9/10
·112 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 03:24
Marguerite Duras 6 Ağustos 1945'te atom bombasının atıldığı haberini aldığında, Fransa'daki Annecy Gölü kıyısında, Talloires'da bir "Sürgünler Evi"nde (Maison des Déportés) bulunuyordu. ​O sırada Duras, Nazi toplama kamplarından (Buchenwald ve Dachau) yeni kurtulmuş ve ölümün kıyısından dönmüş olan eşi Robert Antelme'in iyileşme süreciyle ilgileniyordu. Duras, yıllar sonra yazdığı Yeşil Gözler (Les Yeux Verts) kitabında o anı şöyle anlatır: ​"6 Ağustos 1945'i hatırlıyorum, eşim ve ben Annecy Gölü yakınındaki bir sürgün evindeydik... Haberi radyodan duyduğumda evin eşiğinde kalakalmıştım." Bu kişisel tanıklık, yazarın zihninde büyük bir tarihsel trajedi ile (Hiroşima) en mahrem kişisel acının (kocasının kamplardaki yıkımı ve kendi bekleyişi) birleşmesine neden olmuştur. ​"Hiroşima’da hiçbir şey görmedin. Hiçbir şey." Kitap bu sarsıcı inkarla açılır. 1957 yılının Ağustos ayında, Hiroşima’da bir barış filminde rol alan Fransız bir aktris ile Japon bir mimarın yolları kesişir. Ancak bu, sıradan bir yasak aşk hikayesi değildir. Duras, iki insanın bedenleri üzerinden iki şehrin; atom bombasıyla kavrulan Hiroşima ile aşkı yüzünden cezalandırılan kadının geçmişi olan Nevers'in acılarını birbirine mühürler. Kitapta Hiroşima ile Nevers'in (kadının geçmişi) iç içe geçmesi, aslında Duras'ın o gün Annecy'de yaşadığı toplumsal dehşet ile kişisel bakım sorumluluğu arasındaki o garip çarpışmanın bir yansımasıdır.
1000Kitap
Hiroşima SevgilimMarguerite Duras · Can Yayınları · 2011706 okunma
Spoiler İçerir!
9/10
·112 syf.··
2024 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2024 14:04
"On ne voit bien qu'avec le cœur. L'essentiel est invisible pour les yeux. (İnsan yalnız yüreğiyle doğruyu görebilir. Asıl görülmesi gerekeni gözler göremez.)" İşte böyle demişti lisedeki Fransızca hocam okuldaki son günümde. Bana bu kitabı alıp içine hedeflerim için iyi dileklerini yazmıştı. Bu kitabın değeri büyüktür benim için. Çevremizde olan o kadar şey var ki ister istemez olgun davranmalıyız. Lakin ben, bu kitapta ben uzun yıllar sonrasında tekrar küçük benliğime dönebildim. Küçülmek ancak bu kadar büyük ve güzel bir şey olabilirdi. Hikaye bir pilotun çölde kaza yapmasıyla başlar. Pilot, düştüğü yerde başka bir gezegenden gelen küçük bir çocukla karşılaşır. Sonrasında, küçük prensimiz macerasını anlatmaya başlar. Prensimiz, kendi gezegeninden çıkıp başka gezegenleri gezip dolaşmasını anlatır. Sırasıyla kral, kibirli adam, sarhoş, iş adamı, fenerci ve coğrafyacıyla tanışır. Bu gezide, yetişkinlerin ne kadar tuhaf olduğunu anlar. Bu kitabı küçük bir çocuğa okursanız zevk alır, biz büyükler ise ders çıkarırız. Yine de anlamayacaklar olur. Olur öyle şeyler, büyükleri hoş görmek lazım.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2024 496. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2024 11:57
Louis Aragon, 1942'de Les Yeux d'Elsa adlı kitabının önsözünde şöyle diyordu: "Şiir sanatı, zayıf olanı güzel'e dönüş­ türmenin simyasıdır"2• O'nda vatan sevgisi ile eşi Elsa'ya olan büyük aşk, bazı şiirlerinde adeta içiçe yaşamaktaydı. Biçim olarak Hugo'nun kullandığı "alexandrin" dizesini, O da severek kullanı­ yordu. Yine de, sadece ona bağlı kalmayıp, biçim ve sözcük seçimi açısından, çağdaş Fransız edebiyatına büyük bir özgünlük getirmeyi bildi. Bu edebiyat içinde yer alan hiçbir şairin şiiri, Aragô'n'unkiler kadar şarkılaştırılmaya layık görülmedi3. Bestele­ nen çok sayıda şiiri, O'na yaygın bir ün kazandırdı. Aragon, Cremieux'nün kendisine yönelttiği "...hem kadın-erkek çiftinin mutluluğunu savunuyorsunuz, hem de, o ünlü dizenizde Mutlu Aşk Yoktur diyorsunuz, peki bu görüşünüzle nasıl uzlaşabiliyorsu­ nuz?"
