne) bağlı Gazetecilik Enstitüsü'nü bitirdi. Doktora çalışmasını Strasbourg Üniversitesi Edebiyat ve Sosyal Bilimler Fakültesi'nde yaptı.
1947'de Sulhi Garan'ın Türk Spor adlı gazetesinde spor yazarlığı ile başladığı gazetecilik hayatını 1964'e kadar Son Saat, Yeni Sabah, Akşam, Yeni İstanbul gazetelerinde muhabir, yazı işleri müdürü ve yazar olarak sürdürdü. 1970'ler ve 1980'lerde kısa sürelerle Milliyet ve Hürriyet gazetelerinde çalıştı. 1964-71 arasında Turizm ve Tanıtma Bakanlığı'nın Roma, Paris, Karaçi ve Beyrut bürolarını yönetti. 12 Mart Dönemi'nde Beyrut'ta görevli olan Koloğlu İhtilal sonrası Türkiye'ye çağrıldı ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile ilgili yazdığı rapor nedeniyle (rapor FKÖ ile ilgili Türk basınında 'Türkiye'nin aleyhine çalışıyorlar' diye çıkan haberlerle Beyrut basınını karşılaştırarak olayın farklı olduğunu ortaya koymaya çalışmaktaydı) 15 gün Ankara Cezaevi'nde hapis yattı.
1972'de Milliyet gazetesinin Almanya baskısından sorumluydu. 1974-75 ve 1975-77 arasında Basın Yayın Genel Müdürlüğü'nün (bugün T.C. Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü) başında bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) dış ilişkiler danışmanlığını yürüttü.[2] Hacettepe Üniversitesi'nde devrim tarihi dersleri verdi. Ardından, 1982-84 arasında Libya'nın Trablusgarp kentindeki el-Fateh Üniversitesi'nde (bugün Trablus Üniversitesi) öğretim görevlisi olarak bulundu; burada tarih araştırmaları yaptı. Popüler Tarih ile Aydınlık'ta çeşitli yazıları yayınlandı.
1995 yılında Türk Çağdaşlaşması adlı eseriyle Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü'nü kazandı. 2000 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) geleneksel Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü'ne layık görüldü. 2001 yılında Reklamcılar Derneği Orhan Koloğlu'nun yüzyıllık reklam arşiv koleksiyonunu satın alarak “Türkiye’de Reklamcılığın İlk Yüzyılı: 1840-1940” adıyla hem bir sergi açtı hem de kitaplaştırdı.

Yazar istatistikleri

  • 11 okur beğendi.
  • 84 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 211 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.