Zeynep Selvi

Zeynep Selvi
@zeynepselvi
Yapımcı
Marmara Üniversitesi
İstanbul
18 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
4/10
·168 syf.··
2025 1. kitabı
Zaman kaybı. Başlarda merak uyandırdı. Sonradan farkettim ki hiç bir derinliği olmayan bir hikaye, vasat altı bir kitap. Yanılıyor muyum acaba diye düşünerek bir sayfa daha, bir sayfa daha okudum. Atlaya atlaya sonunu zor getirdim. Yazarın “Miras” kitabını çok övüyorlardı. Bu kitabı da fena değildir heralde diye düşünmüştüm. Yanılmışım.
Postane GünlükleriVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20231,046 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2024 01:34
Bir anlık merakla kitabın ilk sayfasına göz gezdirdim ve direk başladım. Bu kadar etkileneceğimi gerçekten beklemiyordum. Felsefe ve nörobilime geri dönmek iyi hissettirdi. Zengin bir içerik, güzel bir çeviri, özenle hazırlanmış bir baskı. Fakat bence kitap kapağı maalesef okuyucuyu itiyor. Benim için öyleydi en azından. Beynimiz nasıl çalışır? Deneyim nedir? Bir şeyleri nasıl algılarız? Nasıl öğreniriz? Nasıl düşünürüz? Nasıl fikir sahibi oluruz? Ve neden yanılırız? Bu soruların cevaplarını merak ediyorsanız mutlaka bir şans verin. Kitabın sonlarına doğru yazar kimliğimiz ve biyolojimiz arasındaki bağları detaylandırırken "özgürlük" ve "irade" kavramlarına değiniyor. Bu bölümde beni çok düşündüren bir kısım oldu. Eagleman diyor ki "Tarihte ortaya çıkmış peygamberler, kahramanlar, ve liderlerin bir bölümünün şakak lobu odaklı sara hastaları olduğu düşünülmektedir." (sayfa 211). Allah Allah dedim, böyle bir veriyi nasıl elde etmiş olabilirler de böyle bir çıkarımda bulunabilmişler? Eagleman bu cümlesi için bir kaynak vermiş: Trimble ve Freeman "An Investigation"... Ayrıca Sara hastalığı ve dinsellikle ilgili genel bir bakışa sahip olmak isteyenlere şu kitabı önermiş: Devinsky ve Lal "Spirituality" "Hz. Muhammed'e koyulan geriye dönük tarihsel tanı" için de bir kaynak sunmuş: Freemon "A Differential Diagnosis". Bu çalışmasında Freemon vardığı sonucu şöyle açıklıyormuş: "Mevcut bilgilerden yola çıkarak kesin bir karara varmak mümkün olmasa da, akla en uygun tanı psikomotor ya da karmaşık kısmi şakak lobu sarasıdır." --- Kesinlikle araştıracağım bir konu. Kitabın en son kısmında yazar etik ve hukuk dairesinde "sorumluluk" "sorumlu tutulabilirlik" "suç ve cezalandırma" kavramlarını tartışıyor ve suçluların cezalandırılması konusundaki kendi görüşlerini
Incognito - Beynin Gizli HayatıDavid Eagleman · Domingo Yayınları · 20138,1bin okunma
Şermin hanım sizi Nermin hanımla karıştırdım :)
7/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2024 12:21
Ara ara kitap mağazalarında "yeni çıkanlar" raflarını kurcalarım. Bu kitaba da öyle rast geldim. Üsküdar Uncular Caddesindeki Sedir Kafede. Komik bir itiraf: Şermin Yaşar ve Nermin Yıldırım'ı karıştırdım :) Nermin Yıldırım'ın kitaplarını arkadaşlarımda çok görüyordum. Fakat nedense bir çekingenlik duyuyordum kendisine ve kitaplarına karşı :) Aaa dedim Nermin (Şermin) hanımın yeni kitabı çıkmış. "Aslında bu vesileyle içimdeki bu çekingenliğe bir son verebilirim belki" Tabi kitabın kapak tasarımı da (her ne kadar kullanışsız olsa da) ilgimi çekti. E kafam da biraz dağınıktı. İşte öyle başladım kitaba. Çok geçmeden anladım tabi Şermin Yaşar'ın Nermin Yıldırım olmadığını :) Ama kitap beni öylesine çekti ki içine. Elimden bırakamadım. İki günden kısa bir sürede bitirdim. Dili sade. Dile getirilen detaylar etkileyici. Ara ara insanın yüzünde acı bir tebessüm beliriyor. İyi