Ezgi Özbek Şenel

9/10
·104 syf.··
2024 8. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2024 13:40
Doğaya aşık ruhların kalemi insanı zihninde şahane bir dinlenceye çıkarabilir. Sesli olarak dinlemekten keyif aldım. Bununla birlikte yazarın doğayla uyumunu ve doğaya dair bilgisini kıskandığımı söylemekten çekinmeyeceğim. Tatlı ve öğrenmeye teşvik eden bu kıskançlık vesilesiyle bilginin ulaşılabilir olmasına sığındığım bazı konularda çalışmaya başlamam gerektiğini fark ettim.
Doğa ve İnsan
AğaçlarHermann Hesse · Kolektif Kitap · 20195,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yozlaşan Rüzgârda Savrulan Bulutlar
8/10
·250 syf.··
2024 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2024 21:11
Karakterlerin hatalarından ders aldığı, yaşam mücadelesi verdiği, dürüst kalma çabasıyla debelendiği, iyi insanların başına kötü işlerin geldiği, dünyanın korkunç olduğu ama karakterimizin her şeyi sineye çektiği ve bu listenin tonla versiyonunu unutun. Savrulan Bulutlar okura karanlıklardan seslenen bir kitap. Yazar istese bu karakterlerin hepsini aklayabileceği, davranışlarının ardında aslında bu var yahu diyebileceği bir geçmiş de sunmuş okura ama mevzu bahis bu değil. Arzunun ya da eylemin kaynağı, fikirsel altyapısı tartışılmıyor. Savaş sonrası Japonya, kaybedilenin insani değerler mi yoksa yaşama dair bir kıvılcım mı olduğu bilinmiyor. Başlangıçta hayli yargılayıcı olan tutumum okudukça derinleşen bu umursamaz akışa kapılıyor. Savaş şartlarında neleri yitirebilir insan? İstilacı konumundayken veyahut kaybetmişken bunların hepsi değişken. Ama iş dönüp dolaşıp yarınlar yokmuş misali yaşamaya geliyor. Bu yaşama biçiminin ülkenin içinde bulunduğu kıskaçla birleşmesi sonucu buhrana yöneliyor her şey. Savrulan bulutlar misali ilerliyor karakterler. Türlü saplantılar, kefesi kaybolmuş teraziler, birilerinin diyetini ödeyen başkaları, arsız gönlün zincirleri yitirdiği bir kopuşun ardından gidiyoruz. Başlangıçtaki o rahatsızlık hissi anlamlandıramadığım bir merakla perçinlendi. Zamanla bazı insanlara dair anlamlandıramadığım o tuhaf cesaretin kaynağına dair bir ışıltıya dönüştü. Aklına eseni yapabilmekten farklı bir bağlamdı yakaladığım. Dönemin şartlarının getirdiği tüm o yozlukta her şeyin mümkün kılındığı, iyinin aptallık kötünün normal sayıldığı, güdülerin düzlemindeki ilerleyiş. Öyle ki insanları kandırmanın kolaylaştığı, inanç ve düzen ihtiyacının kalpazanlar doğurduğu dönemlerden bahsediyoruz. Okuru tuhaf ikilemlere sürükleyen yazar okurun içindeki terazilerin
İnsana Dair
Savrulan BulutlarFumiko Hayashi · Amorf Kitap · 202360 okunma
Ouroboros
Puan vermedi
Bulgakov’la tanışma kitabımı Storytel üzerinden dinleyerek yaptığım için biraz mutsuzum. Seslendirme gayet iyiydi fakat okuduğumda daha fazla verim alabileceğimi hissettiğim bir eser oldu. Sistem eleştirisinin kitabın ilk anlarından itibaren karşımıza çıktığını söyleyebiliriz. Bilimkurgu akışından çok kara mizahla harmanlanan eleştiriyi görmek mümkündü. Haberlerin ve bilginin çarpıtılması, eylemlerin kontrolsüzlüğü, işin yetkin insanlar tarafından sürdürülmemesi sonucu doğan karmaşanın yaratabileceği absürt facialar ve bunlara rağmen mücadelenin aslında duruma sebebiyet veren unsurlarla çözmeye çalışılması hali kuyruğunu yiyen yılanvari bir durum oluşturuyordu. Kurguya dair diğer incelemeleri okudukça ve döneme dair bilgiler edindikçe metin daha fazla anlam kazandı. Bulgakov’u okumaktan keyif alacağıma emin gibiyim.
