Milli bayramlar kıyam ve cihat ruhu ile Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası özgürlüktür” M. Kemal Atatürk Atatürk sarı saçlım mavi gözlüm Bandırma vapuru ile çıktı yola İlerlemenin ve kurtuluşun anası özgürlük O da özgürlük diyerek yürüdü hedefe Yalnızda olsan yürü bağımsızlığa Ve 19 mayıs 1919 du o gün Bir kurt ve hilal bakışlı bozkurt vardı O kurtuluş ve kıyam gemisinin içinde Özgürlük kurtuluş ve ilermenin anahtarıdır Özgürlükle ulaşılır ancak selamet yoluna Cesurdu Atam korkmazdı düşmandan Bir bozkurt oldu geçti en öne Cesaretimizle özgürlüğe doğru yürüdük Özgürlük adalettir nefsi temizlemektir Niyetin ne ise onun mükâfatını alırsın İşte Atam şimdi gittiği yerde mutlu 19 Mayısta 23 Nisanlarda 29 Ekimlerde Yanar özgürlük meşalesi cihat ateşi Türk milleti bir ölür bin dirilir Yemin olsun bu ordu terketmez sevdasını Özgürlük ve kölelik kafalardadır Sevdayı yerleştirdik iman ile yüreğimize Bir görev ve hak olarak kutlayacağız 19 Mayısları 29 Nisan ve milli bayramları
Şiir
Hıdırellez kutlamak caiz midir?
*Hıdırellez kutlamak caiz mi?* Kısası: *Niyete ve yapılan işe göre değişir.* İslam'da bayramlar bellidir: Ramazan ve Kurban. Hıdırellez dinî bayram değil. *1. Hıdırellez nedir?* 5-6 Mayıs. Hızır ve İlyas'ın buluştuğu, baharın gelişi, doğanın uyanışı. Orta Asya'dan beri Türklerde var. İslam'dan önce de kutlanıyordu. Sonra Hızır-İlyas efsanesi eklendi. *2. Dinen hükmü 3'e ayrılır* Yapılan iş Hüküm Neden 1. Ateşten atlama, dilek kağıdı gömme, türbeye çaput bağlama Caiz değil Şirk, batıl inanç. "Ateş günahları siler" demek İslam'a aykırı. Dileği Allah'tan değil Hızır'dan beklemek şirk olur 2. Piknik, eğlenme, baharı karşılama Mubah Dinî anlam yüklemeden, haram karıştırmadan yapılırsa sakınca yok. Örftür 3. Hızır gelip dilek yapacak diye adak, kurban Caiz değil Adak/kurban sadece Allah adınadır. Hızır adına kesilmez *3. Alimlerin görüşü* *Caiz değil diyenler:* Hıdırellez İslam öncesi Nevruz gibi. Peygamber sav "Bizim 2 bayramımız var" demiş. Başka bayram ihdas etmek bidat. *Mubah diyenler:* Dini bayram gibi kutlamazsan, şirk sokmazsan örf-adet. Bahar şenliği gibi. Günah yok. *Orta yol:* Niyet önemli. "Bugün Hızır gelecek, dileğimi yapacak" dersen sıkıntı. "Hava güzel, pikniğe gidelim" dersen sıkıntı yok. *4. En çok yapılan hatalar* 1. *Gül ağacına dilek:* Kağıda yazıp gömüyorlar. Bu Hristiyanlardaki "dilek kuyusu" gibi. İslam'da dilek Allah'a açılır: "Rabbena atina..." 2. *Ateşten atlama:* "Günah dökülür" inancı. Günahı tövbe döker, ateş değil. Mecusilikten kalma. 3. *O gece yoğurt mayalanmaz:* Batıl. Yoğurt sıcakla mayalanır, Hızır'la değil. 4. *Hızır lokması:* Yemek dağıtmak güzel ama "Hızır için" diye adarsan olmaz. "Allah rızası için" de. *5. Ne yapabilirsin?*
Din
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
