Serdar Gökmen

Serdar Gökmen

ÇizerTasarımcı
7.9/10
580 Kişi
·
1.553
Okunma
·
0
Beğeni
·
74
Gösterim
Adı:
Serdar Gökmen
Unvan:
Çizer
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
288 syf.
... ve üniver­siteye istifa mektubunu sunar, hayatının on yıllık, insanoğlunun ise yüzyıllarca etkileneceği o periyod başlar. Nietzsche bu süreçte çok daha sade bir hayat yaşar. Genelde yürür, yürürken de aklıyla yazar.

Yani Nietzsche çalışmak için yürümek zorun­dadır. Çünkü söylemine göre; (..) duvarların arasında hapsolmuş, sandalyelerine çakılıp kalmış yazarların kitapları obezdir, ağırdır.'' yürüyerek kendi bilincini özgür kılan Nietzsche, başka düşüncelerin esiri olmaktan kurtulduğu gibi insanlardan da kurtulmaktadır. Çünkü yürüyerek dünyada kendi evrenini yaratıp, kendi yaşam alanını çizer insan ona göre.

Yürüyerek doğaya döner Nietzsche. Şehirden çıkıp artık doğayla içiçe kaldığında 1881 yılı ibareli şöyle bir notu bırakır bize; ''Deniz ve alabildiğine gökyüzü! Bunca zaman ne diye işkence etmişim kendime!''

John Kaag Nietzsche'yi anlatırken soru soruyor bolca. Zor sorular. Kendi olmak üzerine çıkılan yolda ne kadar kendin olabildiğine, seni kendin olmaya dair neyin kısıtladığını farketmeni sağlayan rahatsız edici sorular.

Belki bir gün bir atın boynuna kafamı dayayıp ölenin aslında ben olduğumu söyleyeceğim.
207 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Meşhur zeki, kibar, centilmen ve esprili, yaptıkları çeşitli film ve dizilere konu olmuş Maurice Leblanc’ın yarattığı karakter Arsen Lupen’le ‘Kibar Hırsız’ kitabıyla tanıştım ve çok sevdim. Sherlock Holmes ile kıyaslanan Arsen Lupen’in birbiriyle kulvarları ise çok çok farklı. Suç dünyasının Sherlock Holmes’u dedikleri Arsen Lupen çeşitli maceralarıyla sizi hem eğlendiriyor hem düşündürüyor. Kitap çeşitli bölümlerden oluşuyor. Her bölümde Arsen Lupen’in kıvrak zekasına hayran kalıyorsunuz. Bir çırpıda bitirebileceğiniz akıcı dile sahip bir eser.
286 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ahmet Mithat Efendi bu eserinde tanzimat dönemi sorunlarından olan yanlış batılılaşmayı işlemiştir. Eserde Osmanlı toplumundan iki tip karakter görüyoruz.Felâtun Bey aşırılıkları seven ,savurgan bir tip, Rakım Efendi tutumlu, kendini her alanda geliştirmiş saygın bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Severek okuduğum, akıcı eserlerden.

" Söz sözü açar, açılan sözler istenilmeyen sözlere kadar varır."
"İnsanın sözü yüreğinin aynasıdır derler..."
"Ah insan böyledir. Diğerlerinin deneyimlerine güvenemeyerek, denenmiş şeyleri bizzat denek ister."
207 syf.
·8/10 puan
Maurice Leblanc'ın yarattığı "Kibar Hırsız" karakteri; canlı, neşeli, zeki, esprili, yetenekli, cesur, centilmen, sempatik, özgüvenli, cömert, ve gizemli yönleriyle efsane bir karaktere can vermiş. Bu yüzden okurken Arsen Lüpen'e hayranlık duymaktan kendimi alamadım. 9 kısa hikâyeden oluşan kitapta, bölümlerin birbiriyle bağlantı içinde olması ve sıralaması güzeldi. Zaman zaman durağan ilerlesede, genel olarak karakterin kıvrak zekâsıyla eğlendirici sahneler ve gülümseten maceralar oldu.
Hızlıca okuyayım bitsin, fazla düşündürüp yormasın, azıcık eğlendirsin dediğiniz bir kitap arıyorsanız tavsiye ederim.
Yazarın okuduğum ilk kitabına bu kadar yorum yaptıktan sonra diğer kitaplarında ne yazacağımı bilmeden ikinci kitaba başladım bile :)
207 syf.
·10 günde·Beğendi·7/10 puan
Çerezlik kitap bazı yerlerinde merak uyandırıyo ama lupen dizisini izlediyseniz bu adamın neler yapabileceğini tahmin ediyorsunuz önce kitabı okuyun sonra diziyi izleyin daha zevkli olur. Genel olarak keyifli ve akıcıydı sarıyooooo
207 syf.
·2 günde·7/10 puan
Kitapta 9 tane Arsen Lüpen hikayesi bulunuyor. Bu hikayelerin hepsi birbirinden güzel ve sürükleyici. Hikayelerde Arsen Lüpen'in kişilik özellikleri ve kendisi bize iyi ve basit bir şekilde anlatılıyor. Hikayelerin, bazen Arsen Lüpen'in, bazende başkalarının bakış açılarıyla anlatılması güzel. Biz bu sayede ana karakter olan Arsen Lüpen'i daha iyi tanıyoruz.