Edebiyat
Ölümcül YumurtalarMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,849 okunma
Örgünün Bütünlüğü
8/10
·329 syf.··
2024 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2024 20:38
BEN BİR WEYWARD’IM VE BENİM YARADILIŞIM VAHŞİ. Yazarın ilk eseri olan bu roman, üç kadın karakter ve onlara ait zaman üzerinden akış sağlıyor. Üçlü bir sarmalı andıran bu ilerleyiş finale geldiğimizde tok bir örgüye dönüşüyor. Altha’nın cadı olmakla suçlandığı bir mahkemenin sonucundan, Violet’in sevgiden uzak bir babayla dünyadan izole hayatına geçiyoruz. Son olarak Kate zorbanın teki olan erkek arkadaşının kontrolü dışında nefes dahi alamamaktadır. Roman özgürlüğü elinden alınmış bu üç kadının o kapanlardan kaçışlarıyla açılıyor. Sürprizlerin bozulmasına dair kaygıları olanların devam etmemesini önerdikten sonra kurgunun bende bıraktıklarına geçelim. Yazarın dili ve kurguyu aktarış şekli hayli akıcıydı. Fakat karakterlerin başına gelen zorbalıkların beni sahiden zorladığını belirtmem gerek. Suistimal, psikolojik ve fiziksel şiddet karakterlerin kırılma noktalarına doğru ilerleyişinde farklı şekillerde karşımıza çıkıyordu. Özendiren ya da gereksiz detaylandırılan noktalar yoktu. Mevzu benim hassasiyetlerime dayanıyor diyebiliriz. Lakin bir yandan da verilmek istenen mesajların keskinliği sebebiyle bu korkunç olayların kurgulandığını bilmek okurun tadını çıkarıyor. Aralara eklenen iyi erkekler de vardır yahu karakterleri bazen göze parmak sokmak gibi gelip geçiyor. Gerçeküstü, kadınların doğayla bütünleşen enerjisi yoluyla kurguya sirayet ediyor. Ama bu gizil gücün kullanımının çeşitli sebeplerle baskılanması hali kitabın genel mesajını anlatır gibiydi. Hepimizin yaradılışı vahşi ve etrafımızdakileri korkutan bu farkındalığın eyleme dökülebilme ihtimali. Kitap içerisinde daha geniş yer bulması gerektiğine inandığım bu gücün temelinde wiccanların ritüelleri yatıyor gibiydi. Kurgunun ardında gezinen bir hayalet misali gözledik doğayı ve gücü. Birbiriyle ilintili olan
Kadın
WeywardEmilia Hart · St. Martin's Press · 2023167 okunma
Yapamazsınız Derken?!
8/10
·416 syf.··
2024 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2024 16:16
Şeyda’nın önerisiyle dinlemeye başladığım bu kitap için söylenecek birçok şey var. İlki hayli kişisel bir durum olan dinleme alışkanlığı olmayan biri için metnin uzunluğundan bahsetmek olacak. Meraklanmam ve vakit sıkıntısı yaşamam sebebiyle yoruldum. Günün on saati, haftanın altı günü çalışmam ve iş hayatımın iletişim üzerine kurulu olması sesli kitap dinlemem için pek uygun olmuyor. Sonunda vakitsizlikten kendime iş üretmek gibi çözümlere başvurdum (bilgisayar başında işim varsa sesli kitap dinleyebiliyorum). Ki bu da aslında kurgu akışının okuru cezbettiğini gösterir diyebiliriz. Sürpriz bozmak gibi niyetlerim yok. Kitabın bıraktığı his ve fikirlere değineceğim. Edebi olarak bir şaheser diyemem fakat kadınlara dair tonla eşitsizliği gördüğünüz ve tüm bunlara rağmen engelleri aşmak üzerine direnen bir ana karakterin peşinde ilerlediğiniz bu eseri sevdim. Abartılı kırılma noktaları olduğunu düşünenler kendilerince haklı fakat gerçek hayattaki şansa bağlı kesişimlerin gücünü de atlamaya gerek yok. Ayrıca en azından kurgularda şans bizimle olsun. Bahsi geçen şans bile aslında korkunç zorlukların/zorbalıkların ardından gelen bir türdeydi. Elizabeth Zott her açıdan aykırı bir kadındı. Aykırı olmak için tasarlanmasına karşı değilim. Sevdiğim kısım ben böyleyim insanı değildi. Geçmişin getirisinin sunulmasıyla okuduğum karakter hikayesi benim için daha da lezzetlendi. Kitabın geçtiği yılların üzerinden geçen altmış yıl bize sıkıntıların hâlâ devam ettiğini gösteriyor. Hazin sonumuz demeyeceğim. Yazarımız Bonnie Garmus’un niyeti bana kalırsa buna dikkat çekmekti. Keza yazar 1957 doğumlu, kadınların o hakları elde etmek için nasıl mücadeleler verdiğini, nasıl haksızlıklara uğradığını hali hazırda deneyimlemiştir. Biz güya eşit olduğumuz bir düzende başımıza neler geldiğini
Kadın
Bir Kimya MeselesiBonnie Garmus · Altın Kitaplar · 20233,991 okunma