güldürüp, düşündüren, tüyleri diken diken etmeyi başaran klasik!
8/10
·168 syf.··
2026 71. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 13:18
“Az yaşa, çok yaşa, akıbet gelir başa…” "Sen bu mektubu aldığın zaman, ben sonsuzluğun kucağında hissiz uyumuş olacağım. Oh ne iyi!.. Çünkü benim için hissetmenin acı çekmekten başka manası yoktur." Türk edebiyatınında ilk yerli polisiye romanlarından biri sayılan Hüseyin Rahmi Gürpınar 1921'de tefrika edilen ve 1942'de kitaplaştırılan Kesik Baş adlı romanı Türk klasiklerinden Türkiye İş Bankası Kültür yayınlarından 168 sayfalık polisiye romanını yazarın mizahi şekilde yazdığını ve sürükleyici bir anlatımı olduğundan kısa sürede keyifli okunacak bir tavsiye olduğunu söyleyebilirim. Yazarın kendi deyimiyle "zabıta romanı" dır. Geleneksel polisiye unsurlarını ( zeki dedektif, çaylak yardımcı, mantık yürütme gibi) İstanbul'un yerel kültürünü o dönemin İstanbulunu toplum yapısını inançlarını psikolojilerini şiveleriyle harmanlar. Eser, sarhoş bir halde evine dönmeye çalışan Nafiz Efendi'nin gece vakti düştüğü bir kuyuda bezlere sarılı, boyanmış kesik bir insan başı bulmasıyla başlar. Düşmeden önce de aslında kollarının arasında lahanası vardır. Eve dönüş yolunda sırf kayınvalidesi ile uğraşmamak için almıştı.Kuyuda da lahanasını alırken hemen hemen aynı büyüklükte ikinci bir lahananın olduğunu düşler. Oysa bu düş kabusu olacaktır. Bu korkunç sırrı çözmek için görevlendirilen deneyimli zabıta memuru Remzi Efendi ve çaylak yardımcısı Seyit Efendi, İstanbul'un arka sokaklarından İtalya'ya kadar uzanan gizemli ve komik bir macerada başlar. ‟Adalet, aradığını kaçırmaz. Bazen geç olur, güç olur ama ezeli intikam nihayet yerini bulur. ˮ Polisiye severler için , yaz döneminde keyifli bir kitap arayışında olanlar için ya da Türk edebiyatında yeni bir yazarla tanışmak isteyenler için Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Kesik Baş adlı romanı iyi bir başlangıç olabilir okuyacaklar için keyifli
1000Kitap
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025568 okunma
Puan vermedi·454 syf.··
2026 36. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 01:00
Roman, son derece zeki, disiplinli ve sıra dışı bir geçmişe sahip olan Nicholai Hel adlı bir adamın hikâyesini anlatır. Hel; farklı kültürleri, dilleri, savaş sanatlarını ve Go oyununu öğrenerek kendine özgü bir yaşam felsefesi geliştirmiştir. Japon estetiğindeki “şibumi” kavramı onun sakinlik, sadelik ve mükemmellik anlayışının temelidir. Hel, geçmişinden uzaklaşıp daha sade bir hayat sürmeye çalışırken, eski bağlantıları ve uluslararası güç mücadeleleri onu yeniden olayların içine çeker. Dünyanın perde arkasındaki güçlü örgütler, istihbarat oyunları ve kişisel hesaplaşmalar hikâyenin merkezine yerleşir.
