Charles Darvin’in Türlerin Kökeni adlı eserinin ilk baskısı 1859 yılında bugün matbaadan çıktı. Orijinal elyazmasında kitabın başka bir adı vardı. Charles’ın dedesi Erasmus Darwin’in bir eserine saygı gösterisi olarak Zoonomia adını taşıyordu. Don Erasmus’un on dört çocuğu ve bir sürü kitabı vardı. Ve torunundan yetmiş yıl önce doğada filizlenen, yüzen, yürüyen ya da uçan ne varsa hepsinin ortak bir kökeni olduğunu ve bu kökenin Tanrı’nın eli olmadığını söylemişti.
Chris Carlsson (2008: 39), bu görüşü Nowtopia adlı kitabındaki bölümlerden birinin başlığında hoş bir biçimde ifade eder: "Yaptığımı gördüğünüz şey yaptığım şey değildir". Yaşamın giderek "çatallaşması"na işaret ederek konuyu geliştirir: "İnsanların gerçekten yapmak istediği şeylerin (örneğin sanat, dans, müzik, tarih, felsefe) çoğundan geçimlerini sağlamalarızorya da olanaksızdır ve buyüzden çatallaşmış bir yaşam süren insanların sayısı devamlı artmaktadır. Biryanda insanı ezen para kazanma zorunluluğu, diğer yanda ise ücretli olsa da olmasa da, tatmin edici bir iş bulmaya yönelik yaratıcı arzu ... Sermaye, insan ilişkilerini kendi sapkın mantığına yönelten bir toplumsal iktidar ilişkisidir, bununla birlikte, sürekli direnişle karşılaşır .. Insanlar, normal gündelik yaşamlarında, sermayenin insan etkinliklerini metalaştırma girişimi dışında (ve genelde karşısında) birlikte hareket ettikleri otonomi uzamları oluşturarak bu güçlere direnir." Carlsson, kitabında esas olarak, "yaşamı olumlayan, kendi kendini özgürleştiren bu davranışlar ve paranın, mülkiyetin ve suni bir kıtlık ortasında hayatta kalmanın dayattığı tahakküm arasındaki yarı bilinçli savaş"tan bahseder.
Charles Darwin'in Türlerin Kökeni adlı eserinin ilk baskısı 1859 yılında bugün matbaadan çıktı (kasım 23) Orjinal el yazmasında kitabın başka bir adı vardı. Charls'ın dedesi Erasmus Darwin'in bir eserinde saygı göstergesi olarak ZOONOMİA adını taşıyordu.
Don Erasmus'un 14 çocuğu ve bir sürü kitabı vardı. Torunundan 70 yıl önce doğada filizlenen, yüzen, yürüyen ya da uçan ne varsa hepsinin ortak bir kökeni olduğunu ve bu kökenin Tanrı'nın eli olmadığını söylemişti
Ütopya hiçbir yerdir (outopia) ama aynı zamanda da iyi bir yerdir (eutopia). Siber-alanda aynı şekilde “hiçbir yer-bir yer” olarak yansıtılmaktadır. Strenger, “siber-alan Oz ülkesi gibidir, oraya gideriz ama orası yoktur”der.
"Ütopya kavramının "olmayan yer" anlamıyla, yunanca qu (değil) ve topos (yer) kelimelerinden türetildiğini söylemiştik. Bu haliyle ütopyalar tüm "olmazlıklarının" ötesinde pek çok kurtuluş paradigmasının beslendiği kaynaklar konumundaydı. İşte bu bağı bir adım daha ileriye taşımak isteyen Chris Carlsson, şimdi ve mümkün olana "nowtopia" adını vermiştir. Nowtopia, günümüzün
yoğun iletişim toplumunda görünür olmayan çok sayıda topluluğu (community) ve çeşitli ortaklaşma (commoning) etkinliklerini alternatif" olarak sunmaktadır. Adına müşterekler denilen bu yaklaşım içinde, "kadının kurtuluşu" da ayrıcalıklı bir yer tutmaktadır.
İşte, müşterekler paradigması, bir yanda neoliberal yağma ve kıyım politikalarını reddetmenin, ama diğer yanda da zaten yenilgiye uğramış eski "sosyalizmlerin ötesine bakmanın mümkün olup olmadığını sorgulamaktadır.