â.

Puan vermedi·150 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2022 13:43
"farkındalık eşiği ile mantığın eleğinden geçirince hayatı; ona çokta iyimser bir köşeden bakılamıyor. karamsarlığı bilinç besliyor ise, iyimserliği besleyen şey ise inanç ve umuttur. inanç, umut ve zeka bir arada olabilir. evet iddia ediyorum hâlâ olabilir. tüm karamsar perdemi yırtıyor mesela ufak detaylar ile bir şeylerin güzel olabileceği umudu." Bunu diyen "ben" bir süre sonra yine şöyle fısıldıyor; "Bazı umutlar yere çakılma hızının hesabını karıştıran bir şeydir." Var olan ben ile ulaşmak istediğim benin farkındalığının, tinde oluşturduğu köprü üzerinde yürümeye başladığın anın umutsuzluk doğurduğunu tecrübe etmeyen var mıdır ? Fakat umutsuzluk o noktadan doğan bir şey değildir, temsil ettiği zaman o anın belirteci değildir. Zira umutsuzluk sonsuzlukla ilintili olup, varlığının kabuğunu bilinç ile kırmaktadır. Bilinç ise; istenç ile çoğalıp eksilen bir olgu olduğu için, benler arasında sıkışan kendimizi, umutsuzluğun kucağına bırakıverir. Kierkegaard, özgürlüğün diyalektiği yanı sıra umutsuzluğun diyalektiğinden de bahsediyor ve Benin sentezi üzerinde dururken; bir uçta duran "olan ben" ile diğer bir uçta bekleyen "istenen ben" kavramlarının tinsel işkencesini anlatıyor. Peki ya umutsuzluğun farkındalığı ? Kendinizi yoklamadan ayyuka gezen bir umutsuzluk mu barındırıyorsunuz yoksa mahfuz biçimde süzülen bir umutsuzluk mu galebe çalıyor? Düş gücü ile haddini aşan hudutlar ve tüm olgular yinelenemez mi ? olan inşaa edilirken olabiliri de mümkün kılan yine düş gücüdür. Ya bu çeper içinde eriyen gerçek ben, umutsuzluğun kapısını aralamaz mı ? Okurken beni bir sürü soruya gark eden Kierkegaard; Tanrı kavramını olabilir ile betimliyor, kaderci benin Tanrı karşısında duruşunun asıllığından bahsediyor. Tüm bunları okurken girift duran her şey zihninize yalın
Ölümcül Hastalık UmutsuzlukSoren Kierkegaard · Doğu Batı Yayınları · 20211,300 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2021 190. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2021 11:26
"roman ari olmamalı" Böyle diyordu yazar. Gerçekten okuyacağım kitabı seçerken bu benim için önemli bir husus. Ve "hüznün fiziği" bununla birebir örtüşen bir kitap oldu. Başlangıç doğum, son ölüm. Bir kaç perdede farklı suretlerde doğan ve ölen bir karakter. " Ben vardık" diyor. İç içe geçmiş bu siluetler anlatıcının ileri empati özelliği ile başkalarının hayatının içinden geçmesi ile ortaya çıkıyor. Bazen bir günahın eseri Minotor oluyor, bazen dedesi, bazen babası, bazen herhangi bir başkası.. Labirentte hapsolmuş Minotor ile farklı bir özdeşlik kuruyor, dedesi ile bambaşka. Her bölümde farklı bir sekans karşınıza çıkıyor ve bence asıl keyifli olan bölüm kitabın ortalarında olayın çözülmeye başladığı ve hüznün tanımlandığı kısım. Öykü tüccarıyım diyor Gospodinov. Öyküler herkesin görmediği, okumayı bilmediği saklı hazinelerdir benim için. Kimi insanın kirpiğinden damlar, kimi insanın ellerinden boy verir, kimisinin diline düğümlenir. Bir bölümde ise çeşitli öyküleri topluyor tek tek heybesine, çünkü o insanların geçmişi ile beslenen, geçmişi özleyen ve hatta hayatı geriye dönük yaşamayı sağlayacak ütopik bir düzenin hayalini kuran biri. "Kutularda her şeyden biraz olmalı. Özellikle de fısıldanan, gömü­len, saklanan şeylerden. Kadraja girmeyenlerden, kalıcı olmayıp yok olanlardan, güz yaprağı gibi kuruyanlardan, sıcak bir öğle sonrası balık gibi bozulanlardan, süt gibi ekşiyenlerden, dibine işenmiş sardunya gibi solanlardan, armut gibi çürüyenlerden..." Hayata dair detayların peşinde, biriktirmek, atlamamak, tekrar yaşamak istiyor her seferinde. Hüznü dağıtmak isterken daha çok eline yüzüne bulaştırıyor, çoğumuz gibi.. Hüzün, labirent, öykü, şehir, geçmiş, Minotor baskın imgeler arasında.. İzlek çeşitli gibi dursa da aslında, ana çerçevede bütünlük arz ediyor.