📍İran'ın Hz. Hüseyin ve 12 imam sevdasının sebebini bilenler vardır elbette ama çoğu insan bilmez.. Helede şimdiki gençler hiç bilmez... Bunun sebebini bilmezseniz , bildiğiniz herşey yarım kalır... Evet..Hz Ömer'in Halifeliği döneminde, bugün iran dediğimiz topraklarda sasani devleti hüküm sürüyordu.. Bu devlet, 3. yy başında kurulmuş bir Pers imparatorluğuydu... Sasaniler dört yüzyıl boyunca ortadoğunun yarısını yönetmişti... Resmi dini ise zerdüşlüktü... Perslerden önce bu bölgede yaşayan insanların İslamiyet, Hıristiyanlık ve Musevilikten önceki dini olan Zerdüştlük, yaklaşık 3500 yıl önce İran'da Zerdüşt (Zoroaster) tarafından kurulan, dünyanın en eski tek tanrılı vahiy dinlerinden biriydi.. Ahura Mazda'yı yüce tanrı kabul eden bu inanç sistemine göre zerdüşt'de bu dinin peygamberiydi... Zerdüştlük, Medler zamanında bölgesel bir din iken, Sasani İmparatorluğu döneminde perslerin resmî dini olmuştu... Hazreti Ömer'in Halifeliği döneminde, Perslerin bölgede çıkardığı karışıklıklar üzerine, Hz Ömer'in ordusu 651 yılında Sasani İmparatorluğunu fethetmişti.. Hazreti Ömer, Sasani devletini Kadisiye ve Nihavend Savaşları’nda yendiğinde son Sasani kralı Asya kıtasının içlerine doğru kaçmış, kızı Şehribanu hatun ise esir edilerek Medine’ye getirilmişti... Hz Ömer, Hz Aliye gelerek, Peygamber Efendimizden "soylunun soyluluğuna saygı duymak ve onu alçaltmamak" yönünde muhabbet işittiğini.. Şehribanu hatun da bir Prenses olduğu için, kendisine denk biriyle, yani Hazreti Hüseyin’le evlendirilmesinin doğru olacağını söyledi... Hz Ali Hz Ömer'in söylediği hak sözü reddetmedi ve Hz Hüseyin ile Prenses Şehribanu'yu evlendirdi.. Bu evlilikten ilk imam dedikleri Zeynel Abidin hazretleri doğdu.. Ve dahi bugün bizim adlarını saygıyla andığımız, sevgi ile bağrımıza bastığımız,
Tarih
Semavî Yolculuk Motifi: Miraç, İlahi Komedya ve Ardavirâfnâme
İnsanlığın dinî ve edebî mirasında göğe yükseliş, öte dünyayı görme ve ilahî hakikati tecrübe etme teması dikkat çekici bir süreklilik gösterir. Farklı dinî geleneklere ait metinlerde karşımıza çıkan bu motif, yalnızca metafizik bir anlatı değil; aynı zamanda ahlâk, inanç ve insanın varoluş gayesi üzerine kurulan büyük bir öğretidir. İslam geleneğinde Miraç, Hristiyan edebiyatında Dante’nin İlahi Komedya’sı, Zerdüşt geleneğinde ise Ardavirâfnâme bu semavî yolculuk anlatısının en güçlü örnekleri arasında yer alır. Her üç metin de farklı teolojik bağlamlarda ortaya çıkmış olsa da, insanın ilahi düzeni kavrama ve ahiret hakikatini görme arzusu etrafında ortak bir anlatı yapısı kurar. İslam Geleneğinde Miraç: Peygamber’in Semavî Yükselişi İslam inancında Miraç, Hz. Muhammed’in yaşadığı kutsal gece yolculuğunun semavî boyutunu ifade eder. Bu yolculuk, Kur’an’da işaret edilen İsrâ hadisesiyle başlar: Peygamber’in Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya götürülmesi. Ardından gelen kısım ise Miraç, yani göklere yükseliştir. Rivayetlere göre