Veda mı edecekti, yoksa kalmak için bir sebep mi arıyordu, bilmiyordu. Fakat burada da kimse yoktu. Hatta köpeğinden, o sadık hayvandan bile iz yoktu. Herkes onu terk etmişti, yalnızlık tüm şiddetiyle üzerine çökmüş, son gücünü de elinden almıştı
Sayfa 26 - İş Bankası Yayınları, V. BASIM MART 2018, İSTANBUL·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Verdiğimiz kararlar çok daha fazla kendi durumumuza, kendi muhitimize bağlıdır ama biz bunu pek böyle sanmayız. Kafamız sadece edindiği intibaları, karşılaştığı etkileri nakletmekle yetinir. Hele çocukluğundan beri askeri disiplin içinde yetişmiş birisi, aldığı emir karşısında hiçbir şey yapmadan botun eğer. Her askeri komutun onun üzerine mutlak bir kudreti vardır ki akla, mantığa sığar şey değildir bu. Hipnotize edilmiş bir kimsenin nasıl hipnotizmacının iradesine boyun eğerse böyle bir insan da -saçmalığına inanmış dahi olsa- aldığı emirleri üniformanın cenderesi içinde hiç karşı koymaksızın, hemen hemen şuursuzca yerine getirir.
Ama sonunda avcıların yaban horozunu kendilerine çekmek için uyguladıkları en iyi tekniğin onun çiftleşmek için ötüşünü taklit etmek olduğunu hatırladım; bir satranç şampiyonunun dikkatini üzerine çekmek için insanın kendisinin satranç oynamasından daha etkili bir yol düşünülebilir miydi?
"Kısa bir süre önce Musa Peygamber üzerine bir deneme yayımlamış ve bu kitapta Musa’yı bir Yahudi olarak değil, bir Mısırlı olarak sunmuştu. Bilimsel bir temele dayanmadığı öne sürülen bu görüşü, dindar Yahudileri olduğu kadar milliyetçi Yahudileri de incitmişti. Kitabını, Yahudi düşmanlığının korkunç bir boyut kazandığı bir dönemde yayımladığı için büyük üzüntü duyuyordu. Freud bu durumu, 'Ellerinden her şeyleri alınan bu insanların, şimdi ben de en yüce değerlerini ellerinden alıyorum,' diyerek ifade etmişti."