...içinde konuşan Tanrı'yı söze getiren, sessizliktir.
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:25
Kendi atmosferini oluşturabilmiş şairler, başka bir bakış geliştirebilenler değil de, bakışını koruyabilenlerdir belki de... Çünkü her ruhun olağanüstü bir başkalığı var... Bunu biraz kendi ruhuna şahitlik etmiş herkesin onaylayacağını zannediyorum. Şiirin tasarlanabilir bir edebi tür olmadığını, onda teselliden çok mecburiyet olduğunu, sıkıntının ve taşmanın varabildiği bir kanal olduğunu, zihnin doğal akışından kopamayacağını Necatigil şiirinde görebilirsiniz. Bu doğal bakışın saflığında, insanın ruhuna giden müthiş patikalar keşfetmiş... Özellikle bu eserde, kişisel ızdırabı, sosyal bağlama öyle ustalıkla yerleştirmiş ki, bir müddet o evlerde yaşadığınıza, o kederi ve sevinci, maddi kaygıları birlikte taşıdığınıza inanabilirsiniz. O dönemin, bu günlerle benzerlikler göstermesi de üzerinde durulmaya değer konulardan biri. Uçlarda yaşamlar... Çok zengin ve çok fakir... Ama aslında zenginlik maddi güçten ibaret midir? Bilgelik bilgiyle ne kadar ilgiliyse :) "Büyük şair bize kendi zenginliğimizi hissettirir..." diyordu Emerson. Okura bir süreliğine kişisel varlığını unutturan, sadece duyguya dahil eden, o derinliğin içine usulca bırakan, hayretiyle başbaşa bırakan bir eylemdir şiir. Necatigil'de zamanının ötesine geçebilmiş üstadlardan biridir. Ve -bütün nüanslarıyla- Walt Whitman şiirine ne çok benzediğini farkettim, hattâ dönüp Whitman'ın dizelerini şaşkınlıkla okudum :) Esere özgü bir cümle seçilecek olsaydı bu; “Susanlara hiçbir şey sormayınız." cümlesi olurdu. Necatigil'in bu cümleyle olan bağını, kızı Ayşe Sarısayın şöyle anlatıyor; -Sıcaktan bunaldığımız yaz geceleri biraz olsun serinleyebilmek için deniz kenarındaki çay bahçesine veya yazlık sinemaya giderdik. Bazı filmlerde ağlayışlarını anımsıyorum babamın, ya da komik filme kendini kaptırıp çocuklaşarak
Şiir
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,625 okunma
Önce Vatan Sonra Yaşamak
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:30
Bu eser, Türk tarihini, kimliğini ve mitolojik köklerini, vatan, millet, töre, şehitlik ve ahlaki çöküş temaları etrafında şekillenen yoğun bir anlatı sunmaktadır.Türk milletinin Ötükenden Anadoluya uzanan tarihsel yolculuğu, savaşlar, kahramanlıklar ve bağımsızlık mücadelesi güçlü bir destansı üslupla işlenmiş.Önce vatan anlayışı sürekli vurgulanırken, bireysel yaşamın millet uğruna ikinci plana atılabileceği düşüncesi ön plana çıkıyor.Eserde yalnızca kahramanlık değil, aynı zamanda savaşın yıkıcı yüzü de yer yer sorgulanıyor.Ölü Çocuk, Şehide Mektup ve benzeri bölümlerde masumiyet, kayıp ve acı derin bir duygusallıkla ele alınmış.Böylece metinler tek yönlü bir yüceltme yerine, hem fedakarlığın hem de bedelinin altını çizen çok katmanlı bir yapı kazanıyor. Mitolojik kısım olan Kalgançı Çağı ise insanlığın ahlaki çöküşünü sembolik bir dille anlatıyor. Düzenin bozulmasıyla birlikte kötülüğün güç kazanması, değerlerin ters yüz olması ve kaosun yayılması işleniyor.Ancak sonunda Tanrı Ülgenin müdahalesiyle düzen yeniden kuruluyor.Ahlaki yozlaşmanın kaçınılmaz olarak yıkıma yol açacağını ve sonunda ilahi adaletin tecelli edeceği vurgulanmış. Türklük bilinci, vatan sevgisi, kahramanlık, şehitlik ve ahlaki uyanış temalarını şiirsel, yer yer sert ve eleştirel bir dille birleştiriyor.Hem tarihsel hem de mitolojik bir anlatım yapılmış. Vatan, tarih ve kimlik temalarını derinlemesine işleyen bu eser, özellikle destansı anlatımları ve mitolojik göndermeleri seven okuyucular için oldukça etkileyici. Duygusal yoğunluğu ve fikir derinliğiyle dikkat çeken bu çalışmayı çok beğendim, herkese tavsiye ederim.
1000Kitap
Önce Vatan Sonra YaşamakBurhan Çay · Gece Kitaplığı · 20253 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·309 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:00
Bazı kapılar kapanıyorsa, onları zorla açık tutmaya çalışmanın herkes için daha büyük yıkımlara yol açabileceğini ; bir insanın geçmişindeki yaralara dokunmanın büyük bir sorumluluk olduğunu hatırlatan etkileyici bir kitaptı . Merak uyandıran ve bir solukta okunan kurgusuyla hızla aktı ve finaliyle de oldukça şaşırttığını söyleyebilirim .
Psikoloji
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,8bin okunma
NASIL YAŞANIR?
