zeyn

zeyn
@zeynqr
Ağır ağır ölürler; okumayanlar, müzik dinlemeyenler, vicdanlarında hoşgörüyü barındırmayanlar. Pablo Neruda
Bir İdam Mahkûmunun Son Günü kitabından alıntılar:
''İnsan içinde bulunduğu umutsuz koşullarda bazen bir zinciri bir saç teliyle koparabileceğini sanır.'' - "İnsanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkûmdurlar." - "Ellerini yıkamak makul olsa da kanın akmasını önlemek daha iyi olacaktı.''
Reklam
"Bize hiçbir şey yapmadılar sadece bizi en mutlak anlamdaki hiçliğin içerisine yerleştirdiler, çünkü insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulanamaz."
Sayfa 37·Kitabı okudu
Fahrenheit 451 kitabından alıntılar:
“Bir insanın siyasi açıdan mutsuz olmasını istemiyorsan, bir meseleyi iki farklı açıdan sunma ki kaygılara kapılmasın; tek bir açıdan sun. Daha da iyisi, hiçbir açıdan sunma. Onları yanmaz verilerle dolduracaksın, 'gerçekleri' boğazlarına tıkıştıracaksın, öyle ki kendilerini tıka basa doymuş ama onca veri sayesinde kesinlikle 'zeki' hissedecekler. O zaman, düşündükleri hissine kapılırlar... Hareket etmedikleri halde hareket ediyormuş gibi hissederler. Ve mutlu olurlar, çünkü o türden gerçekleri değiştirmez." - "Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun. Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece, derdi. Sadece çim biçen adamla bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır, derdi. Çimleri biçen adam orada hiç olmamış gibidir; bahçıvansa bir ömür boyu orada olacak." - "Bir sürücüye yeşil bir bulanıklık göstersen 'Ah evet! Bunlar çimen' der. Pembe bir bulanıklık? 'Bu bir gül bahçesi!' Beyaz bulanıklar evlerdir. Kahverengi bulanıklar ineklerdir." - "Pazarın ne kadar büyürse ihtilaflarla başa çıkma gücün o kadar azalır Montag" - "Öyle bir çağda yaşıyoruz ki çiçekler bereketli topraklarda, iyi yağmurlarla büyümek yerine çiçeklerden beslenerek yaşamaya çalışıyor." - " 'Güç' dedim. Sende doktor Johson'dan alıntı yaparak 'Bilgi kaba kuvvetin üstesinden gelmeye yeter de artar bile!' dedin. Ben de 'İyi ama Doktor Johnson, Belirsizliği belirliliğe yeğleyen insan akıllı değildir de demişti, sevgili çocuğum.' dedim
Anayurt Oteli kitabından alıntılar:
Belki sonuna dek gitmekten korkuyorlardır; sonunu görmekten. - Ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak. - Değişmez tek bir kesinlik vardı insan için; ölüm.
Galiba tanrı her ne isterse onu olabilir. Belki de tanrı o kadar büyük ki bizim maddi gerçeklikte ve minicik evrenimizle ilgili küçücük kurallarımız onun için hiçbir şey ifade etmiyor.
Reklam