Söz konusu doğaysa şaşırmıyorum
İnsan, yöntemsel ve bilinçsiz seçilim yoluyla harika sonuçlar üretebileceğine ve gerçekten de ürettiğine göre, Doğanın başaramayacağı ne olabilir? İnsan yalnızca gözle görünür karakterleri etkileyebilir: Oysa Doğa, canlıya yararı olmadığı sürece dış görünüşe zerre kadar aldırış etmez. Doğa her iç organa, bileşimsel farkların her nüansına, yaşamın tüm düzeneğine etki edebilir. İnsan yalnızca kendi çıkarı için seçerken; Doğa yalnızca canlının yararını gözeterek seçer. Seçilen her karakter, Doğa tarafından tam anlamıyla değerlendirilir ve söz konusu varlık, elverişli yaşam koşullarına yerleştirilir. İnsan, farklı iklimlerin yerlilerini aynı yörelerde tutar; seçilen her karakteri, özgün ve uygun yöntemlerle değerlendirdiği enderdir; uzun ve kısa gagalı güvercinleri aynı gıdalarla besler; uzun-gövdeli veya uzun-bacaklı bir dört-ayaklı hayvanı özgün bir yöntemle incelemez; uzun ve kısa yünlü koyunları aynı iklime maruz bırakır. En dinç erkeklerin dişiler için mücadele etmesine izin vermez. Alt-düzey hayvanların hepsini bir kalemde yok etmez, aksine tüm üretimlerini, her değişen sezonda elinden geldiğince korumaya gayret eder. İnsan, seçilim işlemine çoğu zaman yarı-ucubemsi bir formla veya en azından göze çarpacak kadar belirgin veya yararlı bulduğu bir değişiklikle başlar. Oysa doğa etkisinde, yapıda veya bileşimde meydana gelen en ufak değişiklik bile yaşam mücadelesinin o güzelce dengelenmiş terazisini tersine çevirebilir ve dolayısıyla korunabilir. İnsanın arzuları ve çabaları nasıl da geçicidir! Zamanı ne kadar da kısıtlıdır! Ve sonuç itibarıyla üretimleri de, Doğanın jeolojik devirler boyunca biriktirdiklerinin yanında ne kadar zayıf kalacaktır. Doğanın üretimlerinin, insanınkilere oranla karakter bakımından çok daha "saf"; en karmaşık yaşam koşullarına çok daha iyi
Sayfa 100·Kitabı okuyor
acaba onun ruhunda benim zerre kadar yerim var mı?
Reklam
Birilerinin zerre hesap ödemeden, tereyağından kıl çeker gibi şu hayattan geçip gittiğini bilmek insanı fena yapıyordu. Bu yüzden bedduayı keşfetmişti insanoğlu.
Sayfa 435 - Can Yayınları
Bazı erkekler vardır "adam" sıfatını zerre kadar hak etmezler. Bazı kadınlar vardır, kadın oldukları hâlde "adam" sıfatını sonuna kadar hak ederler.
Nihal'in bu evde rahat et-meyeceğinin farkındaydım, daha küçücükken zerre kadar suçu olmadığı halde annemin babama olan hiddetinden payını alıyor-du, sevgisiz bir evde büyümesin diye elimden geleni yaptım ama annemin ona her baktığında babamı hatırlamasına engel olmam
Theodore John Kaczynski
Bir insan okula gittiği, saygın bir işte çalıştığı, statü basamaklarını tırmandığı, "sorumlu" bir ebeveyn olduğu ve şiddet kullanmadığı vb. sürece, sistem, onun hangi müziği dinlediği, neler giydiği veya hangi dine inandığıyla zerre kadar ilgilenmez. Yani, aşırı toplumsallaşmış bir solcu, ne kadar reddederse etsin, aslında, siyahileri sisteme sokmak ve onlara bu sistemin değerlerini kabul ettirmek istemektedir.
Alıntı
Reklam
Reklam