1000Kitap
ŞibumiTrevanian · E Yayınları · 20249,5bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·352 syf.··
2026 67. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:30
Fransa'nın ilk resmi devr-i âlem seferi ve Louis - Antoine de Bougainville 1766 yılında Bougainville liderliğinde biri tedarikçi olmak üzere iki gemi ve her türden bilimsel ataştırmacıların da yer aldığı 400 kişilik mürettebatıyla Brest kentinden Atlas Okyanusu'na açılırlar. Hiç bir yere uğramadan İspanyollar ve Portekizliler tarafından paylaşılmış Güney Amerika'ya varırlar ama zamanlama kötüdür. Bölge siyasi karışıklıklar içindedir ve bu sebebten ekip Rio De Janeiro, Montevideo ve Buenos Aires arasında mekik dokumak durumunda kalırlar. Bu arada ilk görev olan Falkland Adaları ya da o zamanki adıyla Malvinas'ın İspanyollara teslimini de gerçekleştirilmiş olurlar. Bugün dahi İngiltere ile Arjantin arasında tartışma konusu olan bu ada grubu bu dönemde Fransızların elindeymiş ve başarısız bir kolonileştirme girişimleri de olmuş. Bu noktadan sonra asıl macera başlıyor çünkü bildiğimiz anlamda medeniyetin bittiği yerdeler. Avrupa'nın kıtada yerleşebildiği en güney üç Buenos Aires. Bu şehrin güneyi tam bir muamma. Ellerinde yalan yanlış ve fazlaca eksik haritalarla ve artık efsaneleşmiş kulaktan dolma bilgi kırıntılarıyla Atlas'tan Pasifik Okyanusu'na geçiş yapmak için Macellan boğazını bulmak ve o tehlikelerle dolu labirentte yollarını bulabilmeleri gerekiyor. Aylar süren bu bilinmezlerle dolu tehlikeli boğazı geçmeleri sürecinde pek çok yeni hayvan ve bitki türleri keşfediyorlar, çoğu coğrafi noktayı ilk defa gören Avrupalılar oluyorlar ve o anki ruh hallerine göre kendileri isimlendiriyorlar. Bu isimlendirme olayı Hollanda kontrolündeki Endonezya adalarının doğu ucuna varana kadar devam edecek. Ayrıca, kendi kanılarına göre, tüm dünyada yaşayan topluluklar arasında en sefil hayatı yaşayan , Patagon dedikleri yerli halklarla da bir tür iletişim kuruyorlar. Bu
Dünyanın Çevresinde YolculukLouis-Antoine de Bougainville · Yapı Kredi Yayınları · 200917 okunma
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:47
Algernon'a Çiçekler, zihinsel engelli olan Charlie Gordon'un zeki bir insana dönüşmek uğruna yaşadıklarını anlatıyor bizlere. Geçirdiği ameliyatın tüm tehlikeleri ve bilinmezliklerine rağmen "normal bir insan" olabileceğinin düşüncesi hemen ikna ediyor onu. Çocukluğunun puslu hatıraları ameliyat sonrasında yavaş yavaş netleşmeye başlıyor. Bugünkü davranışlarının nedenlerini, normal algıladığı davranışların aslında nasıl olduğunu, çevresindekilerin gerçek yüzlerini görmeye başlıyor. Dünyadaki en zeki insan olmaya yaklaşmışken zeki olmadan önceki haliyle insanların onu daha çok sevdiğini düşünmeye başlıyor. Sanki zekası arttıkça sevdiği insanlarla arasına kilometrelerce mesafe giriyor. Kitap da tam bu noktada insanın aklına şu soruyu getiriyor: İnsan gerçekten anlaşılmadığı yerde mi yalnızlaşır, yoksa fazla şey görmeye başladığında mı? Charlie’nin değişimi boyunca en etkileyici şeylerden biri de günlüklerinin diliydi bence. Kitabın başında yazım hatalarıyla dolu, çocukça görünen cümleler zamanla karmaşık düşüncelerle dolmaya başlıyor. Öğrenmesi gereken şeylerin çokluğu onu heyecanlandırırken geçirdiği değişimin boyutu da heyecanını artırıyor. Ama bu değişim yalnızca zekânın gelişimini değil, Charlie’nin kaybettiği saflığı da hissettiriyor. Başlarda dünyaya daha basit ama daha sıcak bir yerden bakarken, zamanla her şeyin ağırlığını fark etmeye başlıyor. Ayrıca deney hayvanı olan ve kendisiyle aynı yollardan geçen fare Algernon'u her gün gözlemlemeye çalışıyor. Başlarda zekasıyla kendine bir rakip olarak gördüğü bu fare, zamanla onun için bir yoldaş oluyor. Belki de onu kaybettiğinde bir parçasını kaybetmiş gibi hissetmesinin bir nedeni de onda kendisini, kendi geleceğini görüyor olmasıydı. Başına gelecekleri onda gözlemledikçe geldiği zeka düzeyiyle yapabilecekleri ve
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,6bin okunma
Syd, salak mısın?
