Zulüm Ve Hakikat Arasında: Çağdaş Firavunlar:
9/10
·228 syf.·
2026 5. kitabı
Öncelikle Yazara Rahmet Ederek Başlamak İstiyorum. Yaşar Nuri Öztürk Hoca ( Din Konusunda ) Ufkumu Açan Ender Şahsiyetlerden Biridir. Değerli Dostlar Bu Kitap, Tarihin En Derin Çatışmasını Gözler Önüne Seriyor. Mazlumların Zalimleştiği, Hakikatin Bozgunculukla Suçlandığı, Din Baronlarının Firavunlara Hizmet Ettiği Bir Dünya… Yazar, Şirkin Kudret Dini Olduğunu, Hüccet Aramadığını Ve Güce Yaslandığını Çarpıcı Örneklerle Anlatıyor. Firavunları İtaat Eden Kitlelerin Sessizliği Yarattı. Onlar Zulme Boyun Eğdikçe Allah’ın Öfkesi Üzerlerine İndi Ve Helak Oldular. Her Çağın Sihirbazları: Din Adamları Ve Medya, Tarihin Tekrar Eden Döngüsünü İfşa Ediyor. Dün Din Adamları Maskesiyle Hakikati Örten Sihirbazlar Vardı. Bugün Aynı Görevi Medya Üstleniyor. İllüzyonla Hakikati Gizleyen Bu Güçler, Kitleleri Aldatmanın Ustalarıdır. Yazar, Kur’an’ın Halkı Allah İle Aldatanlardan Şikayetini Hatırlatarak, Çağdaş Firavunların Din Baronları Ve Medya Sihirbazlarıyla Hakikati Nasıl Susturduğunu Gözler Önüne Seriyor. Kitap, Tarihin En Mazlum Kitlesi Olarak Tescil Edilmiş Bir Topluluğun Bile Zamanla Zalimleşebileceğini Vurguluyor. Hiçbir Neslin Ebedi Kurtuluş Garantisi Yoktur. İtrail Örneği, “Seçilmiş Kitle” İddiasının Zulümle Nasıl Çöktüğünü Açıkça Gösteriyor. Bu, İnsanlık İçin Evrensel Bir Ders. Mazlumluk Sonsuz Bir Kimlik Değildir; Gücü Ele Geçiren Her Kitle, Adalet Yerine Zulmü Seçerse Mazlumluktan Zalimliğe Dönüşebilir. Yazar, Çağdaş Firavunların Emirlerindeki Paralel Zulüm Güçlerini Ve Haman Yönetimindeki Saltanat Dinini Anlatıyor. İnanç Standartlarını Belirleyip Uymayanları Zındık Ve Ateist İlan Eden Bu Düzen, Hakikati Susturmak İçin 24 Saat Çalışan Din Baronlarıyla Ayakta Duruyor. Bu, Tarihin En Karanlık Döngüsünün Modern Yüzüdür. Kitap, Zulmün Ve Şirkin Karanlık Dünyasını
Saltanat Dinciliğinin Öncüsü FiravunYaşar Nuri Öztürk · Yeni Boyut Yayınları · 201587 okunma
9/10
·459 syf.··
Beğendi
·
2025 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 02:13
“Ağa ölür, yerine kardeşi gelir. Bey gider, yerine beyzade oturur. Ama zulüm aynı zulüm.” İnce Memed 2, yalnızca bir eşkıyanın değil, toprağa bakıp gökyüzünü unutan bir halkın hikâyesidir. Yaşar Kemal, bu romanda bir halkın kaderle kurduğu sessiz pazarlığı yırtar, yerine çığlık koyar. Abdi Ağa ölür, Hamza gelir. Hamza gider, Ali Safa Bey biter mi? Bitmez. Çünkü zulüm, kişiden kişiye değil, kökten köke aktarılır bu topraklarda. Hep bir başka isim, hep bir başka yüz ama aynı sopadır ellerinde. Toprağın sahibi olmak, onu sürmekle değil, tapuya imza atmakla ölçülür. Ve ne yazık ki, ter döken değil, terleten güçlüdür her devirde. Sistem aynı sistem. Şimdikiler daha modern hali. Ağa yerine, patronlar, iktidarlar geldi... Kitapta en çarpıcı şey, köylünün yalnızca Memed’in adını duyunca cesaret bulması. O ad, suskun dillerin ucunda bir dua gibi. O ad, korkunun karanlığına düşen bir kıvılcım. Memed dağlarda görünmese de, ismi ovada rüzgâr gibi dolaşır. Ağalar bu yüzden korkar; çünkü adının bile halkı ayağa kaldırdığını bilirler. Köylü, o isme sırtını dayadığında, ilk kez doğrulur. Belki de en büyük devrim, bir ismin yüreklere sığması olur. Abdi Ağa öldü ya, ne oldu? Kıymete bindi. Hani o tabirle: “Kör ölür badem gözlü olur, kel ölür sırma saçlı olur.” Çünkü gelen gideni aratıyor. Feyzo filmindeki o meşhur replik geliyor aklıma: “Maho Ağa öldü. Fakat duymuşum, yerine beteri gelmiş. Maho Ağa’yı arar olmuş köylü.” İşte tam da öyle… Daha gaddar, daha zalim ağalar geliyor. Sonu ne olur ki? Ağalar gider, isimler değişir ama sömürü hep kalır. Sürekli sömüren ve sömürülen insanlar var. Bu düzen nasıl düzelecek, bilen varsa söylesin hele. Kitap boyunca Torosların serin gölgesinde umut arayan köylüler, her defasında ağaların, beylerin, devletin üç kollu kıskacında ezilir. Seçenekler
