10/10
·77 syf.··
Beğendi
·
2024 48. kitabı
·
229 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2024 00:00
Kıvılcımlı'nın 1960 yılında "Dede Hande" müstear ismiyle kaleme aldığı bu eser, soyut bir siyasi eleştiri değil, Türkiye'deki icazetli sendikacılığın ve işbirlikçi sendika ağalarının ipliğini pazara çıkaran eşsiz bir manzum hicivdir. Doktor, kürsülerde "soğan ekmek yiyoruz" edebiyatı yaparak işçi sınıfına halkçı görünmeye çalışan ancak "sendika ile siyaset zinhar bir araya gelemez" diyerek kitleleri doğrudan burjuvazinin kuyruğuna bağlayan o güdümlü (sarı) sendikal anlayışı yerle bir eder. Sınıf mücadelesini sadece üç beş kuruşluk ücret pazarlığına (ekonomizme) indirgeyen, patronaj ilişkileriyle palazlanan ve proletaryanın bağımsız devrimci siyasetinden ödü kopan bürokratik aygıtı muazzam bir edebi zekâyla ve sınıf kiniyle teşhir eder. Emek hareketini siyasetsizleştirerek sisteme entegre eden o teslimiyetçi sendikal aklı ve düzen içi oportünizmi tarihsel maddeci bir neşterle kesip atan, bu toprakların somut gerçekliğinden fışkırmış son derece "orijinal" bir polemiktir.
1000Kitap
Soğan Ekmek KongresiHikmet Kıvılcımlı · Sosyal İnsan Yayınları · 201117 okunma
Önce Ekmekler Bozuldu
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 01:17
Ekmeği karneye bağlanan bir kuşaktan geliyor Akbal. 40 kuşağından. Varlığı da yokluğu da pekala bilen bir kuşaktan. Karartma günlerinden. Sigara ışığının bile, el ayasıyla siper edildiği günlerden. Sait’in çırağı, Necatigil’in yareni. Hakikat sahibi hakiki bir Peralı. Eski, epeski bir antik İstanbol / Bizans insanı desem yeridir. Öykülerinde sözcük menşeili Sait’in etkileri görülse de, onun aksine bireyin yalnızlığını onun içsesi dairesince veren, ailevi anılarını derin bir iççekişle öyküleştiren, Sait’in zaman zaman başvurduğu sürreal ögelere handiyse başvurmayan, izlenimci yönü Sait’e göre çok ağır basmasa da bu noksanlığı bireysel duyarlılığıyla kapatan; sade, gerçekçi ve dolayısıyla özgün mü özgün bir öykü formu yakalamış, emektar bir öykücümüz Akbal. Kaç zamandır, bol ünlemli bir içsesle, ‘’Okuyacağım!..’’ dediğim ‘’Önce Ekmekler Bozuldu’’ kitabına, nihayet bir sahaf kazısında rastladım. Elbette basım tarihi eski bir kitap değil. Çok değerli Sevengül Sönmez’in editörlüğünde Doğan Kitap’ın yeniden yayımladığı bir Oktay Akbal öykü serisinin ilk kitabı. İlk basımı Azım Bezirci kaynaklarına göre 1946 ama Akbal, 1942’den beri çeşitli mecmualarda yayımladığı öykülerini tesviye edip bu kitabı basıma hazırlamış. F.K Basımevi’nden çıkmış kitap. Elle dağıtmış, postayla yollamış, Çoğunda banknot bile edinmemiş. İsmi albenili gelmiş ki adından epey söz ettirmiş dönem itibariyle. Oysa, ‘’ Önce Ekmekler Bozuldu’’ 20’li yaşlarında olan bir gencin, II. Dünya Savaşı yıllarındaki açlığın ve sefaletin çirkin namı için, bu başlıkta bir kitap ve öykü ismiyle savaşa karşı ironi yapmak istemesiyle ortaya çıkmış. İşte Akbal o yaşlarında bile bu kadar nahif, öngörülü, pür-ü pak bir delikanlı. ‘’Basit öyküler ve gereğinden fazla melankoli’’ var diyorsunuz kitabı okumaya başladığınızda
Önce Ekmekler BozulduOktay Akbal · Doğan Kitap · 2019248 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Kitabın başlığı bile çok şey anlatıyor. Tek Parti Döneminde Muhalefet değil Muhalif Sesler.. Fısıltılar... Zira muhalefete zinhar müsamaha yok. Makaleler arasında en ilgi çekici olanı Dahiliye Vekili Şükrü Kaya’nın Diyanet İşleri Riyaseti ile girdiği münakaşa idi bu arada. Vekalet vs Riyaset. Rauf Orbay’ı da yurtdışında dahi olsa adım adım takip etmeleri de ilginç. O bakımdan biraz Troçki’yi andırıyor bana Rauf.
