“Allah bana dört kişiyi sevmemi emretti. Kendisinin de onları sevdiğini bana bizzat bildirdi. Dediler ki: ‘Kimdir onlar Ya Resûlullah! Adlarını bize söyler misin?’ Buyurdu ki: Ali onlardandır; -Bunu üç kez tekrar ettidiğerleri, Ebû Zer, Mikdâd ve Selmân’dır. Rabbim bunları sevmemi emretti ve kendisinin de onları sevdiğini bana bildirdi.”
Peygamber Efendimiz ﷺ bir defasında Ebû Zer'e رضي الله عنه
Peki kıyamet günü yolculuğu nasıl olacak? Beni dinle o gün sana yarayacak olanı söyleyeyim mi diye sordu? Ve devam etti;
"Yeniden dirilme günü çok sıcak bir gündür o gün ferahlamak için şimdiden oruç tut.
Kabir yalnızlığı için gece karanlığında iki rekat(teheccüd) namazı kıl.
Kıyametin büyük hâdiseleri için bir kere haccet ve muhtâca bir sadaka ver.
Ya haklı yere bir söz söyle, yahut kötü bir söz söylemekten dilini alıkoy."
İnsanlar ölmek için doğarlar, harap olması için îmar ederler. Fâni şeyler için hırsa kapılırlar, kalıcı olanı terk ederler. Sevilmeyen iki şey aslında ne güzeldir: Ölüm ve fakirlik.
Gönlüm bir sevgilinin elindeki kaleme döndü; bu gece “ze” harfini yazıyor, yarınsa “rı” harfini yazacak. (Zer – altın sözü yazılacak; altına döneceğim, sararıp solacağım, ayarı tam altın kesileceğim.)