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039,1bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·498 syf.··
Beğendi
·
2025 141. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2025 22:13
DÖRT DÖRTLÜK - 1- Toplumu toplum yapan ferttir, unutulmasın Her zulüm, zalime de derttir, unutulmasın Sen ona ne yüklesen; sesi pek çıkmaz, amma Uslu atın çiftesi serttir, unutulmasın - II - Yaramadı kimseye onca kuvvet macunu Onlara inananlar yaladı avucunu Kantarın topuzunu kaçırırken birisi Birisi de kaçırdı çoktan ipin ucunu - III - Hep aynı şeyi söyler kimi kekeler gibi Saldırır dört bir yana azgın tekeler gibi Akıllının sesi pek çıkmazken bu devirde Kimisi de gümbürder boş tenekeler gibi - iV - Adam var, adamcık var, kadın var, kadıncık var Cahil bir türlü amma: Aydın var, aydıncık var Bir de son zamanlarda uluorta konuşan Kabaca birçok hıyar, kibarca bir cacık var
Hayata Dair
Taşlamalar Hicivler 2Ümit Yaşar Oğuzcan · Everest Yayınları · 2008189 okunma
JEAN VALJEAN'E MEKTUP
10/10
·1724 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2025 18:51
Sevgili,çok kıymetli,cânım Jean Valjean; Öncelikle senin gibi bir karakterle tanıştığım için çok mutluyum. Victor Hugo dedem iyi ki seni yazmış ve seni tanımışım. Sana yazacaklarım, aslında Victor Hugo dedeme teşekkür olacak bir nevi. Çok zor zamanlardan geçmişsin. Ebeveynsiz kalmışsın. Ablan ve 7 çocuğu,eşinin ölmesi sonucunda sana muhtaç kalmış. Âşık olamayacak,duygu hissedemeyecek kadar yoksulluk yaşamışsın.İş aramışsın günlerce bulamamışsın. Çaresizlikten,yeğenlerin için bir ekmek çaldın diye,5 yıl zindanda kürek mahkûmluğu hükmünü giymişsin.Acımasızca ve haksızca oluşu seni öfkelendirmiş. Işık yok,zincirlere bağlı, kırmızı kıyafetlerle,zulüm görmüşsün. İnsanlığa kinin daha da artmış zindanda.İnsan gibi davranılmamış,bir ekmek çaldın diye. Bu devirde hayat çalıyorlar,kimseye bir şey olmuyor halbuki. Yine giden, çalınan hayatlardan oluyor. Cezalarla 19 yıla uzayan kürek mahkûmluğu sonrasında, insanlar ve hatta köpekten bile ,hayvan kadar değer görmemek kinini artırmış. Taaa ki psikoposu görene kadar. Victor Hugo dedem,75.sayfaya kadar ruhunda deprem yaratacak bu iyi yürekli psikoposu anlattı bize. O kadar kıymetlisin ki, Victor Hugo dedem,sana temas edecek her karakteri anlatıyor sırası geldikçe , gereken ayrıntılarıyla.Psikoposa yaptığın kötülüğe rağmen,psikoposun tutumu seni şaşırttı. Herkes sana iğrenç bir mahluk gibi davranırken,onun seni yüceltmesi vicdanının etrafındaki surları yıktı. Aslında sen iğrenç bir mahluk değil, ölmek üzere olan bir sardunyaymışsın. Psikoposun insaniyeti,sana su ve güneş olunca, dokunduğun insanların her birinde,küçük bir şehrin rengarenk çiçekler açtıran sardunyası olmuşsun. Zeki,güçlü kuvvetli, heybetli, mütebessim ve sevimli surata sahip bir ünvan kazanmışsın alın terin ve zekanla. Senin olduğun her sayfa bir insanlık dersi olmuş bizlere.
Dünya Klasikleri
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,5bin okunma
İnce Memed 2 ....
