Sevecek birini aramak yerine, neden kendimizi daha çok sevilmeye değer kılmıyoruz? Almak istediğimizden daha fazlasını vermeye neden talip değiliz?
Bir yoldaş ara, bir refiki özle ama bir tarikin de düşünü kur. Yolu düşlemeyene yoldaş nasip olur mu?
Ayıbı belirtilmeden satılmış kusurlu bir kumaş elbisenin bedeli içine karıştığı için vekilinin kendisine getirdiği malın tamamını tasadduk etti.
Kûfe'de bir koyun kaybolduğunda koyun eti almadı.
Rahmetli Teoman Duralı anlatıyordu:
Bir gün bir dükkana girdim. Don istiyorum, dedim. Çalışan afallayıp kızardı, "külot diyecektiniz galiba?" dedi.
Hayır efendim dedim; Fransızca bilmiyorum. Ben don istiyorum.
Hoca nüktedan bir adamdı. Uygarlaşma numaralarının bu ucuz olanlarını hususen alaya alırdı.
Fransızca bilmiyorum, diyor çünkü kelime "kıç" manasına gelen "cul"ün, Fransızca'dan "kıçlık" manasına gelen "culotte"ünden giriyor dilimize.
Oysa "don" sanıldığının aksine, edepli olanı.
Ş. Teoman Duralı