7/10
·432 syf.·
2026 14. kitabı
Roger-Pol Droit, 1949 Paris doğumlu, Fransız filozof, gazeteci, eğitmen ve yazardır. École Normale Supérieure de Saint-Cloud'da öğrenim görmüş. Felsefe alanında öğretmenlik yeterliliği derecesine, felsefe doktorasına ve araştırma yönetme yetkisine sahip. İlk makaleleri 1972 yılında, 23 yaşında henüz bir öğrenciyken Le Monde gazetesinde yayımlanmış. Berck ve ardından Honfleur liselerinde öğretmenlik yapmış. 1989'dan itibaren CNRS'te araştırmacı ve üniversite profesörü olarak görev almış. İlk olarak Hegel ve Marx Üzerine Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi'nde, ardından Jean-Pépin Merkezi'nde çalışmış. Ayrıca Le Monde Des Livres, Les Échos, Le Point ve Clés yayınlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Droit’nın araştırmaları, Batı düşüncesinde "öteki"nin temsilleri üzerine odaklanmaktadır. Felsefeyle, edebi ve şiirsel yaratıcılığın kesişim noktasında yer alan alışılmışın dışında, oyunbaz ve kimi zaman şaşırtıcı görünen daha kişisel metinleriyle geniş kitlelerce tanınıyor. Bu tarzın ilk örneği, 24 dile çevrilen ve televizyona da uyarlanan "101 Gündelik Felsefe Deneyimi" adlı eseridir. Droit, bazıları geniş kitleler nezdinde büyük başarı yakalamış olan felsefe ve fikir tarihi üzerine 30’a yakın kitabın sahibi. "Düşünürlerin Eşliğinde (1998)", "Kızıma Dinleri Öğretiyorum (2000)", "101 Gündelik Felsefe Deneyimi (2001)", "Kızıma Felsefe Öğretiyorum (2004)", "Dostlar Arasında Küçük Felsefe Deneyimleri (2007)", "Kısa Felsefe Tarihi (2008)", "Felsefeyle Saadet Olmaz (2015)", "Yalnızca Bir Saatim Kalsaydı (2014)", "Filozoflar Nasıl Yürür? (2016)" ve son olarak "Alice Fikirler Diyarında (2025)" eserlerini yazmış. Droit, geçen yıl yayımladığı bu romanıyla felsefeyi her yaştan okura sevdirmek adına Lewis Carroll'ın klasik kurgusunu felsefi bir zemine taşımış. Harikalar Diyarı’nın yerini kavramların, mantık
Edebiyat
Alice Fikirler DiyarındaRoger-Pol Droit · Domingo Yayınları · 202631 okunma
Puan vermedi·370 syf.··
2026 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 00:00
Cem Mumcu, psikiyatrist kimliğinin getirdiği o keskin gözlem yeteneğini, bu kitapta okurun savunma mekanizmalarını yıkmak için kullanıyor. Başkalarına danışmanlık yaparken, eğitimler verip kitlelere yol gösterirken dışarıyı ve "ötekini" analiz etmek her zaman çok daha kolaydır; asıl zor ve ürkütücü olan, kişinin bizzat kendi zihnindeki karanlık odalara ve kör noktalara bakabilme cesaretini göstermesidir. İşte bu kitap, o cesareti talep eden, okuru kendi yalanlarıyla yüzleştiren sarsıcı bir psikolojik rehberdir. Yaşadığınız o "büyük" hayal kırıklıklarının ve tekrarlayan sorunların mimarı aslında sadece sizsiniz. Kitabın sonunda, kendinize acımayı ve başkalarını suçlamayı bıraktığınız an, o büyük bir omuz çöküntüsü yaşarsınız. Ancak yazar, bu acımasız yüzleşmenin (otopsinin) ardından gelen o tuhaf özgürlük hissini size hediye eder. Maskeler düştüğünde ve kendi karanlığınızla barıştığınızda, artık kimseye bir şey kanıtlamak zorunda kalmadığınızı fark edersiniz..
Kendine Bakma KitabıCem Mumcu · Okuyan Us Yayınları · 2020317 okunma
Çeviri çok kötü.
6/10
·96 syf.··
2026 26. kitabı
İlk incelemem direkt diyorum, İngilizce biliyorsanız gidin direkt ingilizce versiyonunu okuyun. Kitap size kötü çeviri ile öyle güzel bir beyin cimnastiği yaptırıyor ki, kapitalizm eleştirisi yerine ezoterik bir metini deşifre etmeye çalışıyorsunuz gibi hissettiriyor. Örnek vermek gerekirse Orjinal metin Capitalist ideology in general, Zizek maintains, consists precisely in the overvaluing of belief - in the sense of inner subjective attitude - at the expense of the beliefs we exhibit and externalize in our behavior. Kitaptaki çevirisi Genelde kapitalist ideoloji, diye ileri sürer Žižek, sergilediğimiz ve davranışlarımızda dışsallaştırdığımız inançlar aleyhine, tastamam -içsel öznel tutum anlamındaki- inanca aşırı değer vermekten oluşur. Olması gereken çeviri Zizek'e göre, genel olarak kapitalist ideoloji, tam olarak içsel öznel tutum anlamında inancın aşırı değer görmesinden ibarettir; bu da sergilediğimiz ve davranışlarımızda dışa vurduğumuz inançların göz ardı edilmesine yol açar. Ezoterik yapının, gayet basit bir çeviri aracılığı ile net bir biçimde ne anlatmak istediği aşikar, o yüzden tekrardan diyorum ingilizceniz var ise orjinal metini okuyun.
Kapitalist GerçeklikMark Fisher · Habitus Kitap · 2020115 okunma