yolculuktan önce Hz. Muhammed’in kalbi zemzem suyu ile yıkanarak ruhani bir arınma gerçekleştirilir. Bu hazırlığın ardından Peygamber, Cebrâil’in rehberliğinde gök katlarını aşan bir yolculuğa çıkar. Semanın her katında insanlık tarihinin büyük peygamberleriyle karşılaşır: ilk katta Hz. Âdem, ardından Hz. Yahyâ ve Hz. İsa, sonra Hz. Yusuf, Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve nihayet Hz. İbrahim. Bu yükselişin zirvesinde Peygamber, yaratılmışların bilgisinin ulaşabileceği son sınır olarak kabul edilen Sidretü’l-müntehâ’ya ulaşır. Buradan sonra Cebrâil’in dahi geçemediği ilahî sınırı aşarak Arş-ı âlâ’ya varır ve Allah’ın huzuruna kabul edilir. Bu semavî yolculuk yalnızca bir mucize değil, aynı zamanda İslam ibadet düzeninin temelini oluşturan
Kavram Atlası
Mitraizm
Mitraizmin kendi kendine gelişmiş bir inanç mı, yoksa Zerdüştlüğün bir yan kolundan mı türemiş olduğu tartışmalıdır. Çünkü Roma'nın Mitras tarikatı, mitolojisi ve dinî tatbikleri, Hint-Fars Mitra inancından önemli ölçüde ayrılır. Yıldız gruplarının gökyüzündeki uzun dönemli hareketleri Eski Mısır ve Mezopotamya rahiplerince incelenmişti. Bir mâbedin 2.000 yıl sonra ekseninin yönünün yıldız gruplarının dönmesine benzer bir açıyla değiştirilerek yeniden inşa edilmesi, Mitraizmin kökenleri hakkında bir ipucu olabilir. Zerdüşt kutsal varlıklarından birinin Mitra olması da Mitra geleneğinin daha eski olmasından olabilir.
1000Kitap
Ahura Mazda Hakkında Zerdüştçülük, günümüzden 3500 yıl önce Zerdüşt tarafından İran'da kurulan, MÖ 6. yüzyıldan MS 7. yüzyıla kadar 3 büyük Pers İmparatorluğu'nun dini olan, dünyanın en eski tek tanrıcı vahiy dinidir. Bu dine inananlar Zerdüştçü olarak adlandırılıyor olup, bedenen öldükten sonra dirilip Ahura Mazda'nın huzuruna çıkacaklarına ve orada sorgulanacaklarına inanırlar. Bir İran Peygamberi olan Zerdüşt, dokunulmayan, işitilmeyen ve görünmeyen varlığa inancı öğreten bir dini liderdi. Bu varlık ise Ahura Mazda idi; dünyadaki bütün iyilikleri yaratan tek Us Tanrısı. Bu isim Orta Farsça’da Uhurmezde, Hurmüzd, Yeni Farsça’da Urmezd, Batı kaynaklarında Ohrmazd veya Ormazd, İslâm kaynaklarında ise Hürmüz şekline dönüşmüştür. Zerdüştlük inancında Tanrı kabul edilen Ahura Mazda "Aklın Efendisi” olarak sembolize edilir, Ehriman ise kötülüğün güçlerini temsil eder ve iyilik-kötülük mücadelesi bu noktada başlar. Ahura Mazda her şeyden haberdar olan, istikbali görüp bilen, hiç kimse tarafından aldatılması mümkün olmayan, evvel, âhir, temizliğin ve doğruluğun yaratıcısı ve adalet sahibi hâkim bir Tanrı’dır. Bu kavga, Ahura Mazda'nın son hesaplaşma gününde Ahriman'ı yenmesi ile son bulacaktır. Ama o zamana değin her insanın görevi, Ahura Mazda'nın iyilik güçlerinin yanında yer almak ve kötülük güçlerine karşı savaşmaktır. İnsan böyle davranırsa, bu dünyada gönence, ötedünyada ise ölümsüzlüğe kavuşacaktır.
1000Kitap