Gizli şirk
"Gizli şirk güneşe, aya, heykele tapmak değildir. Bu şirk Allah dışındaki şeylerin hoşnutluğunu gözeterek iş yapmaktır." Hz. Peygamber "Bizim bunlara ibadet ve kulluk etmemiz, bunlar bizi Allah'a yaklaştırsınlar diyedir." Zümer 3 "Allah'ın yanında, bir de kendilerine zarar veremeyen, yarar sağlayamayan şeylere kulluk ediyorlar ve şöyle diyorlar: 'Bunlar, bizim Allah katındaki şefaatçılarımızdır.' Onlara de ki, 'Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği şeyleri mi haber veriyorsunuz?' Şanı yücedir O'nun, ortak koştuklarından arınmıştır O!" Yunus 18
Sayfa 735
Din
''Ey günahta haddi aşanlar, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah, bütün günahları affeder. O, gafûrrahîmdir; affı, merhameti çoktur.'' (Zümer Suresi;53)
Sayfa 95·Kitabı okudu
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
ZÜMER Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, elbette yaratacağından, dileyeceğini seçecekti. Ama o bundan münezzehtir. O, tek ve kahredici olan Allah'tır. O, gökleri ve yeri hak ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıyor. Güneşi ve ay'ı emrine âmade kılmış, her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki, çok güçlü ve çok bağışlayıcı olan ancak O'dur. O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor. İşte Rabbiniz Allah O'dur. Mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl haktan çevrilirsiniz? Eğer inkâr ederseniz, şüphe yok ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Bununla beraber kulları hesabına küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin hesabınıza ona razı olur. Hiçbir günahkar da diğerinin günahını çekecek değildir. Sonra dönüşünüz, Rabbinizedir. O vakit, O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir. Çünkü O, bütün kalplerin özünü bilir. İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabbine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O'na dua ettiği hali unutur da, yolundan sapıtmak için Allah'a ortaklar koşmaya başlar. Ey Muhammed! De ki: "Küfrünle biraz zevk et, çünkü sen, o ateşliklerdensin." Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, kıyama durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak temiz akıl sahibi olanlar anlar Ey Muhammed! Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkun. Bu dünyada güzellik yapanlara bir güzellik vardır. Allah'ın yeryüzü geniştir. Ancak
Din
Tertemiz geldiniz.
"Rab'lerine karşı gelmekten sakınanlar ise, bölük bölük Cennet'e sevk edilir, oraya varıp da kapıları açıldığında bekçileri onlara: «Selâm size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedi kalmak üzere girin buraya!» derler." (ez-Zümer, 73)
Sayfa 238 - Altınoluk Yayınları, İstanbul - 1433 / 2012·Kitabı okuyor
Kur'an-ı Kerim Meali
"De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esir-geyendir." (Zümer, 39/53)
TEVHİDİN ÖNEMİ… (Tevhid nedir)
İlim ve amel yönünden en çok değer verilmesi gerekenler sırasının başında Yüce Allah'ı ibadette birleme emridir. Bu, Kur'ân'ın en büyük davasıdır, ilk Rasüllerin yegane görevidir: "Kasem olsun ki biz her ümmete "Allah'a ibadet edin ve tağuttan sakının" davetini yapmaları için Rasül gönderdik." (Nahl, 36) "Senden önce gönderdiğimiz tüm Rasüllere "benden başka ilah yoktur, öyleyse sadece bana ibadet edin" diye vahyettik." (Enbiya, 25) Kur'ân'in tamamı bu sözden bahseden, bu söze davet eden ve dünya ve ahirette kurtuluşu bu söze bağlayan bir bildiridir. Bu söz, yani kelime-i tevhid, Adem (aleyhisselâm)'dan Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem)'e dek tüm semavi risaletlerin özüdür. Her Rasûl kavmine şunu derdi: "Ey kavmim, Allah'a ibadet edin, Ondan başka ilahınız yoktur." (Araf, 59) Rahman'ın kullarının özelliklerinden birisi de şudur: "Onlar ki Allah'ın yanı sıra bir başka ilaha ibadet etmezler." (Furkan, 68) Yeryüzünde otoriterlik vadedilen müminlerin vasıflarından birisi de şudur: "Bana ibadet ederler ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar." (Nur, 55) Hatta Allah peygamberlerin babası ve haniflerin önderine şirki bir kenara atması ve müşriklerden beri olması yönünde hitapta bulunmuştur. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Bir zamanlar Kabe'nin yerini İbrahim'e şu şekilde hazırlamıştık: Sakın bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, orada (kıyama) duranlar, rüku edenler ve secdeye varanlar için evimi tertemiz et." (Hac, 26) Musa'ya da şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz ben Allah'ım, benden başka hiçbir ilah yoktur. Onun için bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl." (Taha, 14) Râsullerin sonuncusuna da şöyle buyurmuştur: "Andolsun ki, sana da, senden öncekilere de şu vahyedildi: "Yemin ederim ki, eğer şirk koşarsan bütün çalışmaların boşa gider ve mutlaka kendine
Sayfa 10·Kitabı okudu