Tek-Parti Döneminde Muhalif SeslerCemil Koçak · İletişim · 201125 okunma
Mermer Kanatlı Kuşlar Düş, Kimlik ve Yanılsama Üzerine Bir Roman
10/10
·256 syf.··
2026 2. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 19:10
Mermer Kanatlı Kuşlar, düş ile gerçeklik arasındaki sınırların silindiği, sembollerle örülü bir içsel yolculuk romanıdır. Hikâye, ailesinden ayrılıp kendi hayatını kurmaya çalışan Aya’nın, taşındığı evde karşılaştığı gizemli olaylarla birlikte ruhsal bir arayışa sürüklenmesini anlatır. Evde bulduğu ve düşlerinde önceden gördüğü ASO figürü, bir karakterden çok Aya’yı kendi hakikatine yönlendiren sembolik bir rehberdir. Roman, modern dünyanın görselliğe tapan yapısını eleştirirken, insanın içsel özünden kopuşunu işler. Bu bağlamda eserin en güçlü simgesi olan “mermer kanatlar”, özgürlük arzusuna rağmen uçamayan insanı temsil eder. Kanatlar vardır, fakat taştandır; yani potansiyel vardır ama ruhsal ağırlık onu işlemez hâle getirmiştir. Aya’nın yolculuğu boyunca vardığı temel gerçek şudur: Aradığı kurtarıcı dışarıda değil, kendi içindedir. ASO bir hedef değil, bir aynadır. Roman böylece okura, hakikatin başkalarında değil, insanın kendi derinliğinde saklı olduğunu hatırlatır.
Düşünce
Mermer Kanatlı KuşlarMahmut Yamalak · Aram Yayıncılık · 201366 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2026 6. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2026 19:49
Siddhartha bir iç yolculuk kitabı. Hermann Hesse Birinci Dünya Savaşı'nın yıkıntıları arasında, insana ve yaşama dair umutları yeşertmek için arayışları bu kitap ile kaleme almıştır. Bir dönem Hindistan'da yaşayan ve Budizm ile ilgilenen Hesse, arayışlarına bu öğretilerin cevap verip veremeyeceğini irdelerken, bir de halkın sorgusuz sualsiz peşine takıldığı din ve inanışları eleştirmiştir. Kitabın kahramanı olan Siddhartha, delikanlılık çağına geldiğinde hayatın anlamını sorgular ve bu sırra erişebilmek için en yakın dostu ile yollara düşerler. Bu yolculuk esnasında Buddha ile karşılaşırlar. Ona saygı duysa da Siddhartha için, Buddha'nın öğretileri de yeterli değildir. Yoluna devam eden Siddhartha, arayışının sonunda kayıkçı Vasudeva ile karşılaşır ve bu onun için arayışına ulaşmasına yol gösterir. Tek bir kere okuyup bırakılacak bir kitap değil. Dönem dönem tekrar tekrar okunması gerektiğini düşünüyorum. Budizm öğretilerine dair pek bilgim yoktu ve ilk başta biraz adapte olmakta zorlandım ama sonradan beni içine aldı. Ancak Siddhartha'nın gelişim sürecinin bir şekilde devam etmesini isterdim. Gelişim bir yerde kesilip sonra her şeye tekrardan başlaması, yaşadıklarından bir şey çıkarmadın mı diye sormama sebep oldu. Ama sonunda amacına ulaşıyor. Okuyanların seveceğinin düşünüyorum. Üstüne düşünecek bir sürü soru veriyor kitap sizlere...
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Kabal'dan Harika Bir Kurgu
9/10
·560 syf.··
2026 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 22:21
Kitabi tam şuanda bitirmiş bulunmaktayım.Kendimi boşlukta hissediyorum yine ama bu sefer arafta uzanıyorum.Kitabımızı özetleyecek olursam bildiğiniz gibi bu kitap canavarın da kalbi varmışın devam kitabi.Kitapta luzianin geçmiş yaşamı yani luxurianin yaşamı anlatiliyor.Sizi büyüleyici bir yaşam.Cadı diye yakılan masum kadinlar ve bu kadınları yakarken büyük zevk duyan insanlar.Bizim luxuria bir vampir avcısı aslinda ama ataları cadı bu kızımızın.Hem de ne cadı.Öyle böyle değil.Kitabimizin ilk iki yüz sayfasinda bu kizimizin hikayesini ne kadar yalnız olduğunu dinliyoruz.Ve ardından şimdiye dönerek cdkv'ye kaldığımız yerden daha bilinçli bir şekilde devam ediyoruz.Sonu hepinizi mahvedecek emin olun.HASSASSANİZ OLDURUR GENCLER DİKKATLİ OLUN VALLA PARAMPARCA EDİYOR! !!!!SPOİLERLİ KISIM!!!! KİTABİ OKUMADİYSAN VE OKUMAYİ DUSUNUYORSAN BURAYİ ASLA KATİYEN VE ZİNHAR OKUMA!!!! dostlar ben şuan hilkat garibeleri gibi oldum.öyle bir ters köşe ki yani sherlock holmes ile yarışacak ben bile tahmin edemedim.Hikayede hep luxuria'dan canavar diyerek bahsettik ama hayır canavar yani basimizdaymis.Zaten cennette meleklerin bile geçemediği yerden hayır gelmiyeceği belliydi.Ama beklemezdim böyle bir ihanet herkesten beklerdim de.Ve yine de luxuria ya suçlaması erkekler böyle iste.Her ne kadar vampir olsa da kont draculanin evladı olsada yok olmuyor.illa kadın suçlanacak kadın suçlu bulunacak.Erkek olsa elinin kiri ama.Bu kitap buna çok güzel değinmiş.AMA AMA AMA BEN KONUSMUYORUM SUSUYORUM
Canavarlar da HüzünlüdürN. G. Kabal · Dex Yayınları · 2025393 okunma