Yiyeceğimiz -- abluka koşullarında ne kadar olursa o kadardı işte Ama bir şekilde dayanıyorduk. Eh birincisi gençlik bu önemli ikincisi -- Biz asıl Lelingradlara haline şaşıyorduk. Bize Sonuçta iyi kötü bir şeyler veriliyordu iki lokma da olsa geçiyordu kursağımızdan ama insanlar sokakta yürürken açlıktan düşüp ölüyordu ayakta ölüyorlardı.
Şehirden çocuklar gelirdi yanımıza, cüzü tayinlerimizden ayırıp iyi kötü beslerdik onları. Çocuk değil sanki küçücük ihtiyarlardı. Mumyalar.
Bize abluka menülerini anlatırlardı deri kemerlerden, yeni potinlerden çorbalar ,marangoz tutkalından ĵöleler , hardaldan krepler ...
Şehirdeki tüm kedi ve köpekler yenip bitirilmişti. Serçe ve saksağan namına bir şey kalmamıştı . Hatta sıçan ve Fareler bile yenmek üzere avlanıyordu... Bir şekilde kızartıyorlardı onları...
Sonra çocuklar gelmez oldu, uzun zaman bekledik - gelmediler. Ölmüş olmalılar. Öyle sanıyorum.
Filozof Seneca (mö3 ms 65) kitapları ancak iç dekorasyon nesnesi olarak kullananları kınamasıyla ünlüydü.
Esasen sergilenmek üzere tasarlanmış süslü topuzları ve renkli etiketleri olan parşömen rulosu sahiplerini hor görürdü.
Platon, örneğin Sokrates ile Phaidros arasında geçen bir diyalog olan -Phaidros'ta- çekincelerini dile getirerek phaidros'a şöyle dedirtir:
"her söz bir kez yazıldığında Hem onu anlayanlar hem de onunla hiç ilgisi olmayanlar arasında yayılır ve kime söyleneceğini ya da söylenmeyeceğini bilmez ... kötü muamele gördüğünde ya da haksız yere istismar edildiğinde, [söz] her zaman babasının yardımına ihtiyaç duyar; Çünkü kendini koruyacak ya da kendine yardım edecek gücü yoktur."
Pek çok Kadim düşünür gibi Platonun için de "sözlü söylem" hakikatın diliydi; yazılı söylem ise her zaman yanlış okumaya ya da yanlış yorumlanmaya açıktı.
Konu değişiyor _ Stalin'den söz ediyorlar, savaştan önce en iyi komutan kadrolarını, askeri Eliti Nasıl yok ettiğinden... kolektivizasyonun acımasızlığından ve 37 yılından. kamplar ve sürgünlerden. 37 yılı olmasa belki 41'in de olmayabileceğinden. ordunun Moskova'ya kadar geri çekilmek zorunda kalmayacağından. savaştan sonra unutuldu Bunlar. Savaş her şeyin önüne geçti.