1000Kitap Logosu
Viktor E. Frankl
Viktor E. Frankl
Viktor E. Frankl

Viktor E. Frankl

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.7
4.103 Kişi
13bin
Okunma
892
Beğeni
28,5bin
Gösterim
Tam adı
Viktor Emil Frankl
Unvan
Avusturyalı Nörolog ve Psikiyatrist
Doğum
Viyana, Avusturya, 26 Mart 1905
Ölüm
Viyana, Avusturya, 2 Eylül 1997
Yaşamı
3. Viyana Okulu olarak bilinen akımın kurucusudur. Varoluşcu terapinin en önemli ismi olan Victor Emil Frankl kendi geliştirdiği kuramın adını logoterapi (Anlam Merkezli Terapi) olarak adlandırmıştır. Kuramında yaşamın anlamına özellikle vurgu yapan Frankl , 2. Dünya Savaşı'nda Polonya içerisindeki Alman toplama kamplarında 4 yıl kadar süren bir tutsaklık geçirmiştir. Burada yaşadığı ve gördüğü yaşantılar onun Logoterapi adlı psikoterapi kuramını gerçekleştirmesine yol açmıştır. Yaşamın anlamını bulabilmek için öncelikle bir amacımızın olması gerektiğini vurgulayan Frankl, acının vazgeçilmez olduğu durumlarda acının da bir anlamı olabileceğini vurgular. Logoterapide diğer varoluşçu terapistlerden farklı olarak iki teknik geliştirmiştir. Paradoksal niyet ve düşünce odağını değiştirme. Bu terapi özellikle acı çeken, hayatın anlamını sorgulayan kişilerde oldukça etkili bir terapi yöntemidir. Bu terapi yöntemi ve teknikleri psikolojik danışmanlarca ve diğer terapistlerce sıklıkla kullanılmaktadır.

İncelemeler

Uğur
İnsanın Anlam Arayışı'ı inceledi.
155 syf.
·
2 günde
·
8/10 puan
Nedir?
“Yaşamın anlamı varsa, ıstırap ve ölümün de anlamı vardır ancak kimse bir diğerine bu amacın ne olduğunu söyleyemez.” Toplama kampından başlayıp kurtuluşa eren bir hikayenin psikolojik gözlemleri ile “hayatın anlamı, amacı, yöntemi nedir?” sorularına, Victor Frankl görüşleriyle cevap bulmasına uzanan bir kitap. Ruh bilimci denilince akla gelen isim başında Freud ve Adler gelir,şüphesiz ki Frankl da onlardan biridir. Kitapta geçen Toplama kampında yaşadığı ıstıraplı günlerinden sonra, psikoloji alanında keşfettiği “Logoterapi” adlı yöntemi bu durumu teyit eder niteliktedir. Logoterapi hakkında detaylı bilgiyi kitabın ikinci kısmında bulabilirsiniz. Genel anlamda kitaba bakarsak, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Toplama kampı anılarını ve gözlemlerini anlatan yazar, ikinci bölümde anlam arayışı sorusu üzerine daha çok düşer ve Logoterapi ile bu soruları cevaplama çalışır. Üçüncü yani son bölümde ise yazdıklarını bir sonuca vardırmaya, yöntem ve teknikler üzerine daha çok düşmektedir. Bölüm bölüm detaylı incelemeye geçebiliriz. Birinci Bölüm ; Toplama Kampı Deneyimleri : “SS subayları geliyor!” Kim bunlar derseniz, kan emici vampirler diye özetleyebilirim. İkinci dünya savaşı sırasında kampa zorla gönderilen kişilerin arasında Victor Frankl yani