Aşk ve Şiir
Mutlu Aşk YokturLouis Aragon · Adam Yayınları · 1999789 okunma
Puan vermedi·
“on ne voit bien qu’avec le coeur. L’essentiel est invisible pour les yeux.” “insan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir, en temel şeyi gözler göremez.”
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,3bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2024 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2024 21:54
Değindiği konunun işlenişindeki ince detaylar ve betimlemeler hoşuma gitti. Bir kadının kendini buluşu, tanıması ve özgürleşmesi güzel anlatılmıştı. En sevdiğim kitaplar arasında yerini aldı. “Ah! Si tu savais! Ce que tes yeux me disent…”
UyanışKate Chopin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,442 okunma
9/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2023 70. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2023 12:06
"Onur. Bağlılık. İntikam". David Kirk 'ün " L'Honneur du Samouraï " bizi şeref, sadakat ve intikam ilkelerinin Japon savaşçıların hayatlarının temel direkleri olduğu bir zamana götürüyor. Bu destanın kalbinde ünlü efsanevi samuray, Japon kurdu, Miyamoto Musashi , Japonya'da Doğu güçlerinin Batı güçlerine karşı zafer kazandığı önemli bir tarihi an olan Sekigahara Muharebesi'nde acımasızca yenilgiye uğratılmadan önce bir zamanlar zaferin tadını çıkarmıştı. Doğulu güçler ülkeyi ele geçirerek önceki rejimi etkili bir şekilde sona erdirdi. Bu acı yenilginin ardından Miyamoto Musashi kendisini tehlikeli bir durumda buluyor. Samuray onurunun kurallarına uymak ölüm anlamına gelir ama o yaşamayı seçerek sosyal normlara meydan okur. Artık milletin düşmanı sayılan Miyamoto Musashi'in başına ödül kondu. Hayatını koruma ve ölmesini isteyenlere karşı intikam planları yapma arayışına, felsefesini özetleyen bir atasözü rehberlik ediyor: "Kılıç hayat verir. Kılıç ölüm verir." L'Honneur du Samouraï beni Miyamoto Musashi'in ruhunun derinliklerine soktu; Onur vizyonunu zamanının çelişkili talepleriyle uzlaştırmak gibi zorlu bir görevle karşı karşıya kalan bir adam. Yolculuğu sırasında beklenmedik müttefiklerle tanışır, yürek burkan ahlaki seçimlerle karşı karşıya kalır ve bir savaşçı ve erkek olarak büyür. Zamanın siyasi entrikaları ve rekabetleri olay örgüsüne büyüleyici bir karmaşıklık katıyor. Biyografik kurgu ve öğretici hikayeden oluşan bu macera romanı bize eksiksiz bir edebi deneyim sunuyor. Yazar hoş bir şekilde yazıyor ve savaşları zekice anlatıyor. Karakterler iyi tasvir edilmiş. Ton doğru, ritim canlı ve 17. yüzyıl Japon kültürü mükemmel bir şekilde anlatılıyor. Kılıç dövüşleri görsel ve sürükleyici bir şekilde anlatılıyor ve egzersiz hassas olmasına rağmen oldukça başarılı. """"Genel olarak, bu güçlü hikaye bize bir savaşçının
1000Kitap
L'Honneur du SamouraïDavid Kirk · Albin Michel · 20181 okunma