Nil Tuna

Nil Tuna

ÇevirmenEditör
8.2/10
104 Kişi
·
183
Okunma
·
0
Beğeni
·
54
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
56 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Meczup deli anlamında bir sözcük. Yazar bu kitapda meczup oldugunu sürekli dile getirip aslında aklıyla övünmesi gerkeken kısa anlatımlar yapmış. Kısa hikayelerle adaleti önyargıyı zıtlığı ustaca dile getirmiş.
88 syf.
Bu kitabı okumama en büyük etken Halil Cibran’ın edebiyat sahnesinde adını duyurduğu kitap olarak belirtilmesiydi. Kitabın içeriğinde kısa hikayerin insana maddeden ve tenden duyulan mutluluktan çok ruhsal mutluluğu vurgulamasıdır. Dinsel yolculuğun bol olduğu hikâyeler okuyucuyu içsel yolculuğa çıkarırken Halil Cibranin kalemi iç muhasebe yapmamıza neden olmaktadır.
320 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Tarihin yüzyıllardır büyük liderler, ünlü komutanlar, zengin asillere odaklandığını ve bu anlatıda sıradan ve sahici bireylerin duygularının, düşüncelerinin, sosyoekonomik durumunun, politik süreçlere katılım iradesinin ıskalandığını savlıyor kitap. "Robespierre liderliğindeki Jakobenler iktidarı ele geçirdi." ya da "Bismarck 1871'de Alman Birliği'ni kurdu." yerine Paris'teki küçük zanaatkar Pierre'in ya da Münih'in bir dağ köyünde çiftçilik yapan Hans'ın hali pür melali neydi sorusuna odaklanıyor. Eldeki kaynakların kısıtlılığı göze alındığında gayet ağır bir iddia olan bu hedefe yazarın 'kısmen' ulaşılabildiğini söyleyebilirim.

William Pelz Amerikalı bir tarihçi. Merkezi Chicago'da bulunan İşçi Sınıfı Tarihi Enstitüsü'nün yöneticiliğini yapıyor. Buradan da anlaşılacağı üzere siyasi tarih, Avrupa tarihi, kapitalizm tarihi ve işçi sınıfı tarihi birincil ilgi alanları arasında. Yazarın bu formasyonu kitabın seyrine de doğrudan müdahale ediyor. İddiasını 'kısmen' yerine getiriyor deme sebebim tam da bu. Kitap her ne kadar modern Avrupa halklarının tarihi olma iddiasındaysa da aslında Avrupa'daki toplumsal mücadelelerinin, Avrupa solunun, Avrupa işçi hareketinin tarihine odaklanmış durumda; kadınlara ve kadın hareketlerine de her bölümde ayrı bir başlık açıp bu alandaki gelişmeleri titizlikle inceliyor. Buradan bakınca modern Avrupa'nın ötekileri ya da ezilenleri tarihi desek karnımız ağrımaz.