kitabın yazarıda vardı. Naziler tarafından kurulan, despotluk anlayışı ile geçen bu zaman diliminde işkencelere maruz kalan kişilerin bir araya getirildiği, hatta katliamların yapıldığı yerdir, Auschwitz kampı. Kitabın ilk bölümünü oluşturan mekanın tasviri bu olsa gerek. Yazar bu bölümde anılarıyla ve gözlemleriyle psikolojik bakış açısı sürüyor kitaba. Ve asıl soru, “Hayatın Anlamı?” işte bu sorunun temelide bu bölümde atılıyor. Çekilen acılar ıstıraplar hammadde kaynağı gibi bu soru için. Bir alıntı, “Toplama kampında, yaşantının tüm fiziksel ve zihinsel ilkelliğine rağmen ruhsal yaşamın derinleşmesi mümkündü.” (sf 48, Okuyan Us Yayınevi) İkinci Bölüm ; Ana Hatlarıyla Logoterapi Logoterapi kavramı yazar Victor Frankl tarafından ruhbilimine kazandırılmıştır. İkinci bölümde bu kavram üzerine yazan yazar ayrıca birinci bölümün oluşturduğu altyapı üzerine sağlam temeller atarak, Hayatın Anlamı? sorusuna daha açık cevaplar, yöntemler vermiştir. İkinci bölümün akışkanlığı birinci bölüme göre daha yüksek. Neden diye sorulursa, bu bölümde konu başlıkları altında düşünceler belirten yazar ilk bölümde ise bölümün tamamını tek bir metin olarak vermiş ve ayrıca sık sık tekrarlamalara düşmüştü. Ve asıl sorunun cevabını da bu bölümde bulabilirsiniz. Bir alıntı, “ Logoterapinin rolü, danışanın görme alanını genişleterek, olası anlamların tamamının bilince çıkmasını ve görülebilir olmasını sağlar.” (sf 115, Okuyan Us Yayınevi) Üçüncü Bölüm ; 1984 Ek Yazısı Trajik İyimserlik Lehine : Yazar bu bölümde trajik üçlü üzerinde durmuş. Bu üçlü; 1)Acı 2)Suçluluk 3)Ölüm Son bölüm yani bu bölümde, bu üçlüye nasıl karşı duracağımız üzerine yazan yazar, yol ve yöntemi göstermiştir. Örneğin, Istırabı bir insan kazanımına ve edinimine çevirme, suçluluktan kendini iyiye doğru değiştirme olanağı çıkarma ve hayatın geçiciliğinden, sorumlu davranış için bir teşvik edinme, tarzında reçeteler yazmaktadır. Reçete diyişim yanlış anlaşılmasın, bilimsel bir reçete özelliğinden ziyade öznel olmasıdır. Bir alıntı, “Bireyin anlam arayışının başarılı olması ona sadece mutluluk değil,aynı zamanda ıstırapla başa çıkma gücü de verir.” (Okuyan Us Yayınevi) Son olarak kitabın içeriği ile ilgili tavsiye film vermek isterim. 1)Schindler'in Listesi 2)Piyanist 3Auschwitz İncelemem bu kadar, buraya kadar okuyup geldiğiniz için teşekkür ederim. Kitabı okumayı düşünenlere, ilk bölümde sıkılabilirsiniz, çünkü aşırı tekrarlamalar ve durağan bir akıcılık var fakat ikinci bölümde tam tersine iyi düzeyde akıcılık ve aradığınız soruların cevabını içermektedir. Keyifli okumalar dilerim.
İnsanın Anlam Arayışı
OKUYACAKLARIMA EKLE
75
Furkan
İnsanın Anlam Arayışı'ı inceledi.
170 syf.
·
7 günde
Her Şeye Karşın Yaşama 'Evet' Demek Mümkün Müdür?
