"... Görünen o ki Amişler, dürtüsel ve komplike tüketim çılgınlığının hüküm sürdüğü çağımızda çarpıcı derecede radikal, fakat aslında basit bir şey yapıyorlar: en çok değer verdikleri şeylerden yola çıkıp, belli bir teknolojinin bunlara yarardan çok zarar getirip getirmeyeceğini sorguluyorlar. Kraybill'in de söylediği gibi, cevaplamaya çalıştıkları soru şu: 'bu yararıma mı, yoksa zararıma mı olacak? Bir topluluk olarak ortak yaşamımıza destek mi, yoksa köstek mi olacak?'
Yeni bir teknoloji çıktığında Amiş topluluklarında bunu denemek için cemaatin papazından izin isteyen bir teknoloji meraklısı illa oluyor. Çoğu zaman da papazdan izin çıkıyor. Sonra topluluğun tamamı, teknolojiyi kullanan kişiyi 'dikkatle' gözlemleyerek söz konusu teknolojinin topluluğun en çok değer verdiği şeyler üzerindeki nihai etkisini tespit etmeye çalışıyor. Eğer bu etkinin daha ziyade olumsuz olduğuna kanaat getirilirse, ilgili teknoloji yasaklanıyor. Yararlı görülüp izin verilen teknolojilerin kullanımına da, faydalarını artırıp olumsuz yönlerini asgariye indirmek amacıyla birtakım kısıtlar getiriliyor.