Puan vermedi·56 syf.··
2026 29. kitabı
Eric Emmanuel Schmitt' in daha önce #bayanminginhiçolmayanonçocuğu isimli kitabını okumuş çok sevmiştim. O günden beri yazarın diger kitaplarını merak ediyordum en çok da #mösyöibrahimvekuranınçiçekleri ' ni. Bu kadar merak ederken daha fazla bekletmemeliydim, nihayet okudum. Öncelikle incecik bir kitapta anlatılan hikaye çok samimi ve sıcacıktı. Paris' te yaşayan Moïse o bebekken annesi terk ettiği için , sevgide ve ilgide eksik babasıyla yaşamaktadır. Babası sürekli onun hic görmediği kardeşini över onu özlemle anardı. Ama iş Moïse ye geldiğin de zerre sevgi göstermezdi. Evde bulamadığı sevgiyi ilgiyi hatta terbiyeyi Müslüman Bakkal Mösyö İbrahim de bulur. Babası yarım bir mektupla terk ettiğinde hayatında güvenebileceği bir tek Mösyö İbrahim kalır. Hikaye dostluğun din, ırk,yaş tanımadığı iyiliğin sevginin derinliğini hissettirken Moïse, Momo yada Muhammet ne fark eder ki dedirtiyor. Söylemeliyim ki Mösyö İbrahim'i çok sevsem de Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu hala favorim. Yazarın diğer kitaplarını hala çok fazla merak ediyorum.
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,3bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 75. kitabı
Kafamı dağıtacak, beni yormayacak, tam anlamıyla Freida McFadden tarzı akıcı bir psikolojik gerilim okuma beklentisiyle "All Her Lies" kitabına başladım. Gerçekten de ilk sayfalardan itibaren yazarın niyetini anladım ve adeta "Hizmetçi" kitabındaki Millie’nin hikayesini yeniden okur gibi oldum. Ancak ne yazık ki bu benzerlik bir süre sonra tatlı bir esinlenmenin ötesine geçip bariz bir taklit hissiyatı verdi ve bir noktadan sonra beni fena halde baymaya başladı. ​Kitabın ana karakteri Brie’nin durumu zaten tam bir Millie klasiği olarak tasarlanmış. Paraya sıkışmış, arabada kalıyor ve önüne çıkan bu çiftlik işine adeta bir can simidi gibi sarılıyor. Tek farkı, Millie hapisten çıkmıştı, Brie ise takıntılı eski sevgilisinden kaçıyor. Fakat aralarında dağlar kadar zeka farkı var; Millie en azından akıllı ve ne yaptığını bilen bir karakterdi, Brie ise kelimenin tam anlamıyla saflık derecesinde salak. Daha ilk günden Bradley ve Grace çiftinin lüks evinin yanında, kendisine elektriği olmayan, camları tahtalarla kapatılmış döküntü bir kulübe verilmesini zerre yadırgamıyor, bu işin içinde bir iş var demiyor. Üstelik eski erkek arkadaşından kaçan, travmalı bir kadının erkeklere karşı temkinli olmasını beklersiniz değil mi? Hayır, bizimki eve adım atar atmaz hemen "Millie 2" moduna bağlayıp Bradley ile yakınlaşmaya başlıyor. Adam evliymiş, karısı Grace varmış hiç umrunda bile değil. İçten içe "Bradley kesin bana aşık oldu, karısını boşayıp benimle evlenecek" kafasında takılarak, adım adım kurulan o büyük tuzağın içine kendi rızasıyla ve adeta güle oynaya yürüyor. (En tuhafıma giden de bizim kızın başta bu eve gelince işinin ne olduğunu anlamamam oldu. Çünkü Bradley ile yatak aktiviteleri dışında bir icraatı yoktu. Dedim heralde sadece bu iş için geldi. Meğerse bahçe düzenlemesi
All Her LiesMatt McGregor · Inkubator Books · 20262 okunma
Reklam
8/10
