"Ne mükemmel bir Müslüman - Türk kadını! " kitabının içinde kendinin özetini geçmiş Samiha Ayverdi, bu kadar geç tanıdığım için üzgün ama yine de tanıyabildiğim için mutluyum. İlk basım tarihi 1985 olan bu kitap , deneme türünde olsa da bana tarihi olaylarla dolu bir hatıra defterini anımsattı , aslında ne olduğumuzu ama Batı'nın rüzgarına nasıl kapıldığımızı ve bu süreçte kendi yaşadığı olayları kaleme almış. Türk medeniyetine , örfüne , adetine sıkı sıkıya bağlı yazarımızın , kendi deyimiyle "dönmeleri" görünce , duyunca hissettiği huzursuzluğu okuyucuya da yansıtabiliyor.
"Batı dünyâsına zebün olup diz çöküşümüz, sâri hastalık gibi, ne de çabuk iliğimize kemiğimize işlemiş bulunuyor. Bâhusus, bu illet millî kültür zırhı giymemiş zümreler arasında kendine zemin bulup nasıl da kolaylık ve şuursuzca bir sür'atle yayılabiliyor.
Bir millet, târihi, medeniyeti, dîni, irfânı, an'anesi ile bir bütün olduğuna göre, bu kaleden taş düşürmek demek, o kalenin burcunu bârûsunu ören diğer taşların da gevşeyip birer birer yerlerinden oynaması ve âkıbet koca kalenin yıkılması demektir.
Bir kere çözülmeye imkan verilmeye görsün... Arkasından dil gider, târih gider, örf gider ve bir milleti millet yapan binlerce yıllık o medeniyet ordusunun bütünü gider.
Bu çözülüşü önlemek için onlara güç, onlara hız, onlara şevk ve onlara Türk'ün Kızılelma'sını yeniden bulup gösterirsek, bu îman orduları gene uçar, gene taşar, gene coşar..."