7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2024 45. kitabı
Sözde Ermeni soykırımı gibi bir şeyin var olmadığını, böyle bir iddianın ne kadar abes ve temelsiz olduğunu, Ermenilerin bir tane toplu mezar gösteremedikler'ini sözde gösterdikleri mezarlardan Türk insanları çıktığını, bizim arşivlerimizi onlara açtığımızı onlarınsa bize açmadığını, toplu bir oluşum kurulup bu iddianın araştırılmasını reddettiklerini, asıl soykırıma uğrayanların bizler olduğunu eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu hocamız gözler önüne sermiştir. Bu kadar asılsız bir iddianın günümüzde hâlâ dillendirilmesi ve bir mağduriyet algısı yaratılmaya çalışılması suçluyken suçsuz olma çabasından öteye gitmemektedir. Gerçeğin er geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.
Tarih GelecektirYusuf Halaçoğlu · Babıali Kültür Yayıncılığı · 2007151 okunma
1915 Tehciri: Devleti’nin Zorunlu Göç Politikası Değerlendirmesi
Puan vermedi·159 syf.··
2026 10. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 00:22
Sevk ve iskân kararının geçici olduğunu, Dünya Savaşı'nm bitiminden sonra, yani 18 Aralık 1918'de, Ermeniler için geri dönüş izninin verilmiş olması da ortaya koyuyor. "Savaş ve olağanüstü siyasi zaruret dolayısıyla başka böl­gelere nakilleri gerçekleştirilen Ermenilerin yerleştirilmele­ri, yiyecek ve diğer ihtiyaçlarının temini hakkında talimat­name. Gizlidir Madde 1- Nakli gereken halkın sevk edilmeleri, o bölge­deki devlet memurlarınca yerine getirilecektir. Madde 2- Nakledilecek Ermeniler, bütün kıymetli taşına­bilirlerini ve hayvanlarını birlikte götürebileceklerdir. Madde 3- İskân bölgelerine sevk edilen Ermenilerin, yol­culukları sırasında, can ve mallarının korunması, yiyecekle­rinin ve rahatlarının sağlanması, yolları üzerinde bulunan vilâyet görevlilerine aittir. Bu konudaki herhangi bir gecik­me ve ihmalden her kademedeki devlet görevlileri sorum­ludur. Madde 4- İskân bölgelerine varan Ermeniler, durum ve şartlara göre, ya bireysel olarak mevcut köy ve kasabalara eklenecek evlere veya hükümet tarafından belirlenecek köylere yerleştirileceklerdir. Yeni kurulacak köylerin sağlı­ğa zararlı olmayacak ve ziraat yapılabilecek yerlerde kurul­masına bilhassa dikkat edilecektir. Madde 5- İskân bölgelerinde, şayet köy kurulması için boş veya boşaltılmış devlet arazisi bulunamazsa, devlete ait çiftlik ve köyler bunun için tahsis edilecektir. Madde 6- Ermenilerin yerleştirilecekleri köyler ve kasa­balar ile yeniden kurulacak köylerin sınırlarının, Bağdat de­miryoluna yirmibeş kilometre uzakta bulunması şarttır. Madde 7- İlâve suretiyle köy ve kasabalara yerleştirilen Ermeniler ile yeni kurulan köyde iskân edilenlerin nüfus kayıtlarına esas olacak şekilde, her bir ailenin ismi, tanın­dıkları lakapları, hangi sanata sahip oldukları, iskân bölge­sine ne zaman geldikleri,
Sürgünden Soykırıma - Ermeni İddialarıYusuf Halaçoğlu · Babıali Kültür Yayıncılığı · 2006219 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·192 syf.·
2026 13. kitabı
Daha önce İttihat ve Terakki Cemiyeti ile bu cemiyetin liderleri hakkında kitaplar okumuş ve bu kitaplarda kısmen de olsa Ermeni Tehciri hakkında bilgi edinmiştim. Daha detaylı bilgi edinmek için bu konuda mecliste yaptığı açıklamaların videolarını gördüğüm Yusuf Halaçoğlu'nun bu eserini okumak istedim. Kitap, ilk olarak Türklerle Ermenilerin ilk karşılaştıkları dönem olan Selçukluların Anadolu'ya düzenledikleri ilk seferlerle başlıyor. Daha sonra yüzeysel bir şekilde Anadolu Selçuklu, Türk Beylikleri ve Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemlerinde Ermeni varlığı ve ilişkilerinden bahsediyor. 