Kitap yorumumuz: youtu.be/IPSrXNiWCkQ "Auschwitz'den bu yana insanın ne yapabileceğini biliyoruz. Hiroşima'dan bu yana da neyin tehlike de olduğunu biliyoruz." Bütün olup bitenlere karşın yaşama 'evet' demek nasıl mümkündür? Bunca acıya rağmen insan neden yaşamaya devam eder? İnsanın Anlam Arayışı, aslında bu soruların sorulması ile ortaya çıkan bir kitap. Ancak bu soruları değerli kılan çok önemli iki detay var; - Sorulan yerin; İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanya'sının toplama kamplarında sorulmuş olması - Soran kişinin; o kampta tutsak edilen bir psikiyatr olması. Viktor Frankl'ın Nazi kampında iken yaşadığı deneyimlerini ve orada tutsaklar üzerinde yaptığı gözlemler neticesinde ortaya koyduğu logoterapi kuramını anlattığı İnsanın Anlam Arayışı kitabı gerçekten okunmaya değer bir kitap. Kitabın ilk bölümünde yazar, toplama kampında yaşadığı akıl almaz ve insanlık dışı olayları anlatırken o kadar doğal ve abartısız bir dil kullanıyor ki insanı hayrete düşüyor. Bunun neden böyle olduğunu ise logoterapiyi ve temellerini anlattığı bölümde kendisi belirtmese de bunu sadece çekilen acının anlamını bularak onu acı olmaktan çıkarması sayesinde olduğunu anlayabiliyoruz. İkinci bölümde Üçüncü Viyana Okulu olarak da anılan logoterapi kuramını ve temellerini anlatırken, kuramın temel kavramlarından ve bunları uygularken yaşadığı bazı anektodlardan bahsediyor ve hayatın anlamının nasıl bulunabileceğini ve hayatın anlamının her insan için neden eşsiz olduğunu kuramı dahilinde anlatıyor. Son yüz yılın belki de en yaygın problemlerinden olan "varoluşsal boşluk" sorununa dair nasıl yaklaşılması gerektiğini değinmeyi de ihmal etmiyor. Burayı kadar sabırla okuyan herkese selam, keyifli okumalar diliyorum. İzlemeyi düşünürseniz de kitap hakkındaki yorumlarımızı içerir videomuz: youtu.be/IPSrXNiWCkQ Kitapla kalın.
İnsanın Anlam Arayışı
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
34
Beyza
İnsanın Anlam Arayışı'ı inceledi.
176 syf.
·
3 günde
Kitabın ilk bölümünde yazar Nazi soykırımı sebebiyle Polonya’daki Auschwitz toplama kampına gönderilmesiyle başlayan özyaşam öyküsünü gerçekliğiyle bizimle paylaşıyor. Gaz odalarında, krematoryumlarda yapılan katliamlar, gardiyanların, ustaların tutuklulara davranışları, açlığın, susuzluğun raddeleri, yüreği fazlasıyla sızlatan işkenceler, tutukluların acıya karşı yükledikleri anlamlar ve davranışları ile karşı karşıya kalıyoruz. O kadar zorluğa rağmen kurtulanlar( kendisi de dahil) nasıl başardılar? cevabını acılarında bir anlamı olduğuna vurgu yaparak pozitif bir yaklaşımla ele alıyor, yer yer Nietzsche, Thomas Mann, Spinoza ve Dostoyevski'den alıntılarla düşüncelerini zenginleştiriyor. 2.bölümde akademik anlaşılır bir dille karşılaşıyoruz. Kendisi logoterapinin kurucusu olarak teorinin '' insan varoluşunun anlamı kadar, insanın böyle bir anlama yönelik arayıışı üzerinde de odaklaşmaktadır.''(113) ''Logoterapi, hastanın kendi sorumluluklarının tam olarak farkına varmasını sağlamaya çalışır; bu nedenle, kişiye, neye karşı, ne için ya da kime karşı sorumlu olduğunu anlaması seçeneğinin bırakılması gerekir.''(124) der. Daha birçok konu başlığı ile hastaların ruhsal problemlerine yönelik çalışmaları ile sevginin, acının anlamı, varoluşsal boşluk , varoluşun özü gibi konulara değinmiş yazar. 