Bağımlı bireylerde en temel meselelerden biri, ona zarar veren ve faydalı olan arasındaki farkları sezmeye dair yeteneğinin geçmiş süreçlerde sekteye uğramış olmasıdır. Duygularını dinlemeyi ve duyduklarını kendi adına iyi olanı ayırt etmek için kullanmayı öğrenmemiştir. Ya da bu yetisi daha çocukken zedelenmiş olup diğer sağlıklı bireylerde olduğu gibi kendini dış dünyadan korumak, iyiliği ve huzuru için sağlıklı insanlara, verimli koşullara yönelmek gibi yaşam biçimlerini benimseyememişlerdir. Tehlikeyi sezip kaçamaz, hastalanacağı durumu öngörüp uzaklaşamaz. Duyguları ancak abartılı olduğunda tanıyabilir, hissedebilir. Bu yüzden drama kraliçesi/kralıdır. O gözyaşı dökmez, parçalanarak aşırı ağlar, gülmez kahkaha atar, canı sıkılmaz boşluğa düşer, üzülmez kahrolur. Ancak uçlardaysa duygunun içine girebilir. Bu nedenle kendisine bu tarz yoğun duyguları hissettiren kaotik, dramatik, sorunlu, arızalı ilişkiler seçer. Buralarda daha uyumlu hale gelir. Bu tanıdık sular tuhaf bir şekilde kişiye kendini evinde hissettirir.