Yazarın yaşamını, kim olduğunu bilmenin; satırların üzerimizdeki etkisini arttıracağını düşünüyorum.
Stefan Zweig; 1942 yılında Avrupa’nın Hitler’e köle olduğunu görüp, umutsuzluğa düşerek eşiyle beraber intihar eden bir yazar. Bu, belki de onun başkaldırış şekli, akıntıya karşı kürek çekme biçimiydi. Yazarın dramatik hayatı, satırlar boyunca da üzerimdeki etkisini sürdürdü:
Olağanüstü Bir Gece, 1900’lü yıllarda seçkin bir burjuva olarak rahat bir yaşam süren fakat gittikçe çevresindeki olaylara karşı hissizleşen bir adamın,toplumun genel ahlakından sıyrılıp, kendi deyimiyle centilmenliğine leke getirecek bir suç işlemesiyle, yeniden insan olduğunu farkederek ruhani bir uyanış içerisine girmesinin anlatıldığı güzel bir kitap...
“...Ve şimdi biliyorum ki, kendiyle ilgili durumlar karşısında kayıtsızlaşan herkes (tek çare olarak) bir suç işleyecektir.”