Abdullah Demir

Abdullah Demir
@yuzarsif71
Sosyal Platformun altın kuralı Ya HAYIR paylaş yada kapat gitsin
Sadece Öğretmenlik Yapmak İstiyorduk!!!
Az önce annem aradı, bana “O sorunlu dediğin çocukların sözlülerini yüksek ver, kimseye disiplin uygulama, 80 /90 yaz sınavlarına boşver” dedi. Aslında durumun nereye geldiğini buradan anlamak zor değil . Biz artık öğrenciyi doğru düzgün uyaramıyoruz, yanlışa yanlış diyemiyoruz. Sonra da bugün yaşananlara şaşırıyoruz… “Gözbebeğim” dediğiniz çocuklar öğretmenlerine saldırıyor.Halbuki bu mesleğe başlarken hepimizin içinde bir umut vardı, bir şeyleri değiştirebiliriz diye düşünüyorduk. Ama şimdi ne ders anlatacak halim kaldı ne de okulun kapısından içeri girecek isteğim var.En sevdiğim şeyden bile soğudum artık !!
Abdullah Demir
Kendini sevdiren hocanın notları ile öğrenciler ilgilenmez hocam sizi tenzih ederim
Reklam
Günaydın..
Herkese günaydın. Son iki gündür hakkımda asılsız ve incitici paylaşımlar yapıldığını üzülerek görüyorum. Anneliğime, namusuma ve şerefime yönelik ağır ithamlarda bulunuluyor. Evli ya da bekar olmam, bir ya da üç çocuk sahibi olmam kimseyi ilgilendirmez. Burası bir kitap uygulaması ve ben burada özel hayatımla değil; alıntılarımla, kitaplarımla ve incelemelerimle var olmak istiyorum. Evet, özel gereksinimli bir evladım var. Bunun üzerinden yapılan yorumları ise vicdana sığdıramıyorum. Bir insanın en hassas yerinden vurulması ne insanlığa ne de ahlaka yakışır. Kısa süre önce okuduğum bir kitabın incelemesini yazarken her satırında gözyaşım vardı. #297851023 Çünkü ben burada kitaplarla nefes alıyor, kendime bir alan açıyorum. Kalpleriniz neden bu kadar kirlenmiş, gerçekten anlamakta zorlanıyorum. İnsanların yarası var mı, canı yanıyor mu diye düşünmeden bir de o yarayı derinleştirmenin kime ne faydası var? Babamın bir sözü vardır: “Çalma kapıyı, çalarlar kapını.” Buradan bunu yapanlara sesleniyorum: Sizin anneniz, kız kardeşiniz yok mu? Lütfen artık buna bir son verin. Uygulamadan uzaklaştığımda “korktu, kaçtı” denilmesini de kabul etmiyorum. Böyle bir durum asla söz konusu değildir. Ancak bu haksızlıklar devam ederse yasal yollara başvuracağımı da açıkça ifade etmek isterim. Ben burada yalnızca kitaplarımla var olmak istiyorum. Lütfen buna saygı gösterin.
Abdullah Demir
Onlara şunu demeli Olmayınca insan da haya ile edep Neylesin medrese mektep
BİR KİTAP ÖNERSEN BU HANGİ KİTAP OLURDU VE NEDEN ??
"Bazen raflardan rastgele uzanıp aldığın bir kitap, farkında bile olmadan hayat hikâyene yeni bir yön çizebilir."
Alıntı
Abdullah Demir
KEMAL SAYAR'ın bütün kitapları
“Şaheser” mi yoksa “şişirme” bir kitap mı?
Puan vermedi·208 syf.··
2026 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 16:22
“Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.” Bitti... İki saatte bitebilecek bir kitaptı ama günlerdir onunla yaşadığımı fark ettim. Bitirdiğimde bir fikir sahibi olurum diyordum, şimdi bir yük kaldı sırtımda. Tamamlanırım dedikçe eksik kaldım. Bitiririm dedikçe yittim. Oysa daha başından belliydi sonunda ne olduğu, “Hemen söyleyeyim, bu kitabın sonunda başkahraman ölüyor. Hatta sonunda bile değil, daha ortasında…” Ve şu gerçek tokat gibi çarptı suratıma: “Bazı hikâyeler doğumla değil ölümle başlar.” Ne zaman ölür insan? Bedenin toprak altına girmesi bir ölüm için yeterli midir? “Babam bir bahçe.” Güçlü bir metafor değil mi? Belleğimiz de bir bahçe aslında. Unutmaya çalıştıkça filizlenen, kurutmaya çalıştıkça yeşeren. Sahi, unutabildik mi yitirdiklerimizi? Hele ki bu yitip giden bir “babaysa”. Hâsılı kelam, baba eşsiz bir gölgedir, der M. Kemal Sayar, hesap sorar Nermin Yıldırım, “Baba, beni neden sevmedin?” Ve hüzün doludur Şükrü Erbaş’ın tanımı, “Anne gam yükü, baba bir boşluk fotoğrafıydı.” Yitip gitmeden anlayamıyoruz kimi zaman sevdiklerimizin değerini, yitip gitseler bile sevdiklerimiz her zaman sevmiyor bizi. Zordu okumak, bir ölümü anlatıyor sanmıştım, ölümle ölünmediğini her sayfada anladım. “Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hâlâ var olduğumuz söylenebilir mi?” “En azından guguk kuşunun ötüşünü duyacak mıyım?” Öleceğinizi öğrenseniz, bu dünyaya dair neyi göremeyecek oluşunuz üzerdi en çok sizi? Dokunmadan kitabında okumuştum, “Ölecektim. Öyle yaşlanıp elden ayaktan kesilince değil üstelik, bugün yarın. Belki yeni bir mevsim göremeden, tek bir yeşil erik daha yiyemeden, kıymetli defterimin sonuna gelemeden...” Ölene mi zor ölüm yoksa arkasında bakakalana mı? Sizin hiç babanız öldü mü diye sorar Cemal Süreya, “Benim bir kere öldü, kör oldum,” diye devam eder.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
Abdullah Demir
Kaleminize sağlık