3.Bölüm de Trajik bir iyimserlik tartışması ile genel yaşanan anlam boşluğunda, negatif durumlarda nasıl başa çıkabileceğimize dair kesitler vermiş. Kitaptan çıkardığım genel mesaj; Bir insanın yaşamındaki anlamı sorumluluk bilinciyle, hedef ve amaçların belirlenmesiyle vuku bulur. Acının da bir anlamı vardır şeklinde idi. guncelpsikoloji.net/terapi/logoterapi-n... daki yazıyı genel hatlarıyla okudum yazarı ve düşüncelerini anlamak adına açıklayıcı bir yazı olmuş, göz atabilirsiniz ^_^ Puan kırma nedenim : Kitabın bazı yerlerinde sürekli aynı şey tekrarlanıyormuş hissi rahatsız etti, bazı yerlerinde ''nihai anlam'', '' potansiyel'' , ''acı'' kelimeleri sürekli karşıma çıkınca -tabi kitap anlam üzerine ne bekliyorsun acabaa diyenler olabilir_- şöyle ki daha kısa tutulabilirdi , uzatılmış gibi hissettim, kişisel düşüncem ^_^ Kitap insana kendi adıma çok şey katan türden, edinip okumanızı tavsiye ederim. Bundan sonrası kitaba dair bilgiler içermiyor,zamanınızı almamak adına belirtmek istedim. Kitabı yakın zamanda okumak istedim çünkü hayatıma anlam katan bir dosta altı çizili bir şekilde ulaşsın ve hissettiklerimi paylaşabileyim diye. İyiki de yakın zamanda okuma fırsatım oldu. ^_^ 3 farklı durumdan bahsettim okurken kesik kesik değişik bir durum ortaya çıkıyor kusuruma bakmayın, yazma yeteneğim oldukça vahim ^_^ 1)-Hepimizin bunalımlı, hayatın anlamına dair sorgulamaları ara ara- belki bazılarımız için sık sık- yüzünü gösterip dil çıkartabilir ama güldürmez. Öyle durumlarda sürekli düşünüp acaba beni daha da karamsarlığa sürükleyen şeyler neler olabilir diyerek diplere çeken bir müzik ya da kaçış şeklinde karamsar kitaplara yönelim gibi gibi hallerle acı kavramını anlamsızlaştıran bir durum meydana gelir. İnsan amaçsız, değersiz hissettikçe bu durum sürekli tekrarlanabilir, eyleme geçirtmez, sorgulamalar silsilesi yaşatır, inancı var ise yiyerek zayıflatır, yüzün rengini solgunlaştırarak, hareketlerde yavaşlama ile devam eder. Bir şey sebep olmalı ki bu durumdan sıyrılalım, neler olabilir diye düşünürsek: -Hayvan sahiplenme/ ondaki karşılıksız sevgiyi görebilmek, -Çocukların gülüşüne ortak olmak, -Spor yapmak, -Bir amaç belirleyerek, sorumluluk bilinciyle hareket etmek vs. gibi daha bir çok adımla bu hissiyatın gün gün azaldığına şahit olabiliriz. Kısa süre de olsa bu durumları yaşayan biri olarak kurtulmama vesile olan şey kedi sahiplenmek oldu, minik minik adımlarla toparlanmayı mümkün kıldı.^_^ Hayatın anlamını daha bir kavrar oldum, kendime yönelik sorgulamam ile. 2): 2 yıl önce genç kuzenim beyin tümörüne yakalandı ansızın. Anne-baba ayrı olduğu için sorumluluk babaya aitti, biz hastaneye ziyarete gidip gelirken babanın her şeye rağmen yüzündeki içten tebessümü, her defasında nasılsın diye hal hatır sorması, oğlunun yaşadığı acıya, bağırışlarına sabırla, iyi telkinlerle cevap vermesi ile elinden geleni huzurla yapması beni çok etkilemişti. Enişte nasıl bu kadar sabırlı ve iyi olabiliyorsun dediğimde: '' İnanıyorum ki bu hastalığı verenin vermesinde bir hikmet var, elimden geleni yapabiliyorsam ve buna olanak veriliyorsa daha ne olsun diyerek acının içinden anlam çıkaran en etkili örneğim olmuştu.2 yıla yakındır oğluna bakıyor, telefonda görüştüğümüzde sesi hep içten, nasılsın diye her defasında soruşu ve en önemlisi sağlığın, küçük şeyleri sakın dert etme diye düşünüşü ile insanları sevmesini gözler önüne seriyordu. Sevgi, sabır, emek ile acının üstesinden gelebilmenin örneği idi benim için. Var olsun böyle güzel insanlar. 