ki tanıştık Şermin Yaşar! *SPOILER* Kitapta bu topraklardan bir ailenin hikayesi anlatılıyor. Bu aile, pek çok Türk ailesinden farksız. Üç erkek kardeş, bu üç kardeşin eşleri, bir baba, rahmetli olmuş bir anne, bir kardeşin mektup arkadaşı... Her biri ara ara bir köşeye geçip orada röportaj veriyorlar gibi. Ailenin rahmetli olmuş Mürüvvet bile konuşuyor. Ki burası bence çok tatlı bir detaydı :) *** Sayfa 29: Ailenin en büyük çocuğu Emin "Şimdi düşünüyorum da ben hep abiymişim, hiç çocuk olmamışım ki." diyor. Seni çok iyi anlıyorum Emin dedim içimden :) En büyük çocukların kaderi budur. Söyleme Bilmesinler Şermin Yaşar
Edebiyat
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,5bin okunma
Doyma Noktası
7/10
·104 syf.··
2024 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2024 03:04
Selçuk Baran'ın Anaların Hakkı hikaye kitabından sonra hikaye türüne biraz haksızlık ettiğimi farkettim. Hayatımın düzensiz, plansız şu döneminde ara ara oturup kısa bir iki öykü okumak iyi geliyor. Hayatınızın yoğun bir dönemindeyseniz veya zihin dünyanızın karmaşık olduğu bir zamandaysanız, arada bir iki hikaye okuyarak okuma alışkanlığınızı diri tutmak iyi hissettiriyor. Kütüphanemde Sema Kaygusuz'un üç kitabı vardı. Ben tanışma kitabı olarak Doyma Noktası'nı seçtim. İyi ki de öyle yapmışım. Diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum. ** En beğendiğim hikaye, ilk hikaye olan "Sandık Lekesi" oldu. Zaten en uzun hikaye de bu. Çocukluk hatıralarıma dalıp dalıp gittim. Bir çocuk nasıl düşünür, nasıl hayal kurar, nasıl özlem duyar... Yazar bunu çok güzel yansıtmış. Etkilendiğim bir diğer öykü de Kılçık oldu. Kitabın kapak tasarımı da bu öyküden esinlenilmiş. Ben öyle tahmin ediyorum. Adamın yemek yerken bir anda sandalyesinden düşüşü ve düştüğü zemindeki seramiği hissettiği o an... Durağan seyreden bir filmde aniden sizi hiç beklemediğiniz bir gerçeklikle alt üst eden bir sahneyle karşılaşırsınız ya? İşte öyle etkileyici bir an tasavvuru yapmış Sema Kaygusuz. Çalıntı Yürekler, Çatlak Yerlerin Kuyusu, İnsan Dipleri, ve Çöpçüler hikayeleri de hiç fena değildi. ** Kaygusuz, kitabı neye göre adlandırmış bilmiyorum. İster istemez her hikayede "doyma noktası" teması üzerinde izler aradım. Bazı hikayelerinde "doyumsuzluk-tamahkarlık" üzerine izler sezdim sezmesine ama elle tutulur gözle görülür bağlar kuramadım. Hikaye kitabı yazmanın en zor yanlarından biri de kitaba bir isim seçmek olsa gerek. Kaygusuz'un dili bana çok enteresan geldi. Cümleler akıp gidiyor. Ama çok sade mi? Hayır. Kösnül, Bel bel bakmak, Ölgün, İçitmek ve İğdiş gibi hayatımda daha önce hiç
Doyma NoktasıSema Kaygusuz · Metis Yayıncılık · 2015637 okunma
Anaların Hakkı
9/10
·96 syf.··
2024 1. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2024 12:26
Hikaye okumayı sevmeyen bana hikayeyi sevdiren kadın. Bambaşka bir anlatı yeteneği... Tertemiz bir dil... Ben "Ceviz Ağacına Kar Yağdı" isimli kitabından okudum bu kitabı. Bilmeyenler için "Ceviz Ağacına Kar Yağdı" Selçuk Baran'ın bütün öykülerinin toplandığı bir YKY yayını. Sanırım uzun bir süredir baskısı yok. İnşallah yeniden gelir de, sevdiklerime satın alıp hediye edebilirim. Ben bu kitaptaki hikayeleri kafama göre, canım istediğinde açıp, rastgele okuyorum. Şu ana kadar okuduğum öyküler arasında en sevdiğim Anaların Hakkı oldu... Bu hikayede, çocuğunun ölümünden kocasını sorumlu tutan bir kadının aklından ve yüreğinden geçenleri okuyacaksınız.
Hikaye
Anaların HakkıSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 2020502 okunma