Bu kitap, okurken altını çizmek istediğim cümlelerin hiç bitmediği eserlerden biri oldu. Felsefe ve psikolojiyi bir araya getirirken bunu sıkıcı olmadan yapabilmesi en sevdiğim yanıydı.
Bazı bölümlerde temposu yavaşlasa da verdiği düşünceler buna değiyor. Özellikle insanın kendisiyle yüzleşmesi, yalnızlığı ve hayatı anlamlandırma çabası üzerine çok şey söylüyor.
En sevdiğim kısımlardan biri ise kitabın sonundaki Yazarın Notu bölümü oldu. Hikâyede hangi karakterlerin ve olayların tarihsel gerçeklere dayandığını, hangilerinin kurgu olduğunu öğrenmek kitaba farklı bir gözle bakmamı sağladı. Roman boyunca gerçek ile kurgunun bu kadar başarılı iç içe geçirilmiş olması beni ayrıca etkiledi. Kitabı bitirdikten sonra o bölümü okumak, sanki hikâyenin perde arkasını görmek gibiydi.