·448 syf.··
2026 51. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 12:12
Helloooo Ortalığı kasıp kavuran Off Campus dizisini izlemediğimi hemen akabinde seriyi eş zamanlı yeniden başlamadığımı düşünmeniz beni üzer. Seriyi ilk 2018 yılında okumuşum ve taktir edersiniz ki o zamandan bu zamana köpürünün altından çok sular aktı. Serilerin hikayeleri detaylı olmasada aklımdaydı ama yinede diziyi izledikten sonra yeniden okumak ilaç gibi geldi. Sizleri ilk okuduğumdaki yorumumla başbaşa bırakacağım ama söylemekte fayda var. Seri ve dizi arsında farklılıklar var evet, ama beni zerre rahatsız etmedi. Aksine hoşuma da gitti. . . Kızımız Hannah - bende ona Allie gibi Han Han demek istiyorum - lise mezuniyet gecesinde yaşadığı trajik olay üniversitede ona belalılardan uzak durmayı, partilere ara ara gitmeyi gittiginde ise damla içki içmemeyi kendisine görev edinmesine neden olmuştur. Tüm hayatı hokey olan ve bunun için ders ortalamasını yüksek tutmaya çalışan Garret son sınavdan herkes gibi o da feci çakar. Tek bir kişi sınavdan A alınca Garret'in anında radarına takılır. Ikinci sınavdan geçebilmesi için tek çare Han Han'ın ona öğreteceği konulardır ve bu uğurda herşeyi yapabilir. Bu Han Han'ın hoşlandığı çocuğu kıskandırmak olsa bile. Konu klişe gibi gelebilir ki öyle ama ne bileyim kitabı okurken manasızca sevdirdi kendisini. Garret ve hokey oyuncularını aşırı sevdiğimide hemencik ekleyeyim. Tek gözüme batan kitabın bir bölümünde gereksiz bir ayrılık sahnesi vardı. Yani o gerçekten ama gerçekten fazla klişeydi. Öyle bir sahneye ne gerek vardı hala anlamadım. Ama yazarcığım uygun görmüş yazmış. O bölüme rağmen okunabilirliğini koruyor inanın bana alın OKUYUN ve OKUTUN pişman olmazsınız. KitapRüyasından Sevgilerle
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınevi · 20163,055 okunma
5/10
·309 syf.··
2026 36. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 01:47
Sessiz Hasta, aslında kocasını öldürdükten sonra tek kelime bile konuşmayan ressam Alicia’nın sırrını çözmeye çalışan, son ana kadar da merakı diri tutan popüler bir psikolojik gerilim. Kitap, insan psikolojisine ve travmalara dair yaptığı bazı nokta atışı tespitlerle ilk başta insanı yakalıyor, "galiba ufkumu açacak bir şeyler okuyorum" hissi yaratıyor. Ama ne yazık ki yazarın bu klinik tespitleri, kitaba edebi bir değer katmaya yetmiyor. Çünkü en başta karakterler çok yüzeysel ve şematik kalmış. Yazar, derinliği olan, kanlı canlı karakterler oluşturmak yerine önümüze hazır psikolojik etiketler ve klişeler koyup geçmiş; karakterler adeta sadece olay örgüsünü finale taşımak için hareket eden birer piyona dönüşmüş. Bu sığlığı kapatmak için başvurulan mantık hataları da cabası; koskoca psikiyatristin mesleki etiği falan bir kenara bırakıp amatör bir dedektif gibi kapı kapı gezmesi hikayenin inandırıcılığını resmen baltalıyor. Üstelik son dönem kitapların o gına getiren hastalığı burada da var: Hikayenin akışına zerre katkısı olmayan çiğ bir müstehcenlik, kaba argo kelimeler ve sanki kitap değil de bir Netflix senaryosu okuyormuşuz hissi veren fabrikasyon diyaloglar, metni rafine bir eser