Sen kızıl tilkilerin sentetik görüntüsü, bukalemun denen yaratığın aynadaki kuşkusu! Milyonlarca âlemi dansa sürükleyen gereksiz enerji!
Ah kıvrılsam yatsam yanına sarı veya pembe bir rüzgâr gibi uzansam rüyalarına, sırtındaki leylaklar, zambaklar ağlasa.
Onun böyle boş düşünceleri, istekleri olmadığına, yok yere sokaklarda dolaşmadığına, odasında uzanıp insanlık onurunu ve rahatını kaybetmediğine şükrediyordu.
Oblomov'un içinde olup bitenlerin kimselerin haberi yoktu. Eşi dostu sanıyordu ki onun bütün derdi yemek içmekten ve uyumaktan ibaret. Ne bilsinler? Herkes onu akıllı uslu bir insan diye tanıyordu.