10/10
·459 syf.··
Beğendi
·
2024 78. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2024 07:09
İnce Memed 1 okuduktan uzun bir süre sonra İnce Memed 2 ’yi okumak nasip oldu. İnce Memed 1'de köyün bir Abdi Ağa vardı. Yıllarca köylülere kötülükler yapan, İnce Memed’i canından bezdiren Abdi Ağa hak ettiğini buldu ve kitap sona erdi. Kötülüklerin bittiğine sevindik derken İnce Memed 2’de ise yine kötü karakterler çıktı karşımıza. Yani İnce Memed’in dediği gibi “Abdi gitti, Hamza geldi.” Köyün yeni ağası Kel Hamza, insanları canından bezdiren, köyü ele geçirmeye çalışan Ali Safa Bey ve Arif Saim Bey… Kitap boyunca bu hainlerin can sıkıcı davranışlarını okuyup değişen tek şey zaman olduğunu düşünüyorsun. Kötü niyetli , narsist karaktere sahip insanlar her devirde var ve biz onlarla aynı düzen içinde yaşamak, kendimizi onlardan korumak için uğraşıyoruz. Böyle gelmiş böyle gidiyor. Ceplerini doldurmak için hırs içinde yaşayan nice Ali Safalar, ambarını ağzına kadar dolduran nice Kel Hamzalar, insanların topraklarını haksızca ele geçirmek için unvanlarının ardına sığınan nice Arif Saim Beyler var. Önemli olan bunlar arasında İnce Memed, Koca Osman, Kamer Ana, Ferhat Hoca, Hürü Ana, Seyran kız ve diğer iyi niyetli insanlar olarak kalabilmekte. Neticede atasözünde de söylendiği gibi “Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.”Kimsenin yaptığı yanına kar kalmıyor. Hak er ya da geç yerini buluyor. Kitabın son sayfalarını okurken “Oh olmuş, ne iyi olmuş!” diyerek keyif alacaksınız. “Zulüm hiçbir zaman payidar olmamıştır.” ( s.242) der incelmemi noktalarım. Okumayı düşünenlere keyifli okumalar diliyorum. Ben de İnce Memed 3 ile yola devam ederim. Bu güzel eseri edebiyat dünyamıza kazandıran Yaşar Kemal'i sevgiyle yad ediyorum. İyi ki yazmış İnce Memed'i, iyi ki İnce Memed'i tanımak nasip olmuş. * "Abdiyi öldürdük. Zalim, imansız bir adamdı. Anam gitti, Hatçe gitti. Ben de dağlara düşütüm.
1000Kitap
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039,1bin okunma
Kendime Notlar (inceleme değil)
8/10
·284 syf.·
2024 2. kitabı
Muhabbet Tılsımı , Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın batıl inanç komedilerinden biri. Tutkularının esiri olup sahte dervişlerin ,büyünün, muskanın peşine düşen insanların her devirde benzer özelliklere sahip olduğunu yüz yıl öncesinden kaydediyor yazar. Yine eski yeşil çam filmleri tadında, yüzümde tebessüm oluşturan bir kitap daha Hüseyin Rahmi’den. Paşanın evine çocuk yaşta evlatlık getirilen Ali Bekir’in paşanın oğlu Ragıp’a (2. Abdülhamid dönemi ) söyledikleri gözümün önünde dursun: "Evet, doğru söylüyorsun. Sizin haram ekmeğinizle yiğit , şerefli, iyi ahlak sahibi bir insan yetişmez. Konağınızın ekmeği, suyu, havası benim gibi edepsizler yetiştirir. Bu aile içinde gördüğüm örneklere benzeyerek büyüdüm. Sizin gibi oldum. Keşke köyümde kalaydım,sizin ekmeğinize karşılık tezekle karnımı doyuraydım,belki bir insan olurdum. Bitli, sümüklü bir köylü çocuğu olmayı senin gibi paşazade doğmaya bin defa tercih ederim. Babanı , seni, kardeslerini, ananı, beni böyle yapan iste o yediğimiz ekmektir. Bugünün felaketini hazırlayan,kanlarını döken işte o ekmekteki ‘istibdat' mayasıdır. Paşa baban yedi ve ona benzeyen zamanın paşaları yediler.Millete hakkını vermiyorlardı. Onun adını ağza almak bile yasaktı. O açtı, sefildi. Mağdurdu, zulüm görmüştü.Onlar konak üstüne konak, köşk üstüne köşk, yalı üstüne yalı, apartman üstüne apartman, çiftlik üstüne çiftlik yaptırmakla meşguldüler. Fil gibi yerlerdi. Onlar deveydi.Millet, ayaklarının altında karınca... Sürünürdü, ezilirdi. Bu yarı ümmi adamlar konaklardan, gelir getiren mülklerden ve kaparozculuk, oburluk hikâyelerinden baska siyasi, ilmi alanlarda ortaya ne abide diktiler? Millete ne yadigâr biraktilar? Evet, topladıklarını kendileri de rahat yiyemediler. Evlatları, torunları da... Aralarında intiharlar,cinnetler, cinsel azgınlıklar,
Muhabbet TılsımıHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2023235 okunma