"Kendine bak kendine; özüne, sözüne, benliğine. İlgilenme kimseyle, kim ne yemiş, ne giymiş bundan sanane. Sen kendini besle; bilgiyle, sevgiyle, şefkatle. Ancak o zaman ulaşırsın, insan olmanın erdemine."
Kitabın konusu gerçekten ilgi çekici.Dili yalın,anlatımı sade ve sürükleyici.Zevkle okunabilecek,hatta mutlaka okunması gereken bir kitap.
Siz sıradan olmadığınızı düşünüp bunu kendinize ve çevrenize kanıtlamaya çalıştıkça birileri mutlaka önünüze daha büyük engeller koyuyor.Yüzüp yüzüp kuyruğuna geliyorsunuz.Ama hayat bi aksilik çıkarıyor ve elinizde kocaman bir “Hiç” bırakıyor.
“Neden ben?”diye sordum Tanrı’ya.Bir şey söylemedi.Güldüm ve yıldızları izledim.Yaşamak güzeldi…
"Mutluluğa pamuk ipliği ile değil zincirle bağlanın…"
İçinde bulunduğumuz çağ, hızla gelişen teknoloji ve değişim çağı. Bu hıza ayak uydurabilmek için bizler de aynı hızda yaşıyoruz. Öyle ki ruhlarımızı, duygularımızı ve insanlığımızı gerilerde bırakarak…Yüreğinle Yaşa'da durup beklemeyi, zamanı hissetmeyi, insana değer vermeyi, kazanmanın paradan başka yollarla da olabileceğini görüyoruz. Her sayfada gördüğünüz şey aslında yüreğiniz olacaktır. Yüreğinizle bütünleşip onunla yaşadığınızda yaşamın ne kadar farklı ve anlamlı olduğunu keşfedeceksiniz. Kitapta, yalnızca nefes alıp vermenin ve zamanın geçmesinin gerçekten yaşamaya yetmediğine bir kez daha vurgu yapıyor.
Tanrım bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü değiştirebiliceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu ver.