Hikayelerde sık sık betimlemeye gidilmemesi çok güzel ki zaten hikayeler direkt ana konu odaklı ilerliyor. Yani yan konu ve bol betimleme ile kafamız karışmıyor. Diyalogların oturaklı olması ve karakter özelliklerini pekiştirici olması ise hikayeleri daha iyi yapıyor. Hikayeler farklı zamanlarda geçip birbirlerini tamamlayıcı nitelikte, ayrıca son hikayeyle de sonraki kitaba bir kapı aralanıyor.

Hikayeler gerek bakış açılarıyla gerek ayrıntıları ile bizi şaşırtmayı beceriyor ve kitaba olan odağımızı fazlalaştırıyor. Kitapta anlatımın sade ve basit olması ise kitabın okuyucu kitlesini geniş bir yelpazede tutuyor.
286 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10 puan
Kitap Tanzimat dönemi eseri. Okurken öncelikle bu husus göz önünde bulundurularak okunması gerekir. Eser kıyas açısından şahane bir eser. İlk kıyas kitabın ismi ile başlıyor felatun bey ve rakım efendi.
Bir tarafta frenkce platon bir tarafta Arapça rakım. Bir tarafta bey bir tarafta efendi. Bey ve Efendi ismi bile kıyas için seçilmiş.

Efendi demek eğitimli demek ama bey her ne kadar sıfat olsa da bey gibi yaşamak yani bir hoyratlik var ve lüks yaşama var. Oysa efendi yaşam biçimi öyle midir? Daha muntazam ve sade bir yasam biçimi.
Ahmet Midhat Efendi icindeki ve hayalindeki rakım efendiyi konuşturmuş bu eserinde. Kendisi de tıpkı eserindeki kahraman gibi tercümanlik ile ilgisi var ve meslek olarak yapmıştır. Bu eserde batılı figüran felatun bey yerilse de rakım efendiye nazaran daha dürüst diyebiliriz. Aslında bu zihniyet hala günümüzde de devam ermektedir. Örneğin çoğu konyalı hovardalik için Antalya'yi tercih eder. Neden çünkü Antalya Konya'ya nazaran daha batılı bir hayat sürer. Tıpkı rakım efendi'nin hovardalik için Beyoğlu'nda bir Fransız ile dost hayatı yaşamasi gibi. Kitapta asıl verilmek istenen mesaj efendilik ve alaturkalik olduğu için iyi karakter üzerinden gidilmiş alafranga karakter biraz göz ardı edilmiştir. Tanzimat dönemine ait bir eser okuma keyifli idi.
288 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Bir tarafta batı kültürüne aşık olmuş ve bu yolda bütün servetini kaybetmiş olan Felatun Bey ve diğer tarafta ise kendi kültürüne bağımlı, çalışkan, efendi bir şahsiyet olan Rakım Efendi'nin maceraları.
Okunabilir bir roman.
Sadece beni şaşırtan bu Roman neden 100 Temel Eser içerisinde? Şahsi kanaatimce pek orada olmaya layık değil.
142 syf.
·2 günde·9/10 puan
Edgar Allan Poe'nun okuduğum ilk kitabı olan Morgue Sokağı Cinayetleri kısa kısa öykülerden oluşan bir kitap ilk kez 1841'de yayınlanan bir kısa öykü olarak yayınlanmış bir kitaptır. bugün okuduğumuz polisiyeler gibi olmasa da başarılı hikayeler barındıran kitapta bölüm sonları çok vurucu olmakla birlikte dikkat çeken bir unsur Sherlock Holmes hikayeleri gibi genelde iki kişi iz sürmeleri. Birçok kaynakta Arthur Conan Doyle’ye de yani Sherlock Holmes yazarına da ilham kaynağı olmuş Edgar Allan Poe aslında günümüzde Polisiye yazan birçok yazara ilham kaynağı olmuştur.

Kitaba dönersek Dupin'in ve dolayısıyla Allan Poe'nun bir gizemi çözmede ne kadar zeki olduğunu olduğunu görüyoruz. Genel olarak, bu hikayeler korku türünün ilginç erken örnekleri olurken Sherlock Holmes,Agatha Christe ve Tess Gerritsen gibi yazarların kitaplarını okumamış kişiler için giriş kitabı sayılabilir tarzda bir kitap

Yazarın biyografisi

Adı:
Serdar Gökmen
Unvan:
Çizer

Yazar istatistikleri

  • 1.553 okur okudu.
  • 109 okur okuyor.
  • 711 okur okuyacak.
  • 20 okur yarım bıraktı.