Protestanlığın doğuşundan başlayıp Alman köylü isyanlarına, Fransız İhilali'ne, Alman ve İtalyan birliklerinin kuruluşuna, I. Dünya Savaşı'na , faşizmin doğuşuna, oradan II. Savaşı'na, oradan Soğuk Savaş'a, nihayet Soyvetler'in çözülüşüne ve nihayet 21. yüzyıla uzanıyor kitap. Her bir konu ayrı bir başlık altında kronolojik sırayla inceleniyor. Yukarıda bahsettiğim gibi Avrupa toplumsal mücadeleler tarihi kitabı olarak kabul edilip okunmak kaydıyla alanında önemli bir yer edinen bir çalışma.
64 syf.
·1 günde·Beğendi
Oldukça farklı ama benzer, aslında bildiğimiz ama garip... aforizmalarla dolu... Halil Cibran bayağı dolu bir zihin. Ancak müneccim değiliz ki - bazı cümlelerin anlaşılması hiç de kolay değil nitekim. Ama bitti bi çırpıda :)
320 syf.
·17 günde·Beğendi·7/10
Kitabı ilk gördüğümde çok heyecanlanmıştım fakat okuduğumda birşeyi farkına vardım tarihsel gerçeklikte bir uzman olarak bir konu hakkında bir kitap yazacaksak ve bunu dünyanın heryerinde okunacağını biliyorsak bazı radikal fikirlerimizden arınmalı ve her konuya objektif bakabilmeliyiz. Yazarın bahsettiği olaylar sizi konunun içine çekiyor tam ne güzel yazmış derken kendinizi bir radikal düşüncenin baktığı pencerede buluyorsunuz. Bu kitap anlattığı dönem ait bilgi ve belge kıtlığına rağmen çok güzel yazılmış. Bahsettiğim fikirleri ise kitabı kesinlikle okumanıza engel olamaz eğer kısa bir zaman içinde Avrupa Halkları hakkında azımsanmayacak kadar bilgiye erişmek istiyorsanız yeterli olacaktır.
256 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Alışılmışın dışında bir kişisel gelişim kitabı..Dün, bugün ve yarın arasında tadına doyamayacağınız bir yolculuk fırsatı veriyor. Her ne kadar bazı yerleri sıkıcı da olsa; kitapta o kadar güzel bilgiler veren bölümler var ki birbirini telafi ediyor. Japon kültürüne, meditasyona merakınız varsa mutlaka okumanız gereken bir kitap.
256 syf.
Bu kitabı okumadan önce Ikigai-Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı kitabını okumanızı tavsiye ediyorum. İkigai ne olduğunu anlamanıza temelini atacaktır. Önce hayatınızın ikigaisini bulmanıza yardımcı olur. Bu kitabı okuduğunuzda bazı yöntemler tanıdık gelebilir ama eminim ki bu yöntemleri çoğumuz hayatımızda uygulamayı tam anlamıyla beceremiyoruz. Kitap da çok ilginç yöntemlerle hayatınızı olumlu yönde etkileyecek kısacası hayatınızı en baştan kuracağınız engin bilgelikler içeren bu kitabı okumanızı uygulamanızı ve ikiganizi bulmanızı bütün içtenliğimle diliyorum. Mutlu sağlıklı ve uzun bir yaşam diliyorum. :)
258 syf.
·2 günde·Beğendi·5/10
Belgesel tadında başladı, ilerleyen sayfalarda hayat , vahşi doğa, aşk, yuva ..daha da ilerleyen sayfalarda insan ve hayvan arasındaki acımasız ilişki ,hayatta kalma mücadelesinin insan tarafından dövüşe çevrilmesi..

..Hayat kendi zirvesine donanımlı olduğun şeyi en iyi şekilde yapınca ulaşır...
56 syf.
·Beğendi·10/10
İnsanın iç yolcuğunun en güzel yansımalarının yer aldığı, baş ucu kitabı bence ya da her zaman çantada olması gereken yoruldukça usandıkça açıp sayfa sayfa okunası kitap.

Bazı kitaplar yüzlerce sayfa olmasına rağmen bitirildiğinde bir boşluk hissi oluşur hani, çok kıymetli bilgiler içinde yer almasına rağmen okuyucuya geçmez bir türlü. Meczup'ta bunun tam tersi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Bence marifet budur.
316 syf.
·2 günde·8/10
100 temel eser içerisinde yer alan ve ilk olarak ortaokul yıllarımda okuduğum Beyaz Diş'i Doğan Kitap klasikler serisinde görünce dayanamayıp bir kez daha okudum. Bayıldığım Hakan Günday önsözü ise bonusu oldu. .

Roman beyaz diş adında yarı kurt yarı köpek cinsi olan bir canlının yaşamını anlatıyor. Beyaz dişin doğumundan itibaren yaşadıklarını, dünya ile ilk tanışmasını, korkularını, korkuları ile nasıl başa çıkması gerektiğini, zayıflıklarını, anne sevgisini, itaat etmeyi, hayatta kalma mücadelesini okurken aslında bana göre en vahşi olan canlı bizleri yani insanı tanıyoruz. .

Jack London'ın hayatını incelediğimizde ideal yol olarak gördüğü sosyalimizi eserdeki karakterlerin yaşamakta olduğu sıkıntılar üzerinden toplumdaki sıkıntıları mercek altına alarak bizlere aktardığını görüyoruz. .

Tüm bunların yanında bana göre eserin en büyük özelliği, olay örgüsü, karakterler ve hikayenin geçtiği coğrafyalar ile kendini her zaman bir "kurt" olarak nitelendiren Jack London'ın hayatının birebir paralellik göstermesi. .

Cinsiyet rollerinden, doğaya yabancılaşmaya ve üstün tanrılar olarak görülen beyaz ırk göndermelerine kadar her detayı ile her yetişkinin mutlaka okuması gereken bir başyapıt.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 183 okur okudu.
  • 38 okur okuyor.
  • 220 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.