7/10
·320 syf.··
2026 1. kitabı
Koca koca yetişkin insanların nasıl salakça kararlar aldığını okumak istiyorsanız buyurun :D Ana karakterine sinir olduğum nadir kitaplardan biri oldu bu. Freida o kadar övülüyor ki gerçekten güzel bir dil ve zeki karakterler beklemiştim ama hayal kırıklığı oldu. Dili çok zayıf, karakterler çok salak. Öncelikle ters köşesi öyle abartıldığı kadar büyük değil. Ben ağzım açık şekilde duvara bakakalacağım sandım ama olmadı. Benim 2 katilimden biri katil çıktı. Hikâyesini tam tutturamadım evet ama yine de birazcık yaklaştım. Bu konuda kendimin de Freida'nın da hakkını yiyemem. SPOİLER!!!! Benim katillerim Jake ve Gretchen'di. Jake'in Slug olduğunu, çok çalışma bahanesiyle akşamları insanları öldürdüğünü düşünmüştüm. Ergenliğinde çirkin ve ucube olan kişinin büyüdüğünde tamamen değişmesi klişedir, bilirsiniz. Sonra sivilce izinden bahsedildiğinde bu düşüncemden vazgeçmiştim çünkü bu kadar bariz olamazdı, demek ki yazar bir tuzak bırakmıştı. Tam olarak bize düşündürtmek istediği şey Slug'ın Jake olabileceğiydi zaten. Aynı şeyi Randy ve Kevin konusunda da yaptı mesela. Yazarcığım bazı şeyleri çok 'kör göze parmak' şeklinde ele alıyorsun, yapma. Gretchen'ın ise Alison olduğunu, Tom'a âşık olduğunu ve cinayetleri onun için işlediğini düşünmüştüm. Tom, geçmişte kızın ondan nefret ettiğini defalarca kez vurgulamıştı ve ben bu nefretin aslında aşk kaynaklı olduğunu düşünmüştüm. Tom'un yalan söylediğini bilmesine rağmen onu ihbar etmek yerine sevgilisinden ayırmasının sebebinin de ona âşık olmasına bağlamıştım. Sonra ölümünü okuduk. Daisy de ölmüştü.. Ama ben bu iki kızın geçmişteki o iki kızla bağlantılı olduğuna emindim. Yanılmış mıydım? Hayır... Her konuda yalan söyleyen Tom, neden Daisy'nin ölümü konusunda doğruyu söylesindi ki? Ayrıca Gretchen'in sevgilisi için polise
1000Kitap
Erkek ArkadaşFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,607 okunma
Puan vermedi·162 syf.··
2026 48. kitabı
BİR DAKİKA... Seri katil bir kadına hayran olacağımı söyleseler asla inanmazdım! Ayy, uzun zamandır bir kitabı bu kadar heyecanla okumamıştım! Her sayfasında "Bir bölüm daha okuyayım." derken kendimi kitabın içinde kaybolmuş halde buldum. Seri katil bir kadın ile bir FBI ajanının yollarının kesişmesi kulağa ne kadar tehlikeli geliyorsa, okuması da bir o kadar sürükleyici ve bağımlılık yapıcıydı. Üstelik aralarındaki ilişki klasik bir romantik ilişkiden çok uzak; gerilimli, tutkulu, yasaklı ve yer yer toksik bir dinamiğe sahip. Lana Myers… Ne diyeceğimi gerçekten bilmiyorum. Güçlü, gizemli, zeki ve karanlığın içinden çıkıp gelen bir karakter. Geçmişi yavaş yavaş açığa çıktıkça ona karşı hisleriniz sürekli değişiyor. Bir an onu sorgularken, bir sonraki sayfada kendinizi onu desteklerken buluyorsunuz. Logan ile arasındaki çekim ise kitabın en etkileyici noktalarından biriydi. Sürekli diken üstünde bırakan bir kedi fare oyunu gibiydi. En sevdiğim şeylerden biri de merak duygusunun bir an bile düşmemesi oldu. Olay örgüsü oldukça hızlı ilerliyor ve dili o kadar akıcı ki sayfalar resmen su gibi akıp gidiyor. VE O FİNAL... Tam her şeyin çözüleceğini düşünürken öyle bir yerde bitti ki serinin devamına başlamamak neredeyse imkânsız. Karanlık romantizm, intikam hikâyeleri, psikolojik gerilim ve gri karakterler seviyorsanız bu kitap kesinlikle listenize girmeli. Uyarı: Bu kitap masum bir romantik hikâye değil. İçinde karanlık temalar, şiddet unsurları ve rahatsız edici olabilecek sahneler bulunuyor. #bookstagram #kitapyorumu #karanlıkromantizm #darkromance #psikolojikgerilim #thrillerbooks #serialkiller #fbi #okudumbitti #kitaptavsiyesi #romanönerisi #booklover #bookaddict #kitapönerisi #okumahalleri
Mindf*ck 1: RiskS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026555 okunma