3) Kardeşimi okuldan almaya giderken hayatımın anlamına dair kitap bana ne kattı bir eyleme dönüştüreyim :P ve etrafı daha bir dikkatle gözlemleyim dedim, -defterime de not alayım hatıra kalsın diyerekten sokağımızda defter kalemle dolaşan, yazı yazan farkım tarzım olsun mesajıyla :P - bir binanın önünden geçerken küçük bir çocuğun içten merhabasıyla karşılaşıverdim , mesud ola ola okulun bahçesine ulaştım sonra mesudluğum yavaş yavaş kedere sürüklendi, bazı anne babaların şikayetlenmeleri, an da kalamayışları, çocuklarına karşı sevgilerini gösterememesi üzdü( ilerde hayatın telaşesine kapılınca ben de öyle olabilirim bilmiyorum, amacım yargılamak vs değil sadece gözlemlerim ^_^) sonra yanımda bembeyaz pamuk gibi yanaklarla (maşallah) beliren küçük çocuğun minik elleriyle pamuk şekeri heyecanla yemesi bolca tebessüm ettirdi ardından kardeşimin bir sinirle çıkması, yaşadığı problemi benim üzerimde denemesi tabi üzdü, o an konuşmamızın anlamı yoktu çünkü ikimizde sinirlenecek kalplerimiz uzaklaşacaktı ki ben de sinirlendiğimi hissettim :D sonra konuşalım bu mevzuyu diyerekten sessizlikle yürüdük ^_^ - son- Hayatıma anlam katan bir bal kardeşime ithaf ediyorum bu incelemeyi. Hayatımıza anlam katan şeyleri görebilmek, bulabilmek umuduyla ^_^ youtube.com/watch?v=z-SlA2NI9kc
İnsanın Anlam Arayışı
OKUYACAKLARIMA EKLE
25
270
Ravza Abakay
İnsanın Anlam Arayışı'ı inceledi.
170 syf.
·
14 günde
·
Puan vermedi
10 gün önce bitirdiğim ve uzun süre okumada kaldığım Victor E. Frankl "İnsanın Anlam Arayışı" kitabı üzerine hala düşünmekteyim. Victor E. kitabında hayataki anlamın aslında ne kadar basit şeylerde aranabileceğini gözler önüne seriyor. Kitabı okudukça tarihin çok güzel tekerrür ettiğini de tekrar anmadan geçemedim. Günümüz pandemi sürecinde yalnızca normal hayatımızı geri dönmek isteğimiz bu durumun başlıca örneklerindendir. Çok basit bir tabir vardır; insan elindekinin değerini kaybedince anlar diye. Peki biz neden her defasında elimizdekini kaybetmeye göze alıyoruz? Ya da neden elimizdekilerin kaybettirilmesine göz yumuyoruz. Konuyu daha fazla siyasileştirmeden kitabı okurken kafamdaki son bir soruyu yazmak isterim; Hayat, aslında gözümüzde büyüttüğümüz kadar karmaşık değil iken bizim her seferinde göz göre göre tüketirken tükenmemiz niye?
İnsanın Anlam Arayışı
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
Ayşe Ülker
İnsanın Anlam Arayışı'ı inceledi.
170 syf.
·
68 günde
·
Puan vermedi
Hayatın anlamı kişiden kişiye ve zamandan zamana değişir. Bu yüzden de hayatın anlamını genel olarak tanımlamak imkansızdır. Hiç bir insan ve hiç bir yazgı, başka bir insan ve yazgıyla kıyaslanamaz. Hiçbir durum kendini tekrar etmez ve her durum farklı bir cevap gerektirir. Her durum kendine özgüdür ve her zaman karşımızdaki durumun getirdiği sorunun doğru bir yanıtı vardır.
İnsanın Anlam Arayışı
OKUYACAKLARIMA EKLE
11