Kainatın zikri
Güneş doğar seher vakti her sabah, Bütün alem der ki: "Tektir Allah!" Gök kubbe altında döner bu meşah, Her zerre dilinde, şükürle dolan. Dağlar kıyamda, rüzgar bir nefes, Deryalar coşar, çıkmaz hiç bir ses. Cümle mahlukat, kurmuştur kafes, Sadece O'na kul, her gelen insan. Ağacın dalında meyve bir nişan, Yapraklar secdeye ederken beyan. Böcekten kuşlara, o yüce sübhan, Anılır dillerde, her an her zaman. Yıldızlar uzaktan göz kırpar bize, Gezegenler bağlı eşsiz bir ize. Kainat şahittir eşsiz kudrete, Yoktur O'ndan başka, ilahı cihan. İnsan ki akılla donanmış cevher, Kalbinde beslemeli o büyük rehber. Her canlı bir zikir, bir derin sefer, Rabbinin emrine uyar her zaman. El açıp dua et, O'na sığın sen, Her zerre zikreder, sen de durma ben. Kulluk şerefidir, gönülden gelen, Sonsuz rahmetine, muhtaçtır insan...✍🏻 ©EMİRHAN ARSLAN
Din
Yar
Emirhan şiir yazar her daim hiç bir şiir senin gözlerin kadar anlamlı olamaz yâr, İsmini bilmiyorum henüz her nerede isen haber ver gelip alayım seni yâr. Benim yerim senin yanındır başka yerlere sığmam sığamam yâr, Gökyüzünde yağmur olsam da senden başkasına damlamam yâr, Bir gün tuttum mu elinden bir ömür bırakmam yâr. Emirhan seni bekler elbet bir gün Emirhan'ın da bir sevdiği yâr olacak, Ne kadar geç olursa olsun zerre umrumda değil eninde sonunda bir güzel yâr Emirhan'ın da olacak, Emirhan'ın her şiir ve şarkıları bir güzelin gülüşleri ile dolu olacak. Tüm plan ve projelerim senin mutluluğun içindir sen her daim gülümse yâr, Ben gece gündüz demem çalışırım nöbet tutarım yeter ki gözünden bir damla yaş akmasın yâr. Dayanamam sensiz yaşayamam sensiz bir dünyada, Tut elimden kaldır beni sensiz uyuduğum uykularda, Ben başkasını değil seni anlatayım her şiir ve şarkılarımda...✍🏻🤍 ©EMİRHAN ARSLAN
Aşk
Reklam
İbretname
Zâhidâ aç gözünü dünyaya bak da ibret al! Bu direksiz kubbe-i minâya bak da ibret al! Zikr-i Mevlâ ile her dem kalbini saf eyle… Daima mir’at gibi dünyâya bak da ibret al! Ârif ol çekme fenânın zerre denli minnetin; Her kula bâr-ı Hüdâ’dır verdi evvel kısmetin; Görmek istersen Cenâb-ı Kibriyâ’nın hikmetin; Her seher vaktinde gel deryâya bak da ibret al… Kanı noldu bu cihâna geldi bunca kahramân; Birbirini katledip anlar da oldu imtihân; Yel esip tahtın götürdü [noldu] Süleymân zamân; Devlet-i İskender-i [dâra] bak da ibret al… Ey Ömer gel sen inanma bu fenâ devletine; Bu cihan bir zendir aldanma bunun ziynetine; Pâdişâh da olsa derler er kişi niyetine; Var musallada yatan mevtâya bak da ibret al… Âşık Ömer Rahmetullahi Aleyh
Şiir
Kendi gönül ülkene öyle temiz bir meclis kur ki, dışarıdaki dikenlere, kirli siyasete, necis niyetlere zerre kadar yer kalmasın. Kalbini öyle hakikatle mamur et ki; haset kapısından içeri giremesin, kin eşiğinden geçemesin, dünya gürültüsü huzurunu bozamaz hâle gelsin. Çünkü gönül, her misafiri ağırlayacak bir han değildir. Orası ya Rahmân'ın nuruna ev sahipliği eder ya da karanlıkların istilasına uğrar. Sen gönül tahtına sevgiyi, merhameti, edebi ve Allah aşkını oturt; gerisi kapıda beklesin. Zira içinde nur çoğaldıkça, dışarıdaki karanlıkların hükmü kalmaz. ___ /Güven Taşdemir
Duygu ve Düşünce
Çün sana gönlüm mübtelâ düşdü Derd ü gam bana âşinâ düşdü Zühd ü takvâya yâr idim evvel Aşk ile benden hep cüdâ düşdü Vâiz ider gel aşkı terk eyle Nideyim sabrım bî‐vefâ düşdü Nice terk etsin aşkı şol âşık Ana karşı sen mehlikâ düşdü Vechini görsem dağılır aklım Zülfün ona çün muktedâ düşdü Kim seni buldu kendi yok oldu Vaslına ey dost cân bahâ düşdü Aşka uşşâkın da'vet etmişsin Cân kulağına ol sadâ düşdü Bu Niyâzî’nin hiç vücûdunda Zerre komadı hep bekâ düşdü Niyâzî-i Mısrî (k.s.) Niyâzî-i Mısrî
Aşk
Zilzâl Sûresi (99. Sure) - Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.1, 2, 3. Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman, 4. İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır. 5. Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir. 6. O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır. 7. Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir. 8. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir. Bu sure, kıyamet günündeki büyük depremi (zelzele), yeryüzünün içindekileri (ölüleri ve diğer yüklerini) dışarı atmasını, insanların şaşkınlığını ve o gün herkesin en küçük amellerinin bile karşılığını göreceğini vurgular. Kısa ama etkili bir sure olup, amel defterlerinin adaleti konusunda güçlü bir uyarıdır.
Reklam
Reklam