olmaktan çıkarıp hızla tüketime uygun çerezlik bir ürüne çeviriyor. İşin içine bir de son derece mekanik ve baştan savma bir çeviri girince, okuma süreci iyice keyifsiz bir hal alıyor. İngilizce cümle kalıpları Türkçeye kelimesi kelimesine, düz mantıkla aktarıldığı için dilin o canım esnekliği ve müziği tamamen kaybolmuş. Okurken sürekli havada kalan, zamirleri eksik, yapay cümleleri zihninizde tamir etmek zorunda kalıyorsunuz ve bu da insanı yoruyor. Özetle; Sessiz Hasta kurgusal hilesi ve ters köşesi için bir çırpıda okunup bitirilecek akıcı bir kitap olabilir ama Türkçenin
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,7bin okunma
6/10
·480 syf.·
2026 6. kitabı
Fidan Hanım, Büyükada'da yaşayan ve yüreği gençliğin binbir umuduyla dolu olan bir tıp öğrencisidir. Ablasının kötü giden evliliğinden sonra, hayatındaki kötülükler birer zincir halkası gibi tek tek takip edecektir peşini. Sanki ablası, bir kara büyü bırakmıştır ardında. Sinan Akyüz'ün diğerlerinde olduğu gibi bunda da yaşanmış bir hayattan esinlenerek yazdığı bu kitapta, açıkçası diğer kitaplarda bulduğumu bulamadım. Aslında, o kitaplarda ne bulduğumu da bilmiyorum. Aradaki fark, beni tatmin etmeyen şey neydi bilmiyorum. Öncelikle dedim ki, diğer kitaplara göre daha az acı çekmiş. Bu yüzden çok büyük bir olay gibi gelmedi. Ama sonra dedim ki, acının yarıştırılması, karşılaştırılması mı olur? Sonra aslında bunun da olmadığını fark ettim aradığımın. Ben, bağ kuramamıştım. Asıl sorun buydu. Neden bilmiyorum ama diğer kitaplardaki karakterler üzüldüğünde, ağladığında ben de öyle yapıyordum. Ama bu kitapta hiç öyle olmadı. Ve bunun, çektikleri acıların farkıyla zerre alakası yokmuş, bunu fark ettim. Fidan Hanım karşımda oturup anlatsaydı bana yaşadıklarını, ona tüm samimiyetimle sarılır hatta onunla ağlardım. Ama kitaptan okuyunca derinden hissedemedim acısını. Mesele sadece bu anlaşılan. Tüm bunlara rağmen, kitabın inanılmaz bir akıcılığı vardı. Bir kitap kafede 2 saatte 100. sayfaya geldim ama bırakmak zorunda kalmıştım. Haftalar sonra kitaba sahip olduğumda 3 günde bitirdim.
Roman
Fidan HanımSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 2025835 okunma
3/10
·144 syf.·
2026 13. kitabı
Bu eser Covid döneminde yazılmış. Yani görünen o ki, pandeminin etkisiyle altüst olan ve değişen dünyada Adam Bey oturduğu yerde bolca overthinklemi. Başka kaynakları durmadan referans göstererek "değişmek" üzerine bir şeyler karalamış. Zaten kitabın başlığı da doğrudan bunu söylüyor: "Değişmeyi İstemek Üzerine". Yani teoride var, pratikte yok. :) ​Bu yüzden kitaptan öyle çok büyük bir şey beklememek lazım. Yazı dili de pek çekici gelmediği için okurken zerre keyif alamadım. Kitapta Freud'dan esinlenen çok fazla fikir var. ​Kitaptan en vurucu cümle benim için de: ​"Başka bir dünyada durum farklı olabilir, ancak burada, dünyada yaşamak değişmek demektir, mükemmel olmak ise sık sık değişmiş olmaktır." ​Uzun lafın kısası, bu kitabın okuma keyfi 10 üzerinden 3. Bunun yerine gidin direkt Freud okuyun değişim üzerine.
Değişmeyi İstemek ÜzerineAdam Phillips · Ayrıntı Yayınları · 2023255 okunma
Reklam
Reklam