Sen varken...
Ben bir şehirdeyim ki,
Mesut akşamları
Beyaz kuşlar taşır gagalarında.
Ben bir şehirdeyim ki,
Mevsim boyunca seni düşünürüm.
Sen varken yalnız değilim bu şehirde.
Oturup konuşabiliyorum.
Hatta gezinebiliyorum sokaklar boyunca.
Ya sen olmasan?
Varlığın bana mutluluk veriyorsa da
Bu geceki anlaşmamız mutlu etmiyor beni.
Pek acele,pek ani,düşünüp taşınmadan oldu,
Daha "çaktı" demeye kalmadan çakıp kaybolan bir yıldırım misali.
İyi geceler sevgilim,bu sevgi tomurcuğu bir dahaki görüşmemize,
Yazın o olgunlaştıran nefesiyle dönebilir güzel bir çiçeğe.
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
Fedakârlığımı anlıyorsun:
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...