Milattan sonra 642 yılında halife Ömer tarafından İskenderiye kütüphanesinin yakılması uydurma bir bilgi olabilir yine de Pragmatik ama aynı derece sembolik bir eylem olarak kitap yakmanın kurucu miti statüsündedir.
Ilk ödülüm...
beni "cesaret" madalyasına layık görmüşlerdi. ama ben almaya gitmedim. küsmüştüm!
Neden biliyor musunuz? Bir kız arkadaşıma "savaşta Üstün yararlık" madalyası verilmişti. bana ise "cesaret". bu arkadaş tek bir muharebede bulunmuş. Oysa ben Kuşkaya köyü önündekine ve başka başka operasyonlara katılmıştım.
Gücüme gitmişti tek muharebe için ona "Üstün yararlılık" veriliyor büyük yararlılık göstermiş yani bana ise topu topu "cesaret" Sadece bir kez kendimi göstermişim gibi...
komutan geldi durumumu öğrenince gülmekten Bir Hal Oldu. Bana Cesaret madalyasının en büyük madalya neredeyse nişan sayıldığını izah etti.
Bir hemşiremiz esir düşmüştü..
Bir gün sonra o Köyü geri aldığımızda oraya buraya yığılmış ölü atlar, motosikletler, zırhlı araçlar gördük.
Hemşireyi de bulduk: Gözleri oyulmuş, göğüsleri kesilmiş... kazığa oturtmuşlar... Hava buz gibi, kendi bembeyaz, saçları olduğu gibi ağarmış .
19'undaydı.
Asla inanmazdım ... Ayakta uyuyabileceğim hiç aklıma gelmezdi. Sıra halinde yürürken resmen uyuyorsun, öndekine çarpınca bir an uyanıp tekrar dalıyorsun. Askerin uykusu her yerde tatlı. Bir keresinde de karanlıkta öne değil yana doğru Savrulmuşum , tarlaya girmişim, Hem uyuyor hem gidiyorum. Sonunda bir hendiye düşünce uyandım -- koşa koşa yakaladım bizimkileri.