Sermoneta Dükü olmasından dolayı, "Oryantalistlerin Prensi" unvânıyla atıfta bulunulan Leone Caetani, yıllar süren incelemelerinin ardından, Giuseppe Gabrieli, Michelangelo Guidi, Giorgio Levi Della Vida benzeri uzmanların yardımıyla kaleme aldığı Annali dell'Islám eserini 1905 yılında yayımlamaya başlamıştır. Eleştirel-tarihsel yaklaşımı İslâmiyetin doğuşunu açıklamak için kullanan Julius Wellhausen ile hadisleri, Hz. Muhammed'in vefatını izleyen iki yüzyılın siyasî ve toplumsal gelişme ve kuramsal tartışmalarının ürünü olarak değerlendiren Ignác Goldziher'in yolunda yürüyen Caetani, çalışmasıyla, konunun değerlendirilme yönteminde yeni bir çığır açmıştır.
Michael Jan de Goeje ve Nikolai Mednikov benzeri çağdaşları da meseleyi aynı bakış açısıyla ele almışlardır; ama, "Oryantalistlerin Prensi,” başvurduğu kaynakların çeşitliliği sayesinde konunun tüm detaylarına inerek, kronolojik nitelikli, boyut kadar içerik açısından da devâsâ bir yapıt ortaya koymaya muvaffak olmuştur. Sadece Hicri 12. yılda (Miladî 633-34) meydana gelen gelişmeleri 500 büyük ebatlı sahifeyi aşan bir metinle tahlil eden; ayırıcı özellikleri, kapsayıcılık, her türlü mehazın tüketilmesi ve geleneğin acımasızca sorgulanması olan Caetani'nin çalışması, şüphesiz, Batı'da o zamana kadar konu üzerine üretilmiş en çarpıcı eserdir.