Edebiyat
Hüznün FiziğiGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 20171,472 okunma
Puan vermedi·129 syf.··
Beğendi
·
2021 183. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2021 23:25
Resimler; kelimeler ile yeni baştan inşaa edilip tasarlanıyor bu on öykülük kitapta.. Ama çerez değil, zira anlatım dili, kurgusu, yazı biçemi oldukça zor. Son öyküde yer alan dört beş sayfalık kısmı dönüp üç kere okumanız gerekiyor örneğin. Çünkü üç farklı diyalog aynı anda kurgulanıp verilmiş. Öyle detaylar ile vurulacak ki zihniniz, karşınızda konuşan resimler ve bu uzlamda genleşen kurgular belirecek.. Salt edebî bir metin olarak görmek oldukça zor çünkü felsefesi yapılan karelerle karşılaştım ben her öyküde. Yazara olan merakımı besleyen, ağır okunması gerektiğini düşündüğüm, zihinde çözümlenmesi gereken bir kitap. Keyifli okumalar..
Kısmet BüfesiBilge Karasu · Metis Yayınları · 2013322 okunma
Puan vermedi·147 syf.··
Beğendi
·
2021 177. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2021 11:19
Parrhesia Hakikati söylemek.. fakat herkesin bildiği, gördüğü ve ayrımını yaptığı bir gerçek değil buradaki kasıt; söylendiği takdirde söyleyen kişinin dışlanmasına, cezaya maruz kalmasına, sürgün edilmesine sebep olacak nitelikte bir doğruyu söyleme eylemidir. Antik Yunan çağında kullanılan ve konu alınan bu kavram; Foucault' un söyleşilerinden derlenmiş bu kitapta olabildiğince ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Platon ve Sokrates, Seneca ve Serenus, kinizm tarafında diyojen. Hepsinin ayrı ayrı hakikati söyleme tutumu ve niteliğini açıklıyor. Örnek metinler, tragedyalar analizleri ile pekiştiriyor. Hakikati söylemenin kanıtı " cesaret " tir. Ve bunu söyleyecek kişinin de bazı nitelikler taşıması gerekir. En basit örneği ile sizi eleştirecek kişinin size denk konumda olması gerekiyor. Maddi olarak, fiziksel olarak, üstün ya da altta olan birinin söyleyeceği şeylere kibir, aşağılama yahut imrenme duyguları karışacağı için hakikat zedelenmiş olacaktır. Kinizme göre ise bu bambaşka şartlar gerektirir. Parrhesia hem demokratik alanda hem de bireysel ilişkilerde kullanılan bir kavramdır. Retorikten sıyrılmış, dayandığı nokta tamamen kendi inandığı doğruları söylemek olan eylemdir. Burada kendilik kaygısını, demokrasi sorununu çözümlemek hedef değildir, tüm mesele sorunsallaştırmaktır. Bu parametreler doğrultusunda parrhesiastes olmak ya da bulmak bu çağda oldukça zordur. Fuko'nun öğrencisi olabilseydim dedirtecek bir kitap yine.. Keyifli okumalar.
Felsefe
Doğruyu SöylemekMichel Foucault · Ayrıntı Yayınları · 2019527 okunma
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2021 125. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2021 14:05
Bazıları için var olmak ölümle başlar.. Doğmuş olmak var olmanın kanıtı değil ne yazık ki. " Hayat bir tekmedir, karna" Görülmemek, duyulmamak yaşayan maddenin saydamlığı karşısında ucu sivri bir hissiyattan başka bir şey değil. Anlattığı karakteri sahiplenen anlatıcı, kendisini dönüştürüyor ona yaklaşmak için, ve bir kere olsun ona ulaşmak istiyor içinde bulunduğu durumdan onu sıyırmak isteği ile. Aslında Lispector yine kendi ağzıyla değil, kitaba dahil olan bir başka anlatıcının ( Rodrigo S.M ) ağzıyla hikâyeyi kaleme alıyor. Baştaki ithafı bile merak uyandırıyor, kitabın geri kalan kısmına dair. Ve bir uyarı; noktalama ve imlâ deneysel, hiçbir şekilde değiştirilmemeli. Yayıncısına yaptığı uyarı ile ne üslubun ne de imlânın değiştirilmemesini istiyor. Genel olarak bakıldığında, Lispector zihinsel bir akışı, içsel bir ses ile dökmüş kağıda. Çok fazla üzerinde oynamadan, anlık görüntülerin kalemden akması gibi. Hikayeyi anlatan Rodrigo ise sık sık aralarda sesini duyuyor bize. Hikâyenin dışında ve bir o kadar dahil. Lispector'un son kitabı " yıldızın saati " .. Diğer kitaplarını okumadığım için net bir karşılaştırma yapamasam da, türünde okuduğum en lezzetli en çarpıcı kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim. "Bu kitap bir soru" diyor Lispector hala cevap bekleyen. Ve bazı varoluşlar hâlâ cevap beklemiyor mu ? Hâlâ bir soru olarak yaşamını sürdürenler var, cevap istencine karşın bir türlü ona ulaşamayan. Ve yıldızının ne zaman paralayacağını asla bilemeyen birileri, ölüm anında bir yıldız mı kusar ?
Edebiyat
Yıldızın SaatiClarice Lispector · Monokl Yayınları · 2017650 okunma