Amat
10/10
·239 syf.··
2026 23. kitabı
İnanılmaz iyi bir kitap. İçine çekme ve kurgu anlamındaki başarısından, deniz romanı olarak Türk edebiyatının mihenk taşlarından biri olması gerektiğine kadar birçok şey yazılıp söylenebilir. Ama bunlardan da önemlisi, kitabın alegorik anlatım noktasında zirveye oynaması.. gerçekten olay akışı çok güzel ve insan kitabı okurken içindeki detayları fark ettikçe daha hoş hissediyor. Spoiler kısmı Zaman felsefesi çok ön planda değil ama kitabın temelini oluşturan şey de o esasında... Sadece bunu anlayabilmek için bazı detayları yakalayabilmek lazım. Mesela Fisagorcuların "zamanın döngüsel olduğu" fikirleri bize anlatılırken Amat isimli bir geminin iki Osmanlı fırkateynini batıran kara sancaklı bir geminin peşine düşerek yola çıktığını (tabii bunu Diyavol Paşa dışında kimse kesin olarak bilmiyor zira gizli), sonrasında bu Amat gemisinin sancağının siyah olup da iki Osmanlı fırkateynini batırdıklarını ve 247 kişiden oluşan mürettebatın şaşırdığını, sonrasında aynı olayın yaşanması hasebiyle gemideki bazı adamların kafasının karıştığını, sonrasında Veba bulaşıp da çoğu öldüğü vakti, 247 meşe ağacı hikayesini birleştirince buradan şu sonuç çıkıyor: Bu gemi aslında sonsuz döngü cehennemiyle karşı karşıya bırakılan günahkarların gemisi... Yani marangoz Nuh'un sipariş üzerine 247 meşe ağacını kestiği vakitten geminin sefere kalkışı itibarıyla tayfanın vebadan kırıldığı güne kadar sonsuz bir döngüsellikle cezalandırılmışlardır. Bizim Süleyman Reis de bu yolla ölümsüzlüğü yakalamıştır. Tabii bundan ne kadar memnun, ne kadar değil, orasını muallakta bırakacak şekilde bitiriyor Anar. Yine de kitabın bir bölümünde geçtiği gibi kesinliktense bu tür belirsizlikler insanın içini daha fazla merak duygusuyla kaplıyor ve kitap hakkında düşünmesine sebep oluyor. Heh bir de, diğer
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,9bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2026 22. kitabı
İç ses, diye söylendim Çocukken şöyle dua ederdim Tanrı’ya: Tanrım bana hiç erimeyen, Kırmızı bir bonbon şekeri yolla. Eski tül perdelerden gelinlik biçerdik Kardeşimle kendimize durmadan, Olmayan çayları, Olmayan fincanlardan içerdik. Olmayan kapıları açardık, Olmayan ziller çaldığında. Siyah papyonlu olurdu mutlaka Resim defterimizdeki damat. Yedi günde yarattığımız dünya Mutlu olurduk pastel koksa. Ve şimdi şöyle dua ediyorum Tanrı’ya: Olanlar oldu tanrım Bütün bu olanların ağırlığından beni kolla!
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·344 syf.··
2026 49. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:50
Yirminci Yüzyıl Hayaletleri; konunun içine çeken etkileyici anlatımı, merak ve gizem unsurlarını barındıran öyküleri, neyin gerçeklik neyin rüya, neyin zihnin ürünü olduğuna dair sorgulamaları, paranormal, fantastik ve bilimkurgu ögeleriyle beğendiğim bir kitap oldu. On altı öyküden oluşan kitapta; etkileyici ve sarsıcı hikâyelerden rahatsız eden, anlamı tam olarak yerine oturmayan anlatılara kadar farklı türlerde öyküler yer alıyor. Bir korku hikâyesinin tekinsizliğiyle gerçek hayatta karşılaşan bir editör, öldüğü sinema salonundan ayrılmayan bir hayalet, zorbalığa uğrayan bir çocuğun dev bir böceğe dönüşmesi, farklı formlara sahip insanlar, tuhaf cinayetler, gerçeklik algısının sarsıldığı olaylar, belirsizliğe sürüklenen yaşamlar, karton kolilerin içinden ulaşılan gizemli dünyalar ve ölülerin yazdığı hikâyeler Joe Hill'in etkileyici anlatımıyla bir araya geliyor. En sevdiğim öyküler; En İyi Yeni Korku: Dergi editörü Edward Carroll'ın, kendisine gönderilen rahatsız edici ve sarsıcı Düğme Çocuk öyküsünün yazarının peşine düşmesini ve kendini tekinsiz olayların içinde bulmasını konu alıyor. 20. Yüzyıl Hayaleti: Rosebud Sineması'nda istediği kişilere görünen bir kadın hayaletin hikâyesi, sinema sahibi Alec Sheldon'ın anıları aracılığıyla aktarılıyor. Pop Art: Genetik bir sorun nedeniyle şişme oyuncak görünümünde yaşayan, sürekli zarar görme tehlikesiyle karşı karşıya olan Arthur Rothe'nin hikâyesi, tek arkadaşının gözünden anlatılıyor. Çekirgenin Şarkısını Duyacaksın: Okula gitmek için uyanan Francis'in kendisini dev bir çekirgeye dönüşmüş halde bulmasını anlatan, son derece rahatsız edici ve mide kaldıran bir öykü. Abraham'ın Oğulları: Sert ve zalim bir baba olan Abraham Van Helsing'in mesleği ile oğullarına karşı tutumu arasındaki sırları ortaya çıkarıyor. Siyah
20. Yüzyıl HayaletleriJoe Hill · İthaki Yayınları · 20265 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 61. kitabı
Ruhunuzun diğer yarısını bulduğunuzu hissettiniz hiç oldu mu? Bir ömür mutlu bir hayat yaşayacağınızı? Beyaz saçlı tonton iki kukuman kuşu gibi olacağınızı? Düşünmüşsünüz elbette çünkü insan ona iyi gelecek,mutlu hissedilecek şeyleri hayel eder. Peki bir sabah işe yolcu ettiğiniz adamın bir kaç saat sonra ölüm haberini alırsanız nasıl hissederdiniz? Hayata kaldığı yerden devam mı ederdiniz? Yoksa gerceği öğrenmek için elinizden geleni mi yapardınız? Bu bir ruhun peşinden İsraile gitmek olsa bile. Sare, tam mutluluğu buldum derken, eşi ve çocuklarıyla mutlu mesut yaşarken, eşi Mehmet'i bir teknede çıkan yangında kaybeder. Üstelik ölümü şaibelidir. Cenazeye ve baş sağlığına gelenler ise eşinin arkadaş çevresine uygun tipler değildir. Sare, okuduğu bir haberin peşinden İsraile gitmeye karar verir. Lakin ruhlara iletişim kurmanın bazı tehlikeleri vardır ve bu tehlikeliler göze alıp yolla çıkar. Yalnızlığı Sen Seçmedin, derin bir sevgiyle eşine bağlı bir kadın aşkını,yasını ve gerçeğe ulaşma çabasını, umudu ve inancı barındıran anlatan etkileyici bir kitap. @birim_ozer_sili @fenikskitap @camkiz_zey Alican
Yalnızlığı Sen SeçmedinBirim Özer Sili · Özyürek Yayınları · 202613 okunma
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 230. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:26
Tehlikeli Oyunlar, metnin sınırları dâhilinde ve Eco’nun ortaya attığı kavramlarla çözümlenmeye çalışılmıştır. Romanın sonuyla ilgili öne sürülen çelişik fikirler örnek okurun işbirliğiyle tartışılmış, gerçek ile kurmaca dünyanın silik ayrımında varlık kazanan roman kişileri, romandaki söylem olanakları dikkate alınarak ait oldukları dünya bakımından (kurmaca-gerçeklik) sınıflandırılmıştır. Ayrıca okuru metinde tahmine zorlayan ya da çıkarımsal gezintilere çıkaran “oyalanma”ların söylem zamanıyla ilişkisi tespit edilmiş, romanın bütününde dikkat çeken kaba gerçekliğe ait ögelerin metne katkısı gözler önüne serilmiştir. Buna göre roman, Eco’nun doğruluk ve yorumlayıcı işbirliği kavramları bakımından değerlendirildiğinde şu sonuçlara ulaşılmıştır: Nurhayat Hanım ve Albay Hüsamettin Tambay kurmaca dünyaya aittir. Gecekondu ile Hikmet’in intiharı örnek okurun işbirliği dikkate alınarak çözümlenmiş, bunların romanın kurmaca yanını temsil ettiği tespit edilmiştir. Buna karşılık üç katlı ahşap ev, Hikmet Benol, Sevgi ve Bilge romandaki gerçekliği temsil etmektedir. Romanın sonu ise uyku ile uyanıklık arasındaki bir hâl olarak yorumlanmıştır. Romanın bütününde dikkat çeken geriye sapmaların (analeks) geçmiş zaman ile şimdiki zaman arasında parçalı bir yapıya neden olduğu, bunun da okurun zihninde karmaşa yarattığı ve analekslerin romanda unutkanlığı giderme işleviyle ön plana çıkarıldığı fark edilmiştir. Roman, söylem zamanı veya oyalama tekniği bakımından değerlendirildiğinde ise iç içe geçen düzlemlerde (kurmaca-gerçek), kurmaca dünyanın eserde geniş yer kapladığı saptanmıştır. Anlatıcının rüyayı, gerçeği ve kurmacayı bir arada kullanarak okuru zorladığı, romanda genel olarak yüzeysel olanın üzerinde ağır bir biçimde ilerleyen yazarın asal olanı hızlı bir biçimde
Hayata Dair
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
Funda'dan...
Puan vermedi·404 syf.··
2026 15. kitabı
Piyasadaki o "İçindeki gücü keşfet, evrene pozitif enerji yolla" tarzı içi boş kişisel gelişim kitaplarından sıkıldıysan, İyi Hissetmek sana ilaç gibi gelecektir. Çünkü arkasında klinik bir başarı ve bilimsel bir temel var. Kitap sana acımıyor ya da seni teselli etmeye çalışmıyor; eline çok net bir alet çantası veriyor. Özellikle "Üç Sütun Tekniği" gibi pratik egzersizler, zihnindeki o durmak bilmeyen olumsuz fısıltıları susturmak için birebir. Adeta kendi kendinin terapisti oluyorsun. Haklı çıkma arzun yerine, mantıklı kalma arzunu besliyor. Kitap oldukça kalın ve yer yer klinik vaka örnekleriyle biraz tekrara düşebiliyor. Bazı bölümlerde, insanın içindeki o yoğun, derin ve haklı hüznü biraz fazla "mekanik" bir şekilde çözmeye çalışıyormuş hissi yaratabilir. Duyguların bazen sadece yaşanması ve geçmesi gerekir; her an zihinsel bir muhasebe yapmak insanı yorabilir. ​Yine de, zihinsel bir detoksa ihtiyaç duyduğun dönemlerde baş ucunda durması gereken, altı çizile çize okunacak, gerçek bir kılavuz olacaktır.
İyi HissetmekDavid Burns · Psikonet Yayınları · 201815,5bin okunma