19. yüzyıl başlarına kadar bu dönemin hızlı ve yüzeysel bir şekilde geçilmesi ise bu döneme kadar Ermenilerin herhangi bir siyasi isyan veya taleplerinin olmaması olarak açıklanıyor. Giriş bölümünün ardından 19. yüzyıl sonrası Batılı devletlerin Şark Meselesi ile Osmanlı Devleti bünyesinde bulunan Ermenileri kullanmak istemesiyle başlayan siyasi ve askeri olaylar detaylı bir şekilde ele alınıyor. Başta Ruslar ve İngilizler olmak üzere Batılı Devletlerin kışkırtmaları ile silahlanan Ermenilerin tehcire kadar giden süreci detaylı olarak açıklanıyor. Dernekleşime faaliyetleri, silahlı katliamlar, Osmanlı-Rus Savaşı'nda cephe gerisinde Türkleri katletme, Ruslara askeri ve kritik bilgiler aktarma gibi Ermenilerin ateşe barutla yaklaşan faaliyetlerinden bahsediliyor. Sonraki bölümde 9 ay boyunca olayları itidalli bir şekilde çözmeye çalışan Osmanlı Devleti'nin savaşa girmenin de verdiği handikapla almış olduğu tehcir kararı detaylı bir şekilde ele alınıyor. Tehcirin kimlere ve nasıl uygulandığı, tehcirin nasıl gerçekleştiği, Ermenilerin hangi bölgelere sürüldüğü, tehcir esnasında yaşanan istenmeyen olaylar gibi birçok önemli bilgiye yer veriliyor. Bana göre hataları, günahları olsa da
Ermeni TehciriYusuf Halaçoğlu · Babıali Kültür Yayıncılığı · 2007451 okunma
Soykırım soykırım olalı böyle yalan görmedi
8/10
·192 syf.··
2026 32. kitabı
Çok önceden okuduğum bir kitap. Hatta tam olarak ne zaman okduğumu hatırlamıyorum. Ama hala hatırlıyorum. Sözde Ermeni soykırımı(!) olmadığını hatta o dönemde yaşayan Türklere ermeniler tarafından soykırım yapıldığını kanıtlı olarak anlatılıyor. Yusuf Halaçoğlu çok değerli bir yazar ve milliyetçi olduğunu düşünüyorum.
Alıntı
Ermeni TehciriYusuf Halaçoğlu · Babıali Kültür Yayıncılığı · 2007451 okunma
9/10
·93 syf.··
2025 323. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 19:24
Kitabın üçte ikisi belgeden oluşuyor yani bu nedir; bir akademik çalışma, bir tarih ve tarih belgesiz olmaz. Ez cümle savaştasınız ve tebaanız olan Ermeniler düşman ülkelerle işbirliği yapıyor ve yıllardır beraber yaşadığı Türklere saldırmaya başlıyor, aslında bunlar tehcir için yeterli bir sebep değil fakat ne zaman ki Türk ordusuna saldırmaya başlıyorlar işte o zaman devlet gerekli önlemleri almaya başlıyor ve devlete silah doğrultan Ermenileri zorunlu göçe tabi tutuyor. Bu göç esnasında Ermeniler büyük kayıp veriyor(hastalık, eşkiya saldırısı gibi) bunun adı oluyor soykırım. Ya soykırımın tanımını bilmiyoruz ya da bizim soykırım dediğimiz şey bambaşka, bunu Yahudilere sormak lazım Nazi Almanya’sının kendilerine yaptığına benziyor mu diye!!!. Tarih belge demektir belge de yalan söylemez bu kadar basit.
1000Kitap
Ermenilerin Suriye’ye Nakli : Sürgün Mü, Soykırım mı?Yusuf Halaçoğlu · Ankara Ticaret Odası · 04 okunma
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2025 147. kitabı
II. Abdülhamid ve Dönemi. ( Sempozyum Bildirileri) İlim, Kültür ve Sanat Vakfı Tarih Enstitüsü'nün 2 Mayıs 1992 cumartesi günü, düzenlemiş olduğu II. Abdülhamid ve dönemi isimli sempozyum bildirilerinin yazılı hale getirilmiş halidir. Profesör Doktor Esat Coşan'ın sempozyum açış konuşması ile başlayan eser de, Yılmaz Eyüboğlu II. Abdülhamid'in hayatını, Prof. Dr. Cevdet Küçük II. Abdülhamid'in Dış Politikasını, Doç. Dr. Cezmi Eraslan II Abdülhamid'in İslam Birliği Siyaseti ve Eğitime Etkileri, Doç. Dr. Mustafa Bilge II. Abdülhamid'in İslam Birliği Çağrısı ve Fas, Doç. Dr. Mustafa Kara II. Abdülhamid dönemine Tasavvuf Tarihi Açısından Genel Bakış, Prof. Dr. Ömer Faruk Akın II. Abdülhamid'in Kültür Faaliyetleri Üzerine Bazı Dikkatler, Doç. Dr. Sami Şener II. Abdülhamid Döneminde Toplumsal Değişime, Ziyad Ebuzziya II. Abdülhamid Döneminde Basın ve Basın Hareketlerine Bakış, Erol Özbilgen II. Abdülhamid'e Muhalefet, Doç. Dr. Ahmet Kal'a Osmanlı Devleti'nin Sanayileşme Çabalarını bildiri olarak sunmuş, daha sonra Mehmet İpşirli, Abdulkadir Özcan, Yusuf Halaçoğlu ve Esat Coşan hocalar değerlendirme yapmışlardır. Eser, hem dönemine ışık tutması, hem de 1990'lı yıllarda doğumunun 150.yılında II. Abdülhamid hanla ilgili olması dolayısıyla önemlidir. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.
II. Abdülhamid ve DönemiCoşkun Yılmaz · İlim Kültür ve Sanat